toplumsal değer yargılarının, zihni sinir dayatmalarına teşne olan masal. kırmızı seksidir öyle ya, kız bebedir halbuse.
kurt; er kişidir/ fallik öğedir. büyükanne; mesih isa'nın bir uzantısıdır. din- ahlak- aile- bağlılık- başına buyrukluk sekizgeninde, bir pinpon topudur kırmızı başlıklı kızımız. -
"bir maniniz yoksa, annemler istemeye gelecekler" repliğini işitebilen şanslı bir genç kız olmak için; orman diye tabirlenen yaşamak yolunda, sözde ahlaki olan patikadan çıkmamalı/ bilmediği yollara sapmamalı/ tanımadıklarına "merhaba" dememeli/ kimselere inanıp güvenmemeyi tez elden öğrenmeli/ durup dururken yol hikayesini, nerden gelip nereye gittiğini söylememeli/ gevezeliğe mahâl vermemeli/ lâl kalmalıdır.
bilinmez ve merak edilmez ki; izsiz- haritasız-iskarpinsiz seyahatlere çıkmak hangi ışıklı serüvenlerin habercisi olur. bilinmez ki; yaşamayı esas bilen masal kahramanları al şapkalı kız'lar değil, harikalar diyarının alice'i gibilerdir.
bu esnada büyükbaba nerededir/ kurt geceyarısından sonra güzel bir adama dönüşmekte midir/ kimi öpsek kurbağa olur, bir muamma bir dilemma.
ayrıyetten neil jordan kişisi, bu masaldan mülhem bir film çekmiştir ki; allahlık. müthiş çağrışımlar var.
Efendim orta anadolu ve bilhassa avşar türkmenlerinin ağzını bilen insanlar için bi abimizin güzel bi uyarlaması.
dili anlayanlar ne muhteşem bi uyarlama olduğunu anlayacaklardır.:)
Gırmızı yağlıklı gız çocuğu
Zamanın behrinde bir gız çocuğu varımış. Anası -köye gelen çerçiden- bir gırmızı yağlığınan bir gırmızı entari almış.Gız çocuğu, gırmızı yağlığınan gırmızı entarisini çok sever imiş. Allah’ın gününe erinmez osanmaz giyerimiş entarinen yağlığı. Onun uçu oba bu gız çocuğuna “gırmızı yağlıklı gız çocuğu” demiş, lakabı: gırmızı yağlıklı gız çocuğu galmış.
Bir gün “gırmızı yağlıklı gııız” dee çığırmış anası.” Ekmeğin arkasına iki yağlı çörek çarptıydım; gadasını aldığım durma haydi tandırdan al gel, çıkılayım da ebene götür. Zavallı yesin sıcak sıcak... Şar şaapaz get gel”
Gırmızı yağlıklı gız çocuğuda da bağlamış yağlığını entarisini de geymiş. Anasının çıkıladığı azık çıkınınıda almış. Düşmüş yola…
“yavrıım davşan ormanının içinden Cini mağaranın önünden var. Çallı Punar’dan bir su doldur. Eğlenme Eben sıcağan arnında bostan bekliyor.Acıktı zahar avratcağaz..”
“Olur eğlenmem ana !” demiş Gırmızı Yağlıklı Gız Çocuğu.
Meşelikten geçerken çalıların arkasından bir hışırtı duymuş. İki üç adım atmış atmamış, danadan böyük attan güççük boz tüylü bir canavarınan hapa hap olmuş. Gırmızı Yağlıklı Gız Çocuğu elindeğa azık çıkınını düşüre yazmış korkudan Gözleri de cıncık gibi göm gööö imiş gavurun…
“Uğurlar olsun hatın .nereye gediyon böyle” demiş canavar.
“Ebeme gediyom.” Demiş Gırmızı Yağlıklı Gız Çocuğu. “Anam çörek çarptıda.Çallı punar’ danda soğok su doldurucüüm…Ebem bostan bekliyor Gayaltı’nda, ona götüyüyom.Ha adım da “hatın” değal Gırmızı Yağlıklı Gız “ demiş.
“Gusura gamla bilemedim kölesi olduğum. Öyle ise sen suyu dolduranaça , ben önden varıyımda haber ediyimm ebene .Yazzık avratçağıza ağ pürçayinen…bi başına bostan bekliyor.Sende avara olma tez gel emi”
Canavar savuşuvermiş.Gızı orada yemeye kalksa, bir yolcuya avcıya denk gelirim diye düşünmüş.
Gırmızı Yağlıklı Gız Çocuğu , papaççe toplayım, kebeleklerin ardına gediyim, guş sesi dineyim diyeneçe canavar çoktan varmış ebesinin yanına.
Gızın ebesi yeleğini atkısını dala asmış söğüdün gölgesinde otururumuş.Canavar uğrun uğrun yanaşmış.Çalıları hışırdatmış mahsus ki beni duysun deee..
“Kim var orada” de seslenmiş avratcağaz.
Canavar sesini inceltmiş” Ebe benim, Gırmızı Yağlıklı Gız. Anam sana azzık savdı” demiş.”
“ooooyh ebesi gurban olsun onu yardana. Çalının arkasında durma ayağana tiken batar gadasın aldığım.Yanıma gel.”demiş .
Canavar bir sıçıramış çalının arkasından, gızın ebesini hap yutar gibi çiynemedenden yutmuş bir solukta.
Bir varmış, bir yokmuş... Evvel zaman içinde bir dağın yamacında küçük bir köyde güzel mi güzel, sevimli mi sevimli bir kız varmış. Annesi de bu küçük kızına en sevdiği renk olan kırmızı renkli bir şapka örmüş. Herkesin çok sevdiği bu küçük kıza herkes "Kırmızı başlıklı kız" diye seslenir olmuş.
Kırmızı başlıklı kızın, köyün yakınındaki ormanda yaşayan yaşlı bir büyükannesi varmış. Büyükanne, dere kenarında küçük bir kulübede tek başına yaşıyor, onu sevenler de sık sık onu ziyaret ederek hiç yalnız bırakmıyorlarmış.