"...son dediğini anlamadım bakışı..." değilde, ben de şöyle iki hikaye var köpek bakışları na dair;
çok eski yıllar, bir arkadaşımızın ofisinde akşamüstü toplanmış sohbet ediyoruz.
Aylardan ocak ya da şubat, aralık ta olabilir..? Ama kesin kış mevsimi.
Zemin katta ki ofisin, dışarıya açılan penceresinden; yoldan geçenlerin sadece ayakkabıları, çorapları, bilemedin dizleri görülebiliyor sadece...
Onca kalabalık, harala gürele içerisinde kısa bir sessizlik olduğu bir an...(düşün...)
O esna da yoldan; (görüş menzilimiz içerisinde) sarkmış kulakları, tüm sakilliği ve en aptal haliyle bir köpek geçmekte... (zemin katta, bakılacak başka bir yer olmadığından muhtemel) içerideki tüm gözler ona odaklanmış. Nereden aklına estiyse; cama yakın olan arkadaşlardan bir tanesi tam hizasına geldiğin de camı tıklattı...
o kulakları sarkmış, ıslak ve sakil köpeğin, durupta; "bana mı çaldınız lan..." bakışı vardı ki... bir canlı bu kadar aptal bakamaz... :) koltuktan düştüğmü hatırlıyorum...