Şehirden kıra taşınmanın insana her zaman aradığı huzuru getiremeyeceğini, sorunun şehirde yaşamak değil şehirli olmak olduğunu, birbirlerinin bağımlısı olmuş insanların (karı, koca ve sevgili) karmaşık ilişkileri ile harmanlayarak anlatan fakat şehirli olma sorununu nedense yeterince işleyemediğini düşündüğüm oyun. Çevirilerde hikayenin anlatımını etkileyebilecek derecede aceleye getirilmiş bir özensizlik de var. Bunlar dışında oyun klasik tiyatro oyunu kalıplarının dışında ve oldukça güzel. Gerek ilginç sahne tasarımı gerek diyalogları izleyiciyi oyun izlemek dışında oyunu sürekli düşünmeye itiyor.
Oyunun yazarı Martin Crimp'in simgesel betimlemeleri sevmesi ve diyalogları bu betimlemelerle dantel gibi işleyi tiyatroda bu tadı arayan izleyiciler için gerçekten doyurucu ve lezzetli bir ziyafet gibi. Ayrıca bu üç kişi için yaptığı taş-kağıt-makas benzetmesi hikayeye çok iyi oturmuş. Ülkü Duru ve Celal Kadri Kınoğlunun rollerini gerçekten hazmettiklerini oyuna çok gerçekçi bir şekilde yansıtmalarından anlaşılıyor. Almila Uluer ise en zor karakteri canlandırıyor ve bunun altından yer yer dikkat dağıtan(!) başarılı bir performans sergiliyerek kalkıyor. Uzun lafın kısası "Kır", gidilip görülmesi gereken bir oyun. AKM oda tiyatrosunda seyredebilirsiniz.