Fransızların Elvis'i bu adam olmalı bence.
sevdiğinin köpeğinin gölgesi olmaya razı bi' adam.. ne me quitte pas yı dinlerken insanın içinden bir şey kopuyor
respect.
beni terketme ( Ne Me Quitte Pas) diyerek aşkını dile getiren belçikalı müzisyen.
o nasıl bir acı?
serüvene koşmak için trenler bekliyorsan,
güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için
beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan,
yarına inanmak için günbatımına,
iyi kalpli gözükmek için zayıflığa,
ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa;
demek ki
hiçbir şey anlamadın!!!
ne me quitte pas' ı dinlerken adamla beraber ağlayası geliyo insanın(bkz yotu tube' daki görüntüler). bu nasıl bi aşk acısıdır, bunlar nasıl şarkı sözüdür, köpeğinin gölgesi olmaya kaç erkek razıdır...
bir kez dinlenmeli... en az!
Dünya nın en güzel aşk şarkılarını yazan adam. Kadınlar hakkında şu demeci vermiştir.
"Erkeğin göçebe olduğuna inanıyorum. Gezip, dolaşmak, önündeki tepenin ardında ne olduğunu keşfetmek için yaratılmıştır. Erkekten bahsediyorum, gerçek anlamıyla erkekten. Ve sanırım, kadın, erkeği tam anlamiyla durduruyor. Erkek, kadının yanında biran duraklıyor. O duraklayınca, kadın ondan çocuk istiyor. Zaten, dünyadaki tüm kadınlar çocuk ister; bunu anlıyorum da. Sonra çocuk yapılır. Erkek iyi niyetlidir ama kadına göre inanılmaz hesapsız kitapsızdır. Kadınların zalim olduğunu söylemiyorum, sadece erkeklerin aptal olduğunu söylüyorum. Ve erkek, çocuğun yanında kalır. Çocuğun üzerinde yatabilmesi için yumuşak bir şeyler gerekir. Erkek gider bir şeyler toplar getirir. Bir gün yağmur yağar. O vakit, bir dam inşa etmek için çer çöp toplar. Daha sonra rüzgârdan korunmak için duvarlar örer. Sonra, sonra da o kulübede kalır... Ama erkek göçebedir ve normal bir erkek tüm hayatı boyunca çekip gitmeyi düşler. Çeşit çeşit maceraya koşma hayali kurar hem de isterse adam kırk yıllık devlet memuru olsun. Bazen akşamları onu kendini biraz rahatlatmak için, �Ben aslında pilot olmak istiyordum� gibi şeyler söylerken görürsünüz. Bütün erkekler bir şeyler yapmak ister. Ve erkekler hayallerini gerçekleştiremedikleri ölçüde mutsuzdurlar. Kadının ise bir tek düşü vardır, o da adamı elinde tutmak. Kadınlar zalim değildir, hayır, kadınlar düşmanımızdır."
bizim buralarda "davudi" ses dedikleri cinsten gizemli ses..ilk başta irkildiğiniz ama bir türlü vazgeçemediğiniz türden..bence fransızların 4 silahşörlerinden birisidir.. gilbert becaud , charles aznavour ve yves montand ile birlikte..
serüvene koşmak için trenler bekliyorsan,güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan,yarına inanmak için günbatımına,iyi kalpli görünmek için zayıflığa ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa; demek ki hiçbirşey anlamadın...
özellikle, aşağıda sözlerinin bir kısmını vermiş olduğum "Bana Kitap Al" adlı parçası en bi harikadır.
klipi bile var, alın...
bana kitap al
Moi je t'offrirai
Des perles de pluie
Venues de pays
Où il ne pleut pas
Je creuserai la terre
Jusqu'après ma mort
Pour couvrir ton corps
D'or et de lumière
Je ferai un domaine
Où l'amour sera roi
Où l'amour sera loi
Où tu seras reine
şarkı sözlerindeki akıcılığı muhteşem orkestrasyonlarla pekiştirdi, havacılığa merak sarıp pilot oldu ve 50 yaşında kanserden dünyaya veda etti.
sarkilarini söylemezdi sadece, sahnede yasar ve oynardi onlari.
six pieds sous terre jojo, tu chante encore..
six pieds sous terre jojo, tu n'est pas mort..
ölüm daha güzel nasıl anlatılabilir ki?
kulağa hükmeder. o'ndan dinlenilen şarkı, başkasından dinlenemez. david bowie'den bile.