toplam 37 kişi bulundu. 17 adedi gösteriliyor.
~45 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 önceki sayfa »
su anda kiraların en pahalı olduğu yer. ofis bloğunda bütün istanbul'u ayaklarınızın altına seren ama hem ofis katlarında hem de mağazalarda sürekli sorunlar olan, yağmur yağmasın da bi yerlerden su akmasın diye dua ettiğiniz modern gecekondu. yine de çok seviyorum. öğlenleri sürekli orada yemek yememe rağmen dükkanlarını hala gezmediğim gezmek de istemediğim, artık buz gibi, soğuklar, yağmurlar, karlar arttıkça nolucak buranın hali dedirten, en alt kattaki kitchenette'in yazın keyifli kışın içerisinin çok gürültülü olduğu, her an bir ünlüyü gördüğünüz, yeni açılan harvey nichols'ın ilk ayda umduklarının cok üzerinde satış yaptığı, bu durumda "eee memlekette enayi zengin çok" dediğiniz, mimarisi cok guzel olan ama "keske burada degil de san diego gibi bi yerde olsaydı burası, kışı ağır yaşayan istanbulla burası ne alaka" dedirten bi garip yer. aslında yazacak daha o kadar çok şey var ki...
yazın cevahirde dolaşırken kendimi arap diyarlarında, kanyonda dolaşırken avrupada hissettiğim ve insanların türkçe konuşmalarına bayaa bi süre şaşırdığım, karnı yarık pek estetik bir merkez.
Artık otoparkın ücretli olduğu, kışın alaska havası yaşatacak mekan..
alt katta - starbucks'da oturup kahve içerken yukarıları izlemek pek keyifli oluyor
bana orda herşey fazla yapay geliyor. insanlardan tutunda daha bilimum şeyler. sokakta yürümek istersem çıkar paşa paşa yürürüm. burnu havada bilimum insanla aynı yerleri tavaf etmenin bir cazibesi yok. ayrıca mağaza karması da çok başarısız. cevahirde 1 saatte işini halleder çıkarsın. yağmur çamur derdi de olmadan. burda bişi almak için mağaza ara da bulasın.
harvey nichols hadi canım komik olmayın. 2 günde 400 milyarlık alışveriş yapan ve yurdum insanı tabir edemeyeceğim topluluğa burdan bir alkış!
yapan mühendis mimamr arkadaşlar
daha önce böyle bi mekana gidip etüdünü yapmamışlarmı?
BÖYLE BÜYÜK YATIRIMI SU BASARMI??
şimdi ingiltere'de rüzgar testleri yapılmaktaymış. insanlar kanyonun bir ve tek ve kopyalanamaz olmadığını duyunca bunalıma girio. mükemmel olmuş. iç mimarisini tabanlıoğlu yapmış ama sonra beğenilmeyeince brigitte weber'e vermişler. bi de sevil peach ki ben o kim tanımıorum.
cevahirle bir tutulur mu hiç? hepimiz o yeşil kaplamanın izolasyon falan olduğunu düşünmüştük.
Benim boğulduğum alışveriş merkezi...sıkıntı basıyo insan gittiğinde...gön golaş dön dolaş merdivenlerden in..yine dön merdivenlerden in..araba yerin 7 kat altında çüş! Acaba bir dikkan kirası ne kadardır diye düşündüm ilk gittiğimde.
Kanyon fena halde Field of Dreams'i hatırlatıyor bana.
Hani Kevin Costner'ın dağ başında bir tarlası vardır, bir gün tarlayı sürerken şöyle bir ses duyar "if you build it, they will come" ve hemen işe girişip bir beyzbol sahası yapar tarlada ve beyzbol oyuncuları (tercihan ölü olanlar) gelir top oynarlar.
Kanyon da böyle bir yaklaşımın ürünü sanki, yanlış anlama olmasın, gelenler ölüdür demek istemiyorum kesinlikle ve fakat ana mantık benziyor:
"bir yer yapalım, içine şapkacı, mumcu gibi süper pahalı ve saçma mağazalar açalım ve sonra bekleyelim bakalım, if we build it they will come"
önemli not: Mimarisine hastayım.
ben beğenmicem diye önyargıyla gittim ama gerçekten de çok beğendim..ellerine sağlık adamların, markalar son derece uçuk fiyatlara sahip olan markalar ama hepsi de güzel, şık ürünlere sahip ( herkesin tarzı farklı tabii) hedef kitlesi bakımından direk A+ ama walla güzel yani..kış akibeti meçhul o ayrıııı
girişte soldaki yürüyen merdivenleri pas gecip, daha sonra aşagı inmeye veya yukarı cıkmaya niyetlendiginizde tekrar girişteki o merdivenlere dönmeniz gerekiyor. bu arada içeride bayagı bi dolanıp ee nerden incem ben diye bakınıyosunuz. yada ben kabiliyetsizim, ki kuvvetle muhtemel.
dolanırken sigara içebilceeniz müstesna alışveriş merkezi
kuş bakışı bakınca kanyon denebilecek yer kalkık bir buruna benziyor. mimarlar john burunu diyor. mimar işte illa isim takacak.
jamiroquai geldiğinde gezebilceği mekan (şapka dükkanı varda...)