gitmeden önce hakkında biraz araştırma yaptım, yapılan yorumların çoğu olumsuzdu.ancak gidip kendi gözlerimle gördüğümde yapılan yorumlara pek hak vermedim açıkçası.
öncelikle evet kahire'deki trafiği gördükten sonra insan türkiye'de kendini şanslı hissediyor.ben böyle sıkışık ve kuralsız bir trafik görmedim.trafik ışığı diye bir kavram kesinlikle yok, hatta kırmızı ışıkta durmak en büyük kaza sebebi olduğundan çoğu ışığı kaldırmışlar, herkes kendi kafasına göre takılmakta.bunun doğal sonucu olarakta arabaların hepsi çarpık.zaten kaza olduğunda eğer araba hala yürür durumdaysa kimse durmuyo basıp gidiyo buna iki kez şahit oldum.ayrıca geceleri far yakmama gibi bir alışkanlıkları var.
ama bunun dışında insanları son derece yardımsever ve güleryüzlü.o sıkışık trafikte adres sorduğumuz mısırlı yolunu değiştirip bize 25 dakika eskortluk yaptı bir de arabaya sigara ikram etti.türkleri kendilerine çok yakın hissediyorlar.
piramitler olağanüstü ama beni daha çok etkileyen nil nehrinin o mistik atmosferi oldu. herkese nilin kenarında balık yemeyi ve ondan sonra da nargile içmeyi tavsiye ederim.
balık demişken, ülke zaten ucuz ama balık gerçekten çok ucuz.4 kişi şehrin en iyi restorantında jumbo karides, kalamar, yengeç,lüfer,salata, meze ve içkiden oluşan yemeğe adam başı 25 dolar verdik.
bence imkanı olan herkesin görmesi gereken bir şehir, ha bi de gitmişken bir de şarm el şeyh e gidin işte orası tek kelimeyle muhteşem!