toplam 180 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~33 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2
Dönüşüm'ün bir Yeşilçam uyarlaması da vardır. Serpil Çakmaklı başrolde oynar. film boyunca bir monolog nehri akar da akar. yanlış anımsamıyorsam bir sahnede, Çakmaklı, telefonda ona "Orada mısın?" diyen adama içinden "Bilmem, burada mıyım?" gibi bir karşılık verir. zamanı, seksenlerdeki entelektüel-imitasyon-film patlamasına denk geliyor olmalı.
Kafka'nın bir sözü, duvara asılmalı: "Gerçek gergin bir ip gibidir; ama yükseğe değil, yerin hemen üstüne gerilmiş bir ip: Üzerinde yürümek için değil, takılıp düşmek için gibidir daha çok."
fantastik ibarelerle insanın içinde oluşabilecek en doğal depresyon olgularını,olgunun "o" sunu yazmadan anlatabileceğine inandığım yek insan.
çoğu eleştirmen ve seyirci sevmemiş olsa da benim beğendiğim soderbergh filmi..
milena'ya mektuplar artık bende değil. Birçok şey gibi onu da benden aldın ama keşke sahip çıkabilseydin. "Kafka..." derdin. "Milena'ya o kadar aşıktı ki ben de sana..." bu cümleyi son kez duydum ve sen gittin.
Kafka’yı bazen fantastik gerçekçiliğin, bazen modernizmin, bazen de varoluşçu edebiyatın öncüsü olarak görenler olmuşsa da, ondan sonra bu tür eser verenlerden onu ayıran özelliği Kafka’yı farklı kılmaya yeter. Bu özellik bir karabasanın ağırlığı gibidir, sadece Kafka’nın eserlerinde hissedilir. Kendi yaşamının ağırlığı ve ikilemlerini taşır.
Nerden bakılırsa bakılsın, tam bir çelişkiler yumağıdır yaşamı. Çek olmasına rağmen Almanca yazan, Almanya’da Nasyonalizm döneminde bir Yahudi düşünün. Üç ablasını gaz odalarına kurban veren, geleneksel değerlerle büyümesine rağmen inançlara açlıkla şüphe duyan biri. İki kez nişanlanmasına rağmen hiç evlenmez, kısacık kırkbir yıllık yaşamında hiç gençliğin tadını çıkaramaz, yaşamının büyük bir kısmı sanatoryumlarda geçer. Yazılarındaki erotizme rağmen utangaç biridir. Akla gelen son bir çelişki de, şimdi dünya edebiyatının en büyük dehalarından biri sayılmasına rağmen yaşamı boyunca sanatı pek anlaşılmamıştır.
Acımasız, karmaşık, düzeltilemeyecek denli sinir bozucu bir yaşamın gerçekliğine dayanır yaşamı. Aynı dönemde yaygın olan pozitivizm görüşlerine de karşı çıkar Kafka; evrenin henüz tamamlanmamış bir sistemden oluştuğunu savunur ve insanın en büyük yanılgısını evreni bitmiş bir proje gibi algılaması olarak ifade eder. Ve sırf bu yüzden insan kendini de bitmiş – ya da yaratılışı tamamlanmış – bir varlık olarak görür, halbuki bunlar insan mantığının çevresini düzene sokma isteğinden, hayalgücünün olumlu çalışmasından başka bir şey değildir. Kafka’nın gözünde bitmemiş evrende Tanrının yeri de belirsizdir. -- buna katılmam --
Kitaplarını elimize aldığımızda bir yandan insan ruhunu anlamaya çalışan neredeyse mistik biri, öte yandan da bu mistizmle alay eden bir gerçekçi bekliyor bizi...
şato,dönüşüm,dava,aforizmalar,mavi oktav defteri,milena'ya mektuplar gibi eserlerin sahibi...inanılmaz yetenekli olduğunu düşünürüm. sorarım size, kimin aklına bir gecede hamamböceğine dönesen bi adama dair bişey yazmak gelir.ayrıca o basit anlatım nasıl olur da bu kadar farklı açıları içine alır? kafka bir dahi...
"bir hedef var, ama yol diye birsey yok ; bizim yol dediğimiz duraksamadan başka bişey değil."
Dönüşüm ve Dava yapitları özellikle müthiş olan, ancak yazdığı her kelimeye hayran olduğum inanılması zor kişi