metroya geçmek için kullanıyorum gerçekten pratik
boQ gibi
kitchenette'nin karşısındaki banklarda oturup arkadaşlarla muabet ederken kendimi yazlık bi yerdeymişim gibi hissetmeme neden olan yer..peyzajını da kuzenin yapmıs olması ayrı bi gurur kaynağı tabi=))
halkın yarısı kanyona kalyon diyor. heryerde kalyon inşaat tabelaları varsa ordan mı kafaları karışıyor ne...
Cok avrupai bir mimarisi var.Pahali oldugunu dusunenler sirf vizyon gelistirmek icin gidebilirler.Turkiye'de boyle yapilarin artmasi gurur verici bence,sosyal statu kavgasiyla yazik ediliyor diyorum.
haftanın bir günü kanyondayım ofis katında
öle işte :))
ziyaret etmeyı dusunmedıgım yerlerden bırı:) alternatıf bır cok yer var:)
bir kere gittim. ananem gülme krizine girdi insanların giyim tarzlarına vs. bi daha da gitmem =o
istanbul'da yapılmış en iyi alışveriş ve yaşam merkezi olduğunu düşünüyorum. açık olması ve dışarıdaki fırtınayı tattırması da cabası.
haramilerin saltanatını yıkacağız dedik,
herifciler birde mabed açmışlar.
Bu fukara ülkede böyle yer açanıda, böyle bir yere gideni de eşşekler kovalasın..
ya üstünü tendeyle kapattılar sadece
evet pek bi ironik olacak ama çok yakında koridorlarında dolaşmak üzere bir kutup ayısı..
lakin proje aşamasında kışın sokaklarının(!) tavandan ısıtılması sözkonusuydu. yani eğer bi değişiklik olmadıysa popolar her daim sıcak kalacak. (son durum ne bilemiyorum ama)
Sinemasına hasta olduğum alışveriş merkezi
su anda kiraların en pahalı olduğu yer. ofis bloğunda bütün istanbul'u ayaklarınızın altına seren ama hem ofis katlarında hem de mağazalarda sürekli sorunlar olan, yağmur yağmasın da bi yerlerden su akmasın diye dua ettiğiniz modern gecekondu. yine de çok seviyorum. öğlenleri sürekli orada yemek yememe rağmen dükkanlarını hala gezmediğim gezmek de istemediğim, artık buz gibi, soğuklar, yağmurlar, karlar arttıkça nolucak buranın hali dedirten, en alt kattaki kitchenette'in yazın keyifli kışın içerisinin çok gürültülü olduğu, her an bir ünlüyü gördüğünüz, yeni açılan harvey nichols'ın ilk ayda umduklarının cok üzerinde satış yaptığı, bu durumda "eee memlekette enayi zengin çok" dediğiniz, mimarisi cok guzel olan ama "keske burada degil de san diego gibi bi yerde olsaydı burası, kışı ağır yaşayan istanbulla burası ne alaka" dedirten bi garip yer. aslında yazacak daha o kadar çok şey var ki...
yazın cevahirde dolaşırken kendimi arap diyarlarında, kanyonda dolaşırken avrupada hissettiğim ve insanların türkçe konuşmalarına bayaa bi süre şaşırdığım, karnı yarık pek estetik bir merkez.
i love it i love it i love it
Artık otoparkın ücretli olduğu, kışın alaska havası yaşatacak mekan..
alt katta - starbucks'da oturup kahve içerken yukarıları izlemek pek keyifli oluyor
bana orda herşey fazla yapay geliyor. insanlardan tutunda daha bilimum şeyler. sokakta yürümek istersem çıkar paşa paşa yürürüm. burnu havada bilimum insanla aynı yerleri tavaf etmenin bir cazibesi yok. ayrıca mağaza karması da çok başarısız. cevahirde 1 saatte işini halleder çıkarsın. yağmur çamur derdi de olmadan. burda bişi almak için mağaza ara da bulasın.
harvey nichols hadi canım komik olmayın. 2 günde 400 milyarlık alışveriş yapan ve yurdum insanı tabir edemeyeceğim topluluğa burdan bir alkış!
yapan mühendis mimamr arkadaşlar
daha önce böyle bi mekana gidip etüdünü yapmamışlarmı?
BÖYLE BÜYÜK YATIRIMI SU BASARMI??