toplam 32 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | TotalEclipse |
| tuttum | thetriton |
| tuttum | yazi karakteri |
| tuttum | streetstyler |
| tuttum | celmcacil |
| tuttum | huzunsari |
| tuttum | thecrowfun |
| tuttum | roxelanne |
| tuttum | I and their |
| tuttum | dryyy |
| tuttum | Melies |
| tuttum | inceayar |
| tuttum | Dejavu26 |
| tuttum | assosunfilozofu |
| tuttum | sofaraway |
| tuttum | tripanazomidublegambiyetsiz |
| tuttum | egzistans |
| tuttum | son goku |
| tuttum | tunytune |
| tuttum | SylviaWoolf |
~13 ahkam var.
mektup yazmanın ne güzel bir şey olduğunu hatırlatır insana
Prometheus
Karart göklerini Zeus,
Duman duman bulutlarla;
Diken baslarini yolan çocuk gibi de
Oyna meselerin, daglarin doruklariyla.
Ama benim dünyama dokunamazsin,
Ne senin yapmadigin kulübeme
Ne de atesini kiskandigin ocagima.
Su evrende siz tanrilardan
Daha zavallisi var mi bilmem:
Kurban vergileri
Dua üfürükleriyle beslenir
Hasmetli varliginiz zar zor.
Size umut baglayan budalalar,
Çocuklar, dilenciler olmasa
Yok olur giderdiniz çoktan.
Ben de bir çocukken
Ne yapacagimi bilmez olunca
Çevirirdim günese dogru
Görmedigini gören gözlerimi;
Yakarisimi dinleyecek
Bir kulak varmis gibi yukarda;
Varmis gibi derdimle dertlenecek
Benimkine benzer bir yürek yukarda.
Azgin devlere karsi
Kim yardim etti bana?
Kim kurtardi beni ölümden,
Kim kurtardi kölelikten?
Su benim yüregim degil mi,
Kutsal bir atesle yanan yüregim,
Her isi basarmis olan?
O degil mi cosup tasarak,
Yukarda uyuyani aldatarak
Basimi beladan kurtaran?
Benim seni kutlamam mi gerek? Niçin?
Hiç derdine derman oldun mu sen
Derdine derman bulamayanin?
Gözyasini sildin mi hiç
Basi darda olanlarin?
Kim adam etti beni?
Güçlüler güçlüsü Zaman
Ve önü sonu gelmeyen Kader, degil mi?
Onlar degil mi
Senin de benim de efendilerimiz?
Sen yoksa beni
yasamaktan bikar mi sandin?
Kaçar çöllere giderim mi sandin
Açmiyor diye
Tüm düs tohumcuklari?
Bak iste, yerli yerindeyim;
Insanlar yetistiriyorum bana benzer;
Bütün bir kusak benim gibi,
Acilara katlanacak, aglayacak,
Gülecek, sevinecek,
Ve aldiris etmeyecek sana
Benim gibi!
Goethe
Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır: Zamanınızı ve neşenizi çalarlar.
Aşk ve sevinç büyük çabaların kanatlarıdır.
Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli.
Bir şey her şey için, her şey bir şey için vardır.
Çözümde görev almayanlar problemin bir parçası olurlar.
Gönlümüz bize aklımızdan daha yakındır.
Görev, içinde bulunduğumuz zamanın bizden istediği şeydir.
İnsan ancak anladığı şeyi duyar.
İnsan kendini hiçbir yerde, karıncalar gibi kaynaşan kalabalığı yarıp geçtiği zamanki kadar yalnız hissedemez.
İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı, ancak baba olduğu zaman duyar.
İnsanın bir şeyi öğrenebilmesi için her şeyden önce o şeyi sevmesi gerekir.
Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır.
Mükemmel insanların aksayan tarafları daha çok göze batar.
Samimi olmayı vaad edebilirim; tarafsız olmayı asla.
Sevmek, inanmak demektir.
Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır.
biliyorum ki ben,
ruhumdan akıp gelmek isteyen düşünceler
dışında,
hiçbir şeye sahip değilim.
biliyorum ki ben,
tatlı bir sevgiyi, küçük bir sevinci tattığım
anlar dışında,
hiçbir şeye sahip değilim.
yazın tarzında belirli bir şekilde iki ayrı dönem olan şahane insan. bu iki dönem kabaca ayırmak gerekirse kendisinin islam dini ve kitabı kuran ile doğu edebiyatına olan ilgisinin ortaya çıkışı sonrası ve öncesi şeklinde ikiye ayrılabilir.
die leiden des jungen werthers dahiyane bir eser olmasının yanında yazın olarak goethe'nin ikinci devrinden daha farklı bir eserdir genel olarak gençlik yıllarında kimselere bağlanamamış, oradan oraya savrulmuş olan goethe'nin iç hesaplaşmasının bir yaratısı ve monolog mektuplar halindedir.
doğu yazını ve islam üzerine eğilmeye başladıktan sonra batı ve hrıstiyanlık ile harmanlanmış islam yorumları minvalinde yazmaya başlamış, bu alanda çok geniş toplumsal çözümlemeler ve insanın varoluş amacı ve "nereden geldik, nereye gidiyoruz?" konularını irdelemiştir ustalıkla.
hatta "bu eserin yazar müslüman olduğu şüphesini reddetmez." cümlesiyle müslümanlığa olan yakınlığı konusu iyice bulanıklaşmış, mazur görün fakat an itibariyle ismini hatırlayamadığım bir müslüman türk boyunun savaşçıları ile kilisede namaz kılmış, barış ve dünya kültür birleşimi elçisi, idealisti olarak kendi döneminde hakim olan dinlerin siyaseti belirlemesinin halen devamına istinaden yaptığı bu çalışmalar, verdiği eserlerle gözümde ayrı bir yer edinmiştir.
öte yandan ölmeden önceki son sözleri olan "ışık, daha fazla ışık" gerçekten karanlık bir odada olmasından kaynaklı ve perdenin, pencerenin açılması yönünde bir laftır, ha ama biz çok severiz ulvi anlamlar yüklemeyi, metaforları, alegorileri o yüzden istediğimiz gibi anlayalım ne de olsa "basit kötüdür, yanlıştır".
goethe, alman edebiyatının büyük simalarından biridir. salt edebiyat için mi geçerli? genel manada ve bir çok bilimsel alanda yaptıkları ve ettikleriyle büyük bir insandır. edebiyatın bir çok dalında eser vermiştir en başta şiir ve roman olmak üzere. bununla birlikte, evrensel bir insan olarak nitelendirilebillir hatta küreselleşme fikrinin temelleri bile goethe'ye bağlanmaktadır.
daha doğrusu goethe'nin anlatmaya çalıştığı birbirimizi sevmesek bile bir arada yaşamamız gerektiğini daha doğrusu birbirimize katlanmamız gerektiğini belirtmiştir. bu goethe'nin tolerans anlayışıdır. eserlerinin bazılarında da bir çok fikri karşıtıyla vermesi açısından da bakıldığında bu fikirler ve karşıt fikre yaşam hakkı verilmesi olgusu, goethe'nin fikir ve yaşamında açığa çıkmaktadır.
evrensel kişiliğinden hareketle weltliteratur[dünya edebiyatı] kavramı goethe'ye aittir. belki de hafız'ı, hayyam'ı o zamana kadar, goethe gibi kimse incelememişti. ve goethe'de bilindiği gibi bir oryantalist yapı sezilir. hatta islama hayranlığı da bilinen bir gerçek. doğu-batı divanı biraz bu duygulardan hareketle yazılmıştır. bazı eserlerinde de masallardan ve kutsal kitaplardan, mitolojilerden atlayıp gelmiş kahramanlar göze çarpar[özellikle faust].
ilginç bir nokta da şudur. goethe bilindiği gibi fransız devrimi'ni coşkuyla karşılamamıştır. bunun nedenlerini de esasında bilimsel incelemelerinde bulmak mümkün. goethe toplumsal değişimlerin bir devrimle olmasını kabullenmiyordu, düşündüğü ya da olması gerekn olarak düşündüğü;yavaş yavaş evrimle şekillenmesiydi. goethe'nin bu özelliği daha doğrusu genel itibariyle bu özellikleri sonraki dönemlerde alman edebiyatının ayrı akımlara ayrılmasına neden olacaktır.
ayrıca hayatımda iki kere okuduğum tek kitap olan 'genç werther'ın acıları' goethe'ye aittir ve ölmeden önce söylediği son sözü:
ışık daha çok ışıktır.
goethe modern alman edebiyatını yoktan yaratan insandır.
dünyanın en yüksek iq'larından birine sahip olduğu söylenir, her halikarda yaşamış ve yaşayacak en prolifik sanatçılardan biridir. kendisine sevgimi kelimelerle anlatabilmem için goethe olmam gerekirdi.
"çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim" sözünü etmişliği vardır.