Samed Behrengi'nin ölümsüz eseri.harika bir eser..
way arkadaş
götüme dövmesini yaptırcam
herkesin olduğu gibi benimde ilk kitabımdı hala saklarım ve elime her geçişinde sıkılmadan okurum.. sanırım çocukluğumdaki gibi her okuyuşumda yeni bir umut katıyor bana
benim ilk kitabım oldu...
çocuğumun ilk kitabı olmalı...
''Küçük Balık bir sabah erkenden, daha güneş doğmadan annesini uyandırdı:
- Anneciğim, seninle biraz konuşmak istiyorum.
Annesi uykulu uykulu:
- Yavrucuğum, bula bula bu vakti mi buldun? Daha sonra konuşsak olmaz mı? İstersen gezintiye çıkalım ha, ne dersin?
- Hayır anneciğim, artık dolaşamıyorum. Buradan gitmeliyim.
- Mutlaka gitmen mi gerekiyor?
- Evet anneciğim, gitmeliyim.
- Ama, sabahın köründe nereye gideceksin?
- Irmağın nereye kadar gittiğini görmek istiyorum. Biliyor musun anneciğim, aylardır bu ırmağın sonu neresi diye düşünüp duruyorum. Ama hâlâ işin içinden çıkamadım. Dün geceden beri gözüme uyku girmedi. Nihayet, gidip ırmağın sonunu bulmaya karar verdim. Başka yerlerde neler olup bittiğini bilmek istiyorum.
Annesi gülerek:
- Ben de çocukken çok düşünürdüm böyle şeyleri. Yavrucuğum, ırmağın başı, sonu olmaz ki. İşte hepsi bu kadar. Irmak hep akar durur ve hiçbir yere de varmaz.
- Ama anneciğim, her şeyin bir sonu olmaz mı? Gece sona erer, gündüz sona erer, ay öyle, yıl öyle...
Annesi sözünü kesti:
- Böyle büyük lafları bırak bir yana; kalk, dolaşmaya çıkalım. Şimdi laf değil, gezinti zamanı!
- Hayır anneciğim. Ben böyle gezmelerden bıktım artık. Yola düşüp gitmek, başka yerlerde neler olup bittiğini öğrenmek istiyorum. Bu lafları bana birinin öğrettiğini düşünüyorsun ama bilmeni isterim ki çoktandır düşünüyordum ben bunları. Elbette ondan bundan da çok şey öğrendim. Örneğin şunu anladım: Balıkların çoğu yaşlandıkları zaman ömürlerini boşu boşuna geçirdiklerinden yakınırlar. Sürekli sızlanır, lanet okur, her şeyden şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?''
her yaşta ayrı güzel
Ben bu kitabı, 22 yaşımda okudum, ondan sonra tekrar tekrar okudum. Kitaplığımda her zaman bulundurdum ve hemen hemen tanıdığım tüm çocuklara armağan olarak verdim. Bir gün olursa kendi çocugum hep okumak istiyorum ona, okyanuslara açılsın, nehirleri yarsın diye okumak... Sonra hep bir küçük kara balığımız olsun, umudum olsun diye, cesaretim olsun diye
pınar selek yeni kitabını küçük kara balıktan esinlenerek yazmış merak ediyor insan, hem selek hem küçük kara balık ..
İlk kitabım...
ara ara okurum hala, her umudum yittiğinde...
Benim okuduğum ilk kitap.
Ve bir çocuğum olursa birgün
okuyacağı ilk kitapta yine benim okuduğum ilk kitap olucak.
ilk unutamadığım kitap..
İlk okuduğum kitap "Püsküllü Deve" idi. Dehe sonra "Küçük Kara Balık", "İnatçı Kediler"... Şimdiki çocuklar ne okuyor acaba?
ne şanslıydık, Bahrengi kitaplarını çocukluğumuzda okumuştuk,belki ondan özümüzde değişmeyen insan sevgisi,belki ondan özgürlük tutkusu ve öğrenme merakı kim bilebilir?
ben okudum ve istedim ki ilerde olursa çocuğumda okusun tüm kitaplarını satın aldım,doğmamış çocuğum için saklıyorum hepsini tabi arada açıp bir kaç satır okumak da hem çocukluk günlerime dönmemi sağlıyo hemde içime sonsuz bir cıvıltı yayıyor,iyi ki böyle cesur insanlar var ve her şeyi göze alıp,ölümü bile korkmadan yazıyorlar.
yıllar evvel okuduğum ,unutuğum ama çemberimde gül oya sayesinde tekrar hatırladığım harika kitap. Hepimiz bir zamanlar küçük kara balıktık; büyüyünce ne olduk, bilmiyorum...
hey gidi hey...
9 yaşımdayken okuduğum (hatta tekrar tekrar okuduğum)ve bugün böyle olmamı sağlamış; şimdi ise elimde olsa, okumayı öğrenen her çocuğa armağan etmeyi hedeflediğim bir kitap "küçük kara balık"...çünkü küçük kara balıklar yetişmeyeli uzun zaman oldu... ve bizim küçük kara balıklara ihtiyacımız var...
küçük kara balık. biz sabi'ikenki tüm erdem öğretilere rağmen, en "ata" olanı.
[şelale suyun intiharıdır] gibi bi' şey diyordu şair, öyle.
okyanusun "intihara beşikten kertilisi" behrengi' nin kaypakçasız kara balığı.
tüm o kara' lar içinde bir akça leke, bir çeşit süveyda. -"o günden sonra küçük kara balığı gören olmadı." sonra herkesler uyudu, tüm bir okyanus. ben uyuyamadım. bütün gece kara balığı düşündüm durdum.
rus matruşkaları gibi, ömrün yüksek debisinin içine aldıkları. tüm hikayeler göründüğünden kısa ve hepsi yekliğe doğru içiçe. küçük kırmızı bir balığın öyküsü bu da, işte.
al gözüm seyreyle-