şu yazdıklarınız var ya, milyonlarca dolarlık hollywood yapımlarının çöpe gitmesi demektir. halbuki "adamcağızlar" az mı uğraştılar kızlderilinin vahşi, saldırgan, kaba saba, psikopat, ilkel, yabani vesaire vesaire olduğunu dünyaya empoze edebilmek içün... o filmler sizler için çekilmişti, "birşeyleri empoze edebilmek için..."
güneş balçıkla sıvanmazmış demek ki...
Keşke onlar kadar temiz olabilseydik..Keşke..
Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır. (Siyu Kabilesi)
ute kabilesi derki:
Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz...
Hayalet Dansı
Kartal mesajı getirdi
Güneşin çocuklarına
Bufalonun dönüşü için,
Ve güzel günler yakında
Sen bedenimi öldürebilirsin
Ruhuma lanet okuyabilirsin
Senin tanrına inanmadığım için
Dualarım karşısında durma şansın yok
Sevgime karşı durma şansın yok
Onlar yasakladılar Hayalet Dansı'nı
Fakat biz tekrar yaşayacağız
Kız kardeşim yukarıda
Kızıla boyanmış o yaralı dizde
Öldürüldü, bir azize o şimdi
Büyük davulun var senin mesafeler ötesinden
Gökyüzünde siyah kuş
Duyduğun bu ses ve müzik bufalonun ağlamasıdır
Çılgın At gizemliydi
Kendinden geçmenin en iyisini bilirdi
Ve Oturan Boğa büyük havariydi
Hayalet Dansı'na gelin Comanchee'ler
Gelin Karaayaklar
Gelin Shoshone'ler
Gelin Cheyenne'ler
Biz tekrar yaşayacağız
Gelin Arapaho'lar
Gelin Cherokee'ler
Gelin Paiute'ler
Gelin Sioux'lar
Tekrar yaşayacağız
tatanka iyotanka (oturan boğa)
onLar hayatın her aşamasının ve her olgusunun ayrı birer anlam olduğuna inandılar..bugün budhaya yada budistlere saygı gösteren lanetli insanlık belkide daha üst bir ruhsal inanca sahip kızılderili kültürünü yok sayıyor..her kendine kültürlü diyen zavallı ''kendimi budizme''adadım demekten saçma bir onur duyarken insan olmayı ve hayatın tüm yapı taşlarına salt ruhuyla bakan kızlderililerin nerde yaşadıklarını bile bilmiyorlar..
ahkamları okurken gördüm kafa derisi yüzme hakkında bi iki bişi bende söliyim. Yapılan araştırmalara göre Amerikan yerlilerinin ispanyollar gelene kadar kafa derisi yüzme alışkanlıkları yokmuş. Ne zamanki ispanyollar kıtaya ayak basmışlar kafa derisi olayları peşi sıra başlamış.
kafa derisi yüzmek yazılı tarihte ilk olarak perslerde görülmüştür. Vikinglerde ve i.ö de avrupada bazı savaşlarda bu durum yaşanmıştır.
Amerika kıtasında yine kayıtlara göre ispanyollar kafa derisi başına avcılara ödül olarak altın dağıtmışlardır.
Yine aynı şekilde şimdi uydurduğum bir teoriye göre ilk kafa derisi avcılığının çıkış noktası.
Sarışın bir avrupalıyı öldüren bir amerikan yerlisinin bunu kabile şefine göstermek için yapmış olma ihtimalidir.
Genelde böyle boktan şeyler yine bi okadar aptal ve boktan sebeplerden ortaya çıkar.
GÜnümüzde savaşlar o zamanki kadar kanlı vahşi geçmemektedir. Lakin bazı profesyonel askerlerin kulak ve parmak koleksiyonu yaptıklarını biliyoruz.
Anlaşılacağı üzere ölüm sıradan hale geldiğinde, insanların psikolojileri değişmekte, şuanda mana veremediğimiz ve insani olmayan bir takım davranışlar su üstüne çıkmaktadır.
Unutmayalımki Kafaderisi yüzülen de yüzende insandır.
hali hazırdaki bakış açımızla bu insanları anlayamayız.
umarım hiç bir zamanda anlamak nasip olmaz.
amerikalıların vatanlarından sürdüğü insanlar her daim cesur her daim bilgili
beni kızılderililere benzetirler....
beyazların barutuna karşılık ilkel silahlarla topraklarını korumaya çalışan cesur insanlar...
hiç bi zaman kafa derisi yüzdüklerine inanmadım ...
Atalarım..
cheyenne'im archill'im=)
]Land of promise.mp3
Nasıl Türklerle aynı soydandır dersiniz yahu, şahit misiniz anasını satayım orda mıydınız? Elinizde yüzdeyüz destekleyen kanıtlar var mı? İki ırkın da özellikleri, şu, bu çok benziyo birbirine demeyin sakın; benzeyebilir çok normaldir insanız sonuçta. Şunu yapmayın lütfen, herkeş Türk olmak zorunda değil.
kutsal mezarliga gomulen hayvanlar birgun olur tekrar kalkarlar
der baska bi kizildereli abimizde.
''Dur, dinle. Hep konuşursan hiç bir şey duyamazsın. ''
der bir kızıldereli atasözü..
Türklerle aynı soydandır...buna hiç değinmemissiniz...
GERONİMO ( 1829 - 1909 )
[img][/img]
Geronimo (jur-ahn`’-moh) veya diğer adıyla Goyathlay, günümüzde Yeni Meksika olarak adlandırılan bölgede 1829 yılında doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apache yerlisiydi. Meksikalı askerler Geronimo, İspanyollar ise; O`na Jerome demişti. İsmi bu nedenle, sonradan Geronimo olarak bilinecekti. Sonora-Arispe’deki Apache yerlileri için, aslında o bir lider olarak görülüyordu. Geronimo’nun savaş kariyeri bir Chiricahua ( Apacheler arasında en çok saygı duyulan apachelerdir.) şefi olan kayınbiraderiyle de bağlantılıydı. Juh adındaki bu şefin, sözcüsü olarak beyazlarla ilişki kurmuştu. Geronimo Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden biriydi. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye başlamıştı. Geronimo’nun hayatındaki en kötü anı da bu dönemde gerçekleşti. 1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş olarak buldu. Anlatılanlara göre Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun bu intikam ateşi Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı.Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; ama bir şamandı. (şaman : medicine man – şifacı –büyücü ) ve bu yönü diğer özellikleri ile de birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entelektüel bir lider olmasını sağlamıştı. Apache şeflerinin hepsi, Onun görüşlerine ve gücüne saygı duydu. 1870’de rezervasyon bölgesine ( San Carlos) yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmaya çalışacak; fakat tutuklanıp bölgeye geri gönderilecekti. 3 kez daha kaçmayı deneyen Geronimo, dördüncü kaçışında başarılı oldu ve yakalanamayınca 500 izci ve 3000 Meksikalı asker, O’nun peşine düştü. İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon bölgesine geri götürüldü. Ancak özgür ruhlu Geronimo 1 yıl sonra 35 savaşçı, 109 kadın, cocuk ve gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı. 1885’teki bu kaçışından 1894’ yılına kadar Geronimo bulunamadı.
[img][/img]
Bir keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlar’a sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı. Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu ve Oklahama’daki Fort Sill’e yerleştirildi. Geronimo teslim olduğunda yanında en son 16 savaşçı 12 kadın ve 6 çocuk kalmıştı. Lawton’daki okul müdürü S.M. Barrett’a yerli bir çevirmen aracılığı ile hayatını kaydettirdi. Geronimo bir savaş suçlusu olduğundan müdür Barrett, dönemin başkanı Teddy Roosevelt’e varıncaya dek, her makama yazarak “Sürgündeki Kızılderili’nin sözlerini kaydetmek için izin istemişti. Geronimo anılarını anlatmaya Apache’lerin yer yüzüne geliş hikayesinden başlamıştı. İlk söyleşinin sonuna gelip, Barrett bir soru sorduğunda alacağı cevap şu oluyordu, “Ne söylüyorsam onu yaz.” Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti. Ve 1909 yılında bir savaş mahkumu olarak Oklahoma’da öldü. Kimilerine göre Geronimo işkence yapılarak öldürülmüştü. Öldükten sonra Geronimo rezervasyon bölgesinin arka tarafına gömülmüştü fakat ertesi gün Geronimo gömüldüğü yerde değildi. Çünkü o bir efsaneydi ve efsaneler ölmezdi.. Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sills – Oklahoma bölgesindedir. Apachelere göre Geronimo kutsal topraklar olan dumanlı dağlardadır.
[img][/img]
bana da öyle derler halbusi ne alaka kel bile değildir