her türlü izm'li düşünceden uzak, bunları anlayan ancak asla sıkı sıkıya bağlı olmayan, kendi güzel dünyasında yani aslında mutfağında yaşayan, insanların düşüncelerinden dolayı öldürüldüğünü duyduğunda ne olursa olsun üzülen, tv karşısında "yavrum siz neden böyle yapıyorsunuz?" diyen, üzerine sarı hırkasını da giydi mi melekler kadar güzel olan canım annem...
hep böyle kal hep böyle izm'li düşüncelerden uzak kal.
taksi soforu ve benim aramda gecen diyalog asagıdaki gibidir....
ts: bak arkadasım turk halkının hicbir iktidarla koalisyonla yuzu gulmemistir... turk halkı hede hödö..... .... ......
ben: evet abicim sana katılmamak için kör olmam lazım...
ts: eywallah gozum... bak neyi farkettim, sonu "izm" le biten hangi kelimenin türk halkına yararını gördün... sorarım sana?
ben: "kadirizm" abi !?
ts: ...
en korkulası insanların ortaya çıkmasına neden olan.
bir "izm" e sıkı sıkıya bağlı olan herhangi bir insan eğer hayatını tümüyle o "izm" e göre yönlendiriyor ve mantıksal çıkarımlara sırf o "izm" lere bağlı kalmak adına sırtını dönüyorsa;bu korkulası insandan artık uzak durmak gerektmektedir.her türli fanatik davranışı,karşı görüşü ve/veya inançları yoketme dürtüsü o insanda "izm" in kendi ilkeleri ile çatışsa bile baskın hale gelmeye başlar.düşünsel esnekliğin kaybı ile beraber insanın dünya içerisinde fikirleri ile yaratacağı kazanımlar da en alt düzeylere iner.dünyada gerçek anlamda kazanımlar ortaya koyan insanlar hiçbir zaman "birşeyist" olmamışlar,"birşeyizm" ortaya koymuşlardır.düşünme yeteneğinden yoksun olanlar ya da yoksun kalmak isteyenler de bu fikirlerin peşine takılmıştır.
"peki neden bir "izm" e körü körüne bağlı olanlar bu düşkünlüğü yaşamaktadır?" sorusu ise insan hayatının ta kendisinde gizlidir.her birey kendisine has özelliklere sahiptir,bir anlamda eşi olmayandır.bu durum sadece genetik anlamda değil,yaşam sırasında gelişen olaylarla da ilgilidir.insanoğlu yaptığı tüm çıkarımları tecrübesine dayandırır;tecrübesi ile aldığı bilgileri aklı ile yorumlayarak bir sonuca varır."aklın yolu bir" şeklinde bir önermeyi tamamiyle doğru kabul etsek bile,yaşam boyunca elde edilmiş olan tecrübeler bütününün değişkenliği her insanda başka yorumlamalara yol açacaktır.bu yorumlamalar sonucu da farklı sonuçlara varılacaktır.özetle bir insan ortaya doktrin,yaşam biçimi vs. ortaya koyarken sadece kendi çıkarımlarına güvenerek sonuca varır.soru sorup üzerinde düşünmeden bu fikirleri kabul eden "izm" köleleri diye tanımlayacağım diğer insanlar ise takiptedirler ve düşünmezler.yeniden yorumlamalara ve fikir birleşimlerine tümüyle kapalıdırlar,açılımlar yaratamazlar.
"izm"ler her insan için aynı şekilde yazılmış yol haritaları değillerdir,fikirlerdir.feyz alınarak fikir sahibi olmak yerine fikir kölesi olarak bireyin aklı ve çıkarımları çöpe atması ancak zaafiyet ve tembellik olarak açıklanabilir,başka bir şey olarak değil.