majorette marka demir arabalar vardı... az oynamadım halının üstünde
sürerken ağzından köpükler saçarak mmmmmmmmmmmmmm pppppprrrttt die seslerde çıkartırdım :))
en hoşuma giden şeydi (ikincisi ise ansiklopedi okumaktı) araba kullanmak. kendimi o zamanlar şimidinin f1 pilotu gibi hissediyordum.
önce halının altına koyduğum kitaplarla değişik eğimlerde yokuş oluştururdum.sonra da birinden diğerine uçarak geçerdi benim muhteşem arabalarım..ahh ahh :)
ah anılarım bir keresinde sobadan koz dusmustu seritin bir kısmı yanmıstıda biz seritsiz kalmıstık yeni halı alınıncaya kadar hey gidi gunler heyyyy..
yarış pisti olarak kullanırdık biz, bayaada eğlenceli bişiydi :D
hey gidi günler be tokyo drift yapardık o halılarda 3 kişi drag yaptığımızda olurdu anlır işteeee
kuzenimin arabasına çarpardım hep bütün halı şeritleri benim olsun isterdim:)
bir de şeritten çıkma pahasına halının köşesini alttan içe doğru kıvırmak vardı. o halde alınan virajın keyfi başka olurdu.
bnm uzaktan kumandalıydı köşelerden dışarı çıkarmadan döndüreyim diye kıçım çıkardı ama işe yaradı bunlar şimdi SCHUMACHER e bana mısın demem geçerim..
Hınnn..Hıınn..düütt düüüüttt....
o zaman da ii şöfördüm :))))
umut sarıkaya mizahını çağrıştrıdı bana
ya bizim halıda köprüye benzeyen geçişler de vardı iyice kaptırıyordum kendimi(:
halının ayağa takılan kalkık kenarlarını da rampa için kullanırdım.
abiiiii :) ben o yollarda büyüdüm.
O zamanlar şimdikinden iyi kullanıyodum. Bence otobanlar halı olmalı
heyyt be ne gunlerdi.İskambil kagıtlarından kentler yaparkene ( tabi kardesim ufleyip dagıtmıyorsa) hazır yol olarak kullanırdım.Hele birde halının ortasında yuvarlak seritler varsa direkt dairesel kentler yapabilirdiniz
çok eskittim o yolları
yıllarca yaptım bunu, demekki içgüdüsel bişeymiş.