zamanında şiir okuma sanat isimli kitabını almıştım. Ama hiç okumadım.
son yazdığı şiirlerden bazıları öyle "bir şekil" ki, yahu bu adam ne yapmaya çalışıyor diyorsunuz.
bunlar da ne??
o kadar zorlama duruyor ki kasıt arıyorsun.
murat menteş in yalakanlanmak adına hilmi yavuza gerçek hayattaki roportajında edepsizlik yapmaya kadar götürdüğü idolüdür. son zamanlar da kendi deyimiyle bilince vurduğu her darbe beni kendisinden uzaklaştırmaktadır.
hilmi yavuz'un "ismet özel şiirini beğenmiyorum" değerlendirmesine karşı sabah gazetesine "türkiye'de bir yerlere gelmek için amerika'ya gidiyorsunuz. bu küçükler için de böyle büyükler için de böyle. ben hilmi yavuz'un hem etnik bir cemaatten, hem de etnik olmayan ama klüpvari bir cemaatten kuvvet aldığını düşünüyorum. bunun yorumunu da kamuoyuna bırakıyorum" şeklinde roportaj vererek eleştireye cevabını mahalle dedikodusundan öteye taşıyamamıştır. durduk yere bir de bu dediklerini ispat etmek zorunda kalmıştır. hilmi yavuz'un kuvvet aldığı cemaatler hangileridir doğrusu merak etmekteyiz.
yillar geçse de bir türlü sevemiyeceğim onu. bu eşşiz ego ve kendini beğenmişlik karşısında islamci gençlerin buğulu gözlerle onu izlemesi de beni fazlasiyla düşündürüyor...
şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin
kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin
sadece kendisi için yazıyor .
en guzel siirlerinden birisi.
MAZOT
Ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
üzerime yüreğimden başka muska takmadan
konuşmak istiyorum.
Şehre neden
esmer ve dölek yüzümle döndüm dağlardan
kar vakti tarlaları kımıldatan soluğum
niyedir sarmalasın vites dişlilerini
defneler, nakışlar yok
alnıma neden.
Ağlamadan
etimin iğneli beşiklerde bıraktığı izlere aldırmadan
o mavi korularda ve dibektaşlarında
bırakıp sözlerimin kalıntılarını
açıkça konuşmak istiyorum.
Besbelli ki leşler koruyor şehrin bedenlerini
göğsünün kafesinde yalnızca pasak
biliyorsun
korkutulmuş bir kızın
yüreğinden fışkıran beyaz güvercinleri
sabahın köründe kalkan tirenlerdeki nefret
her gün aynı kalafat yerine çekilmenin nefreti
bunları
bütün bunları biliyorsun
dağlardan dönüyorsun o sağır yamaçlardan
çevik bacaklarını getiriyorsun, ne çiçek ne de ninni
boz şayaktan poturun dağlarda ne güzeldi
şehre varınca artık meşinler giymelisin
daha esmer
daha kankusturucu
sen o baygın sevgilerin adamı değilsin.
Sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde
bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir
bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir
çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin
ki
ölüm
her yerde uyanıktır
alestadır korkunun yardakçıları
tez kızaran güllerden kendini sakın
sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı-
Aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine
bıraktın vazgeçilmez ırmakları
gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin
dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.
Hocam Prof.Dr.İbrahim Şahin'in üzerine çalışma yaptığı hakikaten farklı bir düşünsel yaşama sahip şairimiz.
İsmet Özel'in bir röportajından alıntı.
A : İsmet bey, biraz daha alçakgönüllü olmak istemezmiydiniz?
İ Ö:Kesinlikle imkansız, çünkü ondan alçaklık var.
ismet özel "henüz" intihar etmedi, ama bir gün beklenebilir de kendisinden, hiç de şaşırtmaz bu sayede... aynı zamanda eskinin çok sıkı solcusu ama sonradan bir islam tribine girdi... zaten şiirini de iki parçada ele almak lazım, islam dan önce ve islam dan sonra... dini bütün bir müslüman olmakla birlikte de daha bir pop oldu piyasada... hala daha solcular ismet özel okumaya devam ederler çünkü şiirleri hakkaten de iyidir... bu aralar da bolca kanallarda boy gösterip siyasi eleştiriler yapmakta (ekseriyetle de modern islam konusunda)
düşünce dünyasının en önemli simgesidir İsmet Özel. Toplum onu anlamak da ciddi zorluk çekmektedir.
drittklassiger angeberischer Heideggerswindler
yanılmıyorsam intihar ettigi anı şiirleştiren adamdır
türkiye'ye kalin gelen kalin türk
bize 'ay'ı gösteren adam.tabi biz parmağa odaklanırız ayrı mesele...
türk şiirini mahveden adam. hala da dönüp arkasına bakmamıştır.
dini bütün bir müslüman olduğu için. yoksa bir şüphen mi var. ya da bir bildiğin.
onun ümmet problemi de yok ama niye peygamberliğini ilan etmiyor?