Bir çocuğun kalbini şizofren bir dahinin beyni ile karıştırınca ortaya çıkan adam. Bu karışımın neresinde İrlandalılık olduğunu daha bulamadım...
"but my body was like a harp and her words and gestures were like fingers running upon the wires.''
ah ah burdaki her ü his die deiştirmek isterim.
"We pass through grass behush the bush to. Whish! A gull. Gulls. Far calls. Coming, far! End here. Us then. Finn again! Take. Bussoftlhee, mememormee! Till thousendsthee. Lps. The keys to. Given! A way a lone a last a loved a long the" diye biten;
"riverrun, past Eve and Adam's, from swerve of shore to bend of bay, brings us by a commodius vicus of recirculation back to Howth Castle and Environs." diye başlayan, yalnızca bir kaç dile çevrilebilen bir roman yazarak bildiğimiz anlamda romanın idam fermanını imzalayan adam.
Yasal Uyarı: ulyssesın önsözü kansere sebep olabilir
dubliners başarılıdır.bilinç akımı tekniğinin babası James Joyce' tur.
http://lobi.sosyomat.com/etiket/ulysses#yorum-6208821
''Joyce da Dante gibi,yeni bir Adem olmak istiyordu.Tıpkı onun gibi bütün dilleri biraraya getirip hamur eden bir dilin karanlık düşü peşindeydi...''
"Stephen, bir dirseği kertikli granite dayalı, alnını avucuna yaslayarak gözlerini ceketinin parlak siyah kolunun erimiş kenarına dikti. Bir buruntu, henüz aşkın ıstırabına dönüşmemiş bir ağrı kemirmekteydi yüreğini. Sessizce, bir rüyada gelmişti annesi ona ölümünden sonra, balmumuyla pelesenkağacı kokusu yayan erimiş bedeni bol kahverengi kefeninin içinde, Stephen'ın üzerine put gibi, sitem dolu, biraz ıslanmış kül kokulu, eğilmişti. Tiftiklenmiş kol ağzının doğrultusundan yanındaki besili sesçe engin güzel bir ana diye esenlenen denize baktı. Körfezle ufkun çizdiği halka donuk yeşil bir sıvı kütlesini çeviriyordu. Annesi ölüm döşeğindeyken başucunda, bağrını yırtarcasına öğüre öğüre çırpınmalarla çürüyen karaciğerinden kopara kopara kustuğu yeşil, bulanık safranın durduğu beyaz bir porselen kâse vardı."
Ulysses'ten.
çev. Nevzat Erkmen
Herkesin alıp kimsenin okumadığı kitapları yazan amca. Bir nevi "entel nişanı" gibi statüsü vardır kitaplarının.
Ayrıca çok az insana kısfmet olan ismin konu olma hadisesine sahiptir ki acayip bir şey, insanlar how to read james joyce diye kitaplar yazar, seminerler verirler.
virginia woolf un sevdiği bir yazar....
neredeyse tüm şiirleri oldukça etkileyici ve durudur.
bir 16 haziran günü irlandada buluşmak ümidiyle mr bloom...
mrsbloom
500 kelimelik; içinde hiç tekrar kullanılmış kelime olmayan, isim tamlaması olmayan tek bir cümle yazmış ve tarihe geçmiş kişi.
joyce, sokakta kelimelerle yürürken çok eğlenir. Dans adımları...
bir yerlerde bir joyce'un nora'sı olmak istemeye sebebiyet verendir. onun haricinde sevmem.
batıdan çıkan ilk doğulu yazar sanki...
taksim, balo sokak'ta, nevizade'nin karşısında bir irish pubdır
süper bir terası ve terasında -genelde pazar günleri- irlanda halk müziği yapan amcalar vardır
bu haftaki k dergisi detaylı olmayan ama güzel bir çalışma yapmış dahi yazar için, okumanızı tavsiye ederim... ulyssesi hala okumadıysanız, bloom gününü de bilmezsiniz...
neden se herkesın ertelediği ve okunması gerktığıne ınandığı kıtapları vardır.. evet belkıde bıraz once arkadasın yazdığı gibi dublını gormekle anlaşılabilecek ayrıntılarıı vardır bu sanatcının.. ama ben hala beklıyrum benm gıbı otuzuna kadar bekleyıp okuyacagım diyen varmı ..merak-tan..bır ben-mıyım deddım..yoksa bu sanalın bu ıletışımsızlığğa baska bır adı varmıdır..soruyrum işte..?