1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

izmir hayvanat bahçesi ile ilgiliyim diyenler

toplam 3 kişi bulundu. 3 adedi gösteriliyor.


izmir hayvanat bahçesi hakkında izmir hayvanat bahçesi

~22 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    bi kere gittim gözyaşlarımı zor tuttum

    Deadmeat   17 Ocak 2007 21:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bahadır için internette pak bahadur için özgürlük platformu açılmıştı.

    biraz önce tekrar baktım da şarkı bile yapmışlar bizim file. bu saatten sonra özgürlüğünü versen nolur ki 60 yaşındaki hayvana? free willy/özgür willy sadece bir filmdi. nasıl başedecek uzak kaldığı doğal ortamına? nasıl yaşayacak? "fittest survives" ilkesi nolacak? gereksiz savaşlar bunlar. onun yerine hayvanat bahçesini iyileştirseler, beton yaşam alanlarını ortadan kaldırsalar!!?
    ayrıca öldü diye hatırlıyorum onu ben :(

    bir de filin ağzından "halka sesleniş" var ki, iğrendiğim için tüylerim dikeliyor.

    neyse, zürafanın adı da Emre, onu unutmam.

    Jan Zartanyanov   11 Ocak 2007 21:09   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    allah diye kükreyen aslan efsanesi olmasaydı izmir'de bir hayvanat bahçesi oldugundan bi haberdik.

    li Q eur   08 Ocak 2007 23:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    en son gittiğimde, ki nerden baksan 3 sene olmuş, sevgilime doğumgünü için yavru siyam kedisi alacaktım. tabi böyle sürprizler eskide kaldı. şimdi kimse sevgilisine yavru kedi hediye etmiyor. onun yerine abik gubik şeyler alıp veriyorlar. neyse. bende bu kedilerin erkeği var bi tane, dişisinden de adama alayım da, hem onlar arkadaş olsun, hem biz dediydim. (olm, ne fesatsınız?) neyse gittim görevliye. beni siyam kedilerinin olduğu büyük bir kafese götürdü. bir kaç ay önce yavrulamış anneleri. böyle 4-5 tane siyam. ''hangisi?'' dedi görevli. sanki manavdan karnabahar alıyorum. ''içeriye girebilir miyim?'' dedim. omuz silkti. arkadan dolaştık. kafesi açtık. girdim içeri. ayyyy! nasıl berbat, nasıl pis. ''yazık ya bu hayvanlara.'' dedim, ''nasıl?'' dedi, ''yok bişey!'' dedim. dört bir yana kaçışan yavru kedilerden bir tanesini yakaladım. hemen altına baktım. kukusu var. güzel. çok da sağlıklı gözüküyor. ''bunu almak istiyorum ben. ama annesi ve kardeşleri bunalıma girmesin?'' dedim. veteriner olduğunu iddia aden ve aslında kapıcı olduğundan şüphelendiğim bıyıklı bi amca ''yok yok. bişey olmaz.'' dedi. sonra ben 30 ya da 50 milyon türk lirası verdim. şaşkın bakışlarım arasında makbuz verdiler bana. baktım, üzerinde ''bir adet kedi'' falan yazıyor mu diye; yazmıyordu. küçük bir karton kutu rica ettim. kediyi içine koymadan baktım gözlerine. ''lokum gibisin kızım sen. adın lokum olsun.'' dedim. miyavladı. bu da izmir hayvanat bahçesi ile ilgili bir anımdır.

    o değil de, ne yaptı acaba lokum'u bunca sene sonra? kesin bakamamıştır da, annesine vermiştir. ipne!

    sersemtavuk   08 Ocak 2007 23:38   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Bu ender raslantısal güzellikler değil mi ki zaten insanı hayata bağlayan?

    Etiketin dikkatini dağıtma kardeşim... özelden yaz mesajını.

    Vain   08 Ocak 2007 15:49   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ulen daha dün gece "vay, be demek bu espriyi şu anda buldun, tebrikler" diyen kimdi, allahsız!

    25th fret   08 Ocak 2007 12:09   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    fretcim- gercek hayatta yapmayacağına söz veriyorsan, sosyomatta espirileri senin yapmana benden full destek, ben asabiyet ile yetinebilirim nihoheha

    Vain   08 Ocak 2007 11:34   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    vaay vain kardeş, asabilikten espritüelliğe yatay geçiş yapmışsın? Burada esprileri ben yaparım arkadaşım! Zamanında burun kıvırdığın sosyomata pek bi ısındın bakıyorum, laf sokmaya bile başlamışsın baksana sdlkfjlsajals

    25th fret   08 Ocak 2007 11:08   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    @fret "kızgın"ı anladım dostum da.. "dertli"?? ... san diego hayvanat bahçesinde geçirdiğin o iki yılı diyorsun diyeceğim ama orası beş yıldızlı otel gibi diyordun. Yemini suyunu hiç eksik etmiyorlar, seni doğal ortamında (gitar yanı- laptop başı) koruyorlardı... :))))

    Vain   08 Ocak 2007 11:04   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    türkiye'deki hayvanat bahçesi yok; hayvan hapishanesi var. Eğri oturalım, doğru konuşalım. Hayvanlara insan isimleri konması şirinliği, onların bir kafese kapatılıp yaşamaktan bezdirildiği gerçeğini örtmek için 347539457398612 numara küçük kalıyor maalesef.

    çok sert çıktım lan bi anda, şu güzel ortamı bozdum kusura bakmayın... ama çok dertli ve kızgınım bu konuda.

    25th fret   08 Ocak 2007 02:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hafızamdaki en eski anılardan birinin geçtiği yer.. ya da ben ordan geçiyodum işte..

    intuit   07 Ocak 2007 18:07   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    her haftasonuda gidilmezki be ya aynı hayvan aynı şey ama öyle olur mu gidilecek maymunlara leblebi atılacak..aslana kükreme sesi çıkartılıp coşku verilecek..keçiler okşanacak..yılanlara korku içinde bakılacak..bende o canım hayvanlarla büyüdüm denebilir :)

    ThePunisher   05 Ocak 2007 11:45   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hayvanat bahcesi kavramina (zoo konsepti yane, ingilizce biliyorum) tamamen karsi olmakla birlikte, in hayatimda benim bile anlamlandiramadigim bir yeri var. yalniz olmadigima sevindim

    d o a   05 Ocak 2007 10:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hehehe :)

    minimi   04 Ocak 2007 21:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    @minimi: puhu kuşunun resmini de bahadır'ınki gibi buraya koyup teşhir etmeyelim hayvanı... ne de olsa utangaç bir kuş bu Bubo Bubo Puhu Kuşu. :D

    Vain   04 Ocak 2007 20:50   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Hayvanat bahçesi gezmek eğlenceli olmakla birlikte, hayvancağızların hiç de doğal hayata uygun olmayan kafeslerde tepiştirildiklerini görmek içimizi burktu.İnsanın kendini öteki üzerinden değerlendirmesine olanak sağlayan, bu değerlendirme için gündelik hayatında en kolay ulaşabildiği canlı türüne bakarken pek de kendi insanlığımızı hatırlayamadık. Farklı bir duygu içimizi sardı. Kendimizi o kafesin arkasına koyup ötekileştirdiğimizde hissedeceklerimizi düşündük bir miktar. Bir şeyi görmezden gelmenin inanılmaz hafifliği belki de oradaki herkes için ortaktı. Yalnız milletimizin hayvan severliği , kendine özgü iyilik yapma şevki bizi etkiledi..(Tuzlu fıstık verme sendromu).. Bununla birlikte Bubo Bubo Puhu Kuşu çok hoştu. . :)

    minimi   04 Ocak 2007 20:24   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    aha! biz gördüğümüzde de böyle yaslamıştı kafayı..

    @fly bayan: isim "begümcan" ehahhoha... hem kafesleri ayrı efe'nim, hem de daha 10 yaşında kızımız. o bi küçük hanfendü!

    Vain   04 Ocak 2007 16:57   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kendisi orcinal bahadır,3 yıl önceki hali işte)

    marlasinger   04 Ocak 2007 16:24   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    la boş boş laklakladığımız yine olağan günlerden birinde ın hayatımdakini önemini uzuncana anlatmıştım.burda kısacasını anlatırsam çocukluk arkadaşım,babamın ömrünüyü yiyen fil.en son 3 sene önce gittim görmeye,şimdi gitmiyorum çünkü onu o yaşlı haliyle görmek beni çok üzüyor,eski güzel günlerimizdeki gibi hatırlamak istiyorum onu (oha!)

    marlasinger   04 Ocak 2007 16:13   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ufaklıgım bahadıra ekmek atmakla gectı hey gidi heybetli günler

    josephen   04 Ocak 2007 15:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :d o a

bu etiketi açan kişi(?) : azuth caulfield

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.