1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

kalecinin penaltı anındaki endişesi beni tanımlar diyenler

toplam 12 kişi bulundu. 12 adedi gösteriliyor.

kalecinin penaltı anındaki endişesi hakkında kalecinin penaltı anındaki endişesi

~19 ahkam var.

    genelde kendi solları zayıf oluyor

    dubara   07 Ağustos 2011 02:26   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    o kadar destana gerenk yoktu lan ters köşeye yatsın

    qderex   07 Ağustos 2011 02:14   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Dün akşam itibariyle bitirdiğim P.Handke romanı.Adı geçen eser Wim Wenders tarafından sinemaya da uyarlanmış.Bir Wim Wenders sever olarak filmi edindim ancak nedendir bilinmez önce Handke'nin kitabını okuma gerekliliğini hissettim.
    Kalecinin penaltı anında duyduğu kaygının hayatının tümüne tesiri biçiminde algılanabilecek roman,olay örgüsünden ziyade dildeki ustalığı ile dikkat çekiyor.
    Handke için boşluğun,hiçliğin üslubunu yaratan yazar benzetmesi yapılıyor.Kitapdaki dilin bu doğrultuda olduğu söylenebilir.Genel itibariyle başarılı bir eser.Edinilmeli.
    Yalnız sanki başka bir çevirmenin elinde daha farklı bir havaya bürünebilirmiş gibi geldi bana.
    Şimdi sıra Wenders'in filmini izlemekte.Aslında sinemaya uyarlanması zor bir eser olarak görülüyor ancak öte taraftan da tam Wenders'lik bir eser.Dolayısıyla kitabı okuduktan sonra filme olan merak katsayım yükseldi.
    Kitabı okumaya meyilli olanlar için ufak bir bölümü -genel bir kanı oluşması için- ekleyeyim ve sözlerimi burada noktalayayım.

    ...
    Ya uyumuş ya uyumamıştı ki,gene uyandı.İlk an,sanki kendi içinden çıkıp dökülmüş olduğu duygusuna kapıldı.Bir yatakta yatmakta olduğunu fark etti.Taşımaya gelmez bir halde ! diye düşündü.Bir ur.Kendini birden bire yozlaşmış
    bir doku gibi algılamaya başladı.Gerçek değildi artık;istediği kadar sakin sakin yatsın şurada,kasıntıdan,öğürtüden başka bir şey değildi;şu yatışı öylesine apaçık,bas bas bağırırcasına belli ediyordu ki bunu,sığınıp kendini benzetebileceği bir görüntü bile kalmıyordu geriye.Şurada nasılsa öyleydi işte,şehevi,ayıp,yersiz,katbekat tiksindirici bir şey;
    toprağa gömmeli diye düşündü Bloch,yasaklamalı,yok etmeli ! Vücudunu yokladığı ve her tarafının eline itici geldiği sanısına kapıldı,ama sonra anladı: kendisini algılayan bilinci o kadar şiddetlenmişti ki,bütün vucüdunda hissettiği bir dokunuş duygusuna dönüşmüştü;sanki bilinç,sanki düşünceleri kendisine sataşmış,üstüne yürümüş,saldırmışlardı.Savunmasız,kendini savunamayacak bir halde yatıyordu işte;içi iğrenç bir biçimde tersyüz olmuştu:Yadırgatıcı değil,sadece tiksindirici bir başkalıktı.Bir anda olan olmuştu,bir anda doğallığını kaybetmiş,bağlamından kopmuştu..Yatıyordu işte! Olur şey değildi gerçekliği;bir benzetme yoktu artık.Kendinin farkındalığı öyle güçlüydü ki bir ölüm korkusuna kapıldı.
    Terliyordu.Yere bir para düşüp yatağın altına yuvarlandı;kulak kabarttı:Benzetme ? Sonra uyuyakaldı.
    ...

    axolotl   11 Ağustos 2008 11:00   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    kaleci eğer penaltıyı atacak oyuncuyu tanıyorsa, penaltıları genellikle ne tarafa attığını bilir ve oraya atlar.

    ama penaltıyı atan da kaleciyi tanıyorsa, onun bunu tahmin edeceğini düşünüp bu seferlik öteki tarafa atmak isteyebilir.

    ve eğer kaleci bunları tahmin ederse, bu seferlik atacağı öteki tarafa atlamayı da düşünebilir.

    ama vurucu kaleciyi tanıdığı için bütün bunları düşüneceğini hesap edip yine her zaman attığı köşeyi seçebilir ve böyle gider bu.

    peter handke'nin romanının sonundaki penaltı sahnesinde ise oyuncu penaltıyı kullanır, kaleci yerinden hiç kıpırdamaz ve dosdoğru kucağına gelir top.

    hayat böyle adi bi şeydir yani.

    pijmaniye   05 Kasım 2007 19:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tam bir zeka işi metin.bir yazar olarak söylüyorum (ehem) böyle bir kitap yozmak kolay değil hiç.olayların akıcı olduğunu söyleyemeyiz,tam tersine her şey durağan ama zihin korkunç akıcı.paragraf paragraf yazılmış gibi,yer yer biraz kopuk.özetle başlarda sıkıcı galiba diye başladığım kitabın sonunda heh be ne yazmış adam diye bitirdim.dediğim gibi tam bir zeka işi.başka kitaplarını da okicem gayrı handkenin.filme de çekilmiş wim wenders tarafından ama filmi bulursam izlerim,filmin kitap kadar iyi olduğunu sanmıyorum.yine de merak edilir;nasıl çekilir ki böyle bir kitap filme?

    gino   05 Kasım 2007 19:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Günlük hayatta insanın kendini nasıl hissettiğininin 95 sayfalık özeti...

    curcunabaz   22 Kasım 2006 16:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    peter handke'nin en endişeli romanıdır kendisi... eski bir kaleciyi anlatır... sıkı ve karanlık bir dünyanın düpdüz özeti olarak durur kitap

    sancho panza   02 Kasım 2006 17:22   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bole sportif bi olayın günah keçisi olmak da anca bana yakısırdı zaten...

    donmongol   25 Ekim 2006 16:08   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ulan sağa mı solamı atlamalıyım nasılsa yicez bari doğru yöne hamle yapim da.. :S

    blessing aura   25 Ekim 2006 16:07   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yedim, walla yedim.. kesin yicem.. ne zaman kurtardım ki? bitti olm her şey bitti .. ama kurtarsam kahraman olurum ne güzel olur.. aha gelio!........... lan! has beee

    modernasyon   11 Ekim 2006 04:48   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    fenerin eski kalecisi kova yaşara sormak lazım..
    gerçi o heyecanlanmısmıdır bilemem ama deneyim be abii..tecrübe bi yerde yani..
    adı da üstünde kovaa ah ahaah ahaa
    fe ner li ler bilir :)

    fisheq   11 Ekim 2006 04:46   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    filmi.

    stalker   11 Ekim 2006 04:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    aha ayvayı yedik şimdiii
    heppp bunlar yüzünden oluoooo adamı düşürcek ne vardı gol yersem benim başımı yiyicekler şimdiii
    offff off..

    pnrr   26 Eylül 2006 21:18   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Köpeğin adamı ısırması gibi kalecinin penaltıdan gol yemesi de çok önemli haber değildir, o yüzden pek endişelenmezler.

    İstisnai olarak, "tutarsa takım şampiyon" durumlarında biraz heyecan duyulabilir ama kesinlikle penaltıyı kullanan futbolcu kadar endişelenmez. Bak iddia ediyorum, açılın bakiim.

    Zet   26 Eylül 2006 16:11   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Kalecinin görevi nizami kurallar çerçevesinde kalesinde gol olmamasına çalışmaktır.
    Takım arkadaşlarımdan biri,oyun dışı bir hareketle rakip takıma bir penaltı kazandırdıysa,endişeyi penaltıyı yaptıran duysun.Ben kalemi savunup elimden geleni yaparım.Şayet penaltıyı rakibe ben kazandırdıysam işte o zaman durumu başlar.

    Hangimiz biraz kaleci değiliz ki?

    Smirnoff   26 Eylül 2006 16:06   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    "dünyayıu bakın nasıl kurtaracam" tribine girerler.gerçekten kurtarırsa şutu cidden "helal bana be" tribi yaşanır

    eğer gol olursada "ben bu takımda harcanıyorum böle defans olurmu a.q" treibine girerler.

    ülkemizde fenerbahçeli rüştü yüzüne ayakkabı boyası sürerek bu anlattıklarımı daha bi savaşa gidermiş gibi yapmaktadır.
    helal derim kendisine.

    luchifer   26 Eylül 2006 16:04   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    ya bacakarası olursa....

    stentor   26 Eylül 2006 15:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hafiften beckett kokar..

    butunuylekuskudayiz   26 Eylül 2006 15:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir çok kadının ilk gece endişesiyle paralellik gösteren endişe. evet.

    varicella zoster   26 Eylül 2006 15:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :TS Irony

İLGİLİ OLABİLECEK ETİKETLER

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage