izmirim in en huzurlu yerlerinden biri. fincanda pişmiş kahvesi ile...
avluda bana da bi kahvee...
bi de antikacı var eski plaklar falan oraya bayılıyorum ..
turk kahvesı
hafıf yagmur yagar bır de ohhh daha ne ıstersın huzurlu bır ortam sankı yıllar oncesıne gıdersın
kitabımı alır giderdim hep..
türk kahvesi..yanında lokum...
insanları seyrederdim kitabın arkasından..sonra eve döner ve yazardım...
keşke yine olsam İzmir'de ve gitsem bugün...
oradan bi sevgi yolu yapsam..arkadaşlarımın yanına uğrasam..akşama doğru alsak şaraplarımızı yürüsek kordona..
neyse ağlamadan yazmayı kesiyorum..
izmir ayazının iliklerine işlediği bir günde gidecen kızlar ağası hanına, içeri girecen, önce dolaşacan biraz, gümüşlere, otantik eşyalara bakacan, satıcı kızlarla memleketin sosyoekonomik gidişatı üzerine ayak üstü doktora tezleri hazırlayacan, kahkahalar eşliğinde, ve ardından ordadaki kafede kısa taburelerden birine oturp sahlep söyleyecen bir fincan, elbette ki beklentini yüksek tutmamak gerek, sahlep biraz geç kalacak ve soğuk olacak, tam için için sövmeye başladığın zaman getirecek eleman fincanı ve kızgın bakışlarına aldırmadan dönüp ardını gidecek aceleyle, o kızgınlıkla kendini yapayalnız hissedceksin bir anda koca şehrin göbeğinde fakat çok kısa, hemen bir an için gözlerini kapayıp; izmirdeyim diyeceksin kendi kendine ve gülümseyeceksin :)
çankayay her gittiğim de muhakka içerim ben de fincanda kahvesinden... lokum da olur yanında...
eskiden iş çıkışı uğradığımız mutlaka fincanda pişen mis kokulu kahve içtiğimiz ve eğer şanslıysak yan daki camiden ney sesleriyle kendimizden geçtiğimiz o daracık sokak:)) çok özlemişim.
izmire ayak bastığım hafta keşfettiğim, ara sıra gidip kahve içtigimiz, sayesinde kemeraltını da arada ziyaret ettigimiz yerdir. insanın elini attığı herseyi alası gelir.
kahvenin hasının içildiği yer ahh be özledim valla
gümüşcüler basmasdan önce daha mistik bir havası olduğu söylenyor ben o dönemi görmedim. Kemeraltı çarşısında alışveriş yapan insanların nefes alacağı bi yer. neden anlamadım ama gizli bi yerdir. yani çoğu izmirlide bilmez orayı. hanın içersinde genelde süs eşyası satan mekanlar vardır. üst katında 1-2 eskici ve alt kattaki gümüşcülerin atölyeleri vardır. hanın avlusunda iskenderiye kitaplığı mekanında jitabınızı alırsınız han açık oldukça ordan sufi müzikleri gelir ve diğer arkadaşların dediği gibi bir türk kahvesi.
zamanında orda çok çalıştım.
*eskiden alt yapı eksikliği yüzünden hanı çok fazla su basardı. han bir gün boyunca kapanır logarlardan gümüş toplanırdı.
*yabancı dil bilen shoparlara para verilerek limandan hana turist müşteri çekilir. yaz aylarında uğrak görevi yapar.
*her zaman avluda bir ayakkabı boyacısı görmek mümkündür.
*izmirde en iyi çörçil orda yapılır(diye biliyorum daha iddalı mekanlar olabilir tabi :))
*hanın içerdeki çoğu dükkanın büyüklüğü en fazla 2-3metre karedir. nasıl oluyor o kardeşim? demeyin öyledir kendileri.
*dewreso çaldığında oranın çalışanları dalıp gidebilir şarkıyla alakaları olmasada.
*genelde entel takımı ve nezaket abideleri insanlar takılır gözüksede aslında öyle değildir. normal yerlere nazaran daha çok olaylıdır. hırsızı,turisti,askerlerin gümüş alcam diye tezgahtar kıza sulanması vs vs.
anlayacağınız türkiyeye-izmire yakışan böyle küçücük ama bir o kadarda büyük bi tarihi mekan.
gidip bir kahve içmeyen izmirliye izmirlimi derim ben yaa,gidin gidin acı kahveye de çıkın
izmir de yasadıgım zaman ilk kesfettigim yer olmustu. benim icin anlam bakımından cok ozel bir yerdir. ne yazık ki izmirlilerin pek bilmemesi sasırtıcı
gidilesi görülesi kahvesi çayı içilesi mistik mistik takılınası izmirde 18. yy dan kalma osmanlı mimarisini taşıyan yapıtlardan biri
her gittiğimde yeni girip dolaşıyomuş gibi merakla gezerim hanı,havası ayrı,çayının tadı başkadır,sohbete doyum olmaz avlusunda..
üst katında da eskicilerin,ney ustalarının bulunduğu bir mekan ayrıca.cebinizde paranız olsa da olmasa da gidin.en azından bi çay içersiniz=)
izmir in sultanahmet i gibi.ama camisiz.anlatamadim iste.gidin görün.