özgürlük yoları serisini okuyorum 2 inci cilde geçtim şu anda yaşadıklarımıza bile benzeyen insan ilişkileri var çünkü insan heryerde insan değilmi :) ve oçağda da kopuk insanlar var tavsiye ediyorum bu arada j. paul sartre bence bütün çağların en yalnız en mühalif yazarı seviyorum onu ve şarabı :) kitaplarını iyi bir dostum cigara içip sartre okumak çok büyük zevk
Aşk iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır.Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.
Cuk !
iki yılımı felsefesiyle ugrasarak gecirdim ve uzerine pek cok lakırdı ettim . Buna ragmen felsefe yazılarının hepsini tüketebilmis degilim.
Fenomenoloji tarihindeki en güzel tasvirler kendisinindir. Yine de filozof olarak cok kötü bir yazardır (düsüncelerini sıraya koymaz, düzen kazandırmakla ilgilendirmez, onlari adeta fıskırtır, kullandıgı kavramları herkesin bildigini varsayar ama onlara, acıklamadan kendine göre anlamlar yükler v.s.) Bu yüzden de üzerine en cok yazılan ama en az bilinen düsünürdür.
Nasıl bir komplekstir anlamam, Sartre'ı asagilamak (tabii ki felsefi yönünü, yoksa yemez!) "meslekten" felsefeci sayılmak addedilir. Ama bence "filozof" ismini hakkedenler arasında sonunculardandir. Ayrica kelimenin tam manasiyla entelektüeldir ve dava adamidir. En önemlisi de belki bu : düsündügü gibi yasamasını bilmistir.
yalnız yaşayan bir adamın gülmeye istek duyması nadir görülür. j.p.s.
insan eğer halinden başka bir şey olmasaydı haline ne razı olabilir, ne de isyan edebilirdi. Oysa, insan, halinin bilincine varıyor, bu halde kalmak ya da kalmamak yollarından birini seçiyor. Harekete geçmediği zaman bile kendinin ve kendi halinde olanların yazgısını benimsiyor, insanlığa kendine göre bir değer veriyor. Bizim tasarladığımız insan, yazgısını bilen insandır.
“Her somut koşulda özgürlüğü istemekten başka amacımız olamaz. Bırakılmışlık içinde insan, ortaya değerler koyduğunu bir kez anladı mı, artık bir tek şey dileyebilir: Bu da, bütün değerlere temellik eden özgürlüktür.” (Jean-Paul Sartre)
"hell is the other people"
j.p.sartre
"anılar şeytanın kesesindeki altın sikkelere benziyor. keseyi açtığında gördüğün altın değil; ölü sikkeler var içinde" j.p.sartre
Bu herifin dediği -kendi adına kaleme aldığı" her bir cümlesinin karşısındayım.
örneğin "başkası cehennemdir"
Schopenhauer bu maldan yüzbin kez daha anlamlı daha yüreklidir - Simon yerine köpeğiyle yaşamıştır.
Bu adamı filozof mu belliyorlar yoksa!
Fazla, çok fazla -yetersiz...
oysa...''iş işten geçti''...
'sözcükler'yetmedi anlatmaya..anlatamamak daha iş'e geldi belki..
sevgiler yarınlara bırakıldı...dünyevi işler daha ehemmiyetli idi sevi''den...oysa....'onlar'a bir şans verilmişti ''aşk''içindi...için için yanılan aşk...tüketildi,bir nevi 'bulantı'ya dönüştü aşk,midede uçuşan kelebekler sebebiyle...
evet..'''iş işten geçti.'
ve
en can aılcı tespiti
"kadın cinselliği penisi yalayıp yutan obu bir ağızdır
erkek içinse kastrasyon
nedeni de
seksin içinde yaşandığı oyuktur"
sevgili stygian ;
bahsettiğiniz söz ekleme durumu-yahut düşünce,yahut şiir- bir paylaşımdır.
Nasıl ki bir şey sizde derin bir iz bıraktıysa,sizin için güzel anlamlar ifade ediyorsa,o etiketin açılması ' evvvet,zevklerimi paylaşan ender insanlarla karşı karşıyayım' duygusunu pekiştirir ve sizde sadece paylaşmak istersiniz.Buraya yazanların,kendilerini ispat etmeye çalışma ve yahut aşağılık kompleksi olma potansiyeli taşıdığına inanmıyorum.buradaki insanların,çevrelerinden çok kendi iç savaşımlarıyla uğraştıklarını düşünüyorum.(umarım yanılmıyorumdur)
Yine de sizin görüşünüz,belki sizin dediğiniz gibi ispat yollu'ben de biliyorum,bir iki sözcük yazayım da göstereyim 'li düşünceler vardır...Sevgiler saygılar.
Yeter bu kadar,fazla yazdım bunaldım.
Gizli Oturum adlı oyunda J.P Sarter'ın dünyaca ünlü insanı sarsan sözü "Cehennem başkalarıdır"
Hiç kuşku yok,birşeyler oldu bana.Ve olanlar,hani o alışılagelmiş kesnlikle ,açıklıkla değil,hastalık biçiminde oldu.sinsi sinsi,yavaş yavaş yerleşti;biraz saçma,biraz rahatsız bir insan gibi duymaya başladım kendimi,hepsi buakadar işte.bir kez gelip yerleşince de bir daha kımıldamadı,kalakaldı öylece,ve ben,hiç bir şeyim yok sandım,yanıldığımı sandım.Oysa şimdi,işte bak,varlığını doyurmaya başladı...
fransız düşünür, yazar.
varoluşçuluk ekolünün son halinin mimarı.
kutsal kitap Bulantî' da bahsettiği, "zamanın dokunup geçişlerini hissedememe" ifadesi, haftalarca düşünülmesi gereken, sadece bu cümle yüzünden Bulantı' yı 3 kere okunur hale getiren,ultra tapılası abi, devrimci, savaşçı..
bir kişi için topic açıldığında neden herkes onun sözlerini oraya ekliyr bende atanıyorum mudur yoksa
İnsan bazen özgür, bazen köle olamaz; insan, her zaman ya tam özgürdür, ya da değildir.
j.p. sartre
varlık özden önce gelir...
başkaları cehennemdir..
jean paul sartre a bi zamanlar kafayı takmıştım.felsefe okumaya ve onunla ilgili bi tez yazmaya karar verdim.tezimi yazarken herşey gibi bu takıntınında bitişine şahit oldum. yinede sözcükler,bulantı,duvar favori kitaplarımdandır.bi de adamın hep çok genç bi ruhu vardır,buna hala hayranım.okurken sesini duyabildiğim ender yazarlardan.....