1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü’nde hazırlanan bir konser çalışması olarak gündeme geldi. Anadolu halk şarkılarını, kendi kültürel yapılarını baz alarak orijinal dilleriyle yorumlamaya çalışan bu proje; ana olarak dört bölümden, Türk, Kürt, Azeri ve Ermeni şarkılarından oluşuyordu. Çalışma, ‘çok-kültürlü’ bir coğrafyada ‘kardeşlik içinde bir aradayaşama’ ilkesine dayanarak, halklar arasında yaratılan kutuplaşma ve gerilime karşı bir duruşu da içeriyordu.
Daha sonraki dönemlerde Kardeş Türküler çalışması, değişik kültürlere ait şarkılara da yönelerek repertuvarını genişletmeye başladı: Laz, Gürcü, Çerkes, Çingene, Makedon, Alevi… şarkıları, müzik topluluğunun düzenleme anlayışı içinde biçimlendirilerek icra edildi.
Topluluk, 1995 yazında kurulan Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun (BGST) müzik biriminde yer alan proje çerçevesinde, çeşitli sanatsal etkinliklere ve kültürel gecelere, festival ve şenliklere katılmaya devam etti. Haziran 1997 tarihinde, Anadolu-Mezopotamya eksenindeki müzik geleneklerinin ürünlerini örneklemek üzere ‘Kardeş Türküler’ albümü Kalan Müzik tarafından yayınlandı.
1998 yılında, İstanbul’da özel bir radyonun yaptığı dinleyici anketinde ‘yılın grubu’ seçilen Kardeş Türküler kadrosu, ikinci albümünü daha lokal ve spesifik bir projeye ayırdı: ‘Doğu’ (Kalan,1999).
Folk Roots dergisinin Temmuz 2000 tarihli sayısında tanıtımı yapılan ‘Doğu’ albümü, aynı dönemde İngiltere’de yayın yapan Radio Not-Wonderful’un listesinde 4. sırada yer aldı. 2000 yılının Şubat ayında, Jérôme Cler’in hazırladığı ve Cité de la Musiques / Actes Sud tarafından Fransa’da yayınlanan ‘Musiques de Turquie’ adlı kitabın cd ekinde, albümden iki ş’ıya yer verildi.
‘Doğu’ albümünden bir şarkı, Songlines dergisinin Anadolu müziklerine ayırdığı Ekim sayısının eki olan karma albümde de yer aldı. Yine Folk Roots dergisinin Ocak-Şubat 2001 sayısındaki karma albümde ‘Doğu’dan bir şarkıya yer verildi.
Aynı derginin Ağustos-Eylül 2002 sayısında Kardeş Türküler’le yapılan bir söyleşi yayınlanırken; Almanya’da yayınlanan Folker! dergisi de, Mayıs-Haziran 2002 tarihli sayısında toplulukla yaptığı bir söyleşiye yer verdi.
Topluluk, yaşadığı coğrafyanın çok-kültürlü, çok-etnili yapısını, ilk kez çektiği bir Türkçe-Kürtçe video kliple de gündeme getirmeye çalıştı. Kültürler arasındaki alışverişin müzikal alanda bir örneği olarak düşünülen bu şarkının video klibi, bir ‘ilk’ olması itibariyle ana haber bültenlerine konu olduysa da, oto-sansür uygulayan ulusal kanallarda pek yer almadı; ama kardeşlik ve barışı önemseyen çevrelerden olumlu tepkiler gördü. Avrupa’da yaşayan ünlü Kürt müzisyen Şivan Perwer’in Eylül 2000’de piyasaya çıkan ‘Roj û Heyv’ (Güneş ve Ay) adlı albümünün müzik yönetmenliğini ve düzenlemelerini üstlenen Kardeş Türküler kadrosu, daha sonra Yılmaz Erdoğan ve Ömer F. Sorak’ın yönetmenliğini yaptığı ve öyküsü doğuda geçen ‘Vizontele’ filminin müziklerini hazırladı.
‘Soundtrack’ olarak da yayınlanan bu çalışmasıyla, Ekim 2001 tarihinde 38.si düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Film Müziği’ ödülünü aldı. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından da aynı ödüle lâyık görüldü.
2002 yılında, yine çok-kültürcülük konseptiyle hazırlanan ‘Hemâvâz’ (Kalan, 2002) albümü, Avrupa baskısıyla da (Connecting Cultures, 2003) uluslararası dinleyiciye ulaştı.
Ocak 2004’te Yılmaz Erdoğan’ın yönetmenliğini yaptığı ‘Vizontele Tuuba’ filminin müziklerini hazırlayan Kardeş Türküler’in bu çalışması, ‘soundtrack’ olarak Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Kardeş Türküler’in son albümü, «Bahar» 2005’te yine Kalan Müzik etiketiyle çıktı.
canlı dinlemek nasip olmadı... halkçıyız geçinip bilet parasını uçuranlardan olmasalar daha çok sevicem.
Şivan'ın şarkısını bile en az Şivan kadar iyi yorumlayan çokda sevdiğim grup...
kerwane mesela, mirkut, siya şaperen, dile me sewda, leyla, elo dıno, ez kevokım vs... dinle dinle doymam bunlara...
ﻉAsfur
ﻉAsfur tallim nişşibbek v elle ye lülü
خEbbini ﻉindik خebbini deﺥlik ye lülü
Kiltillü inte min veyn ellim niﺡdüdi’s-sema
Kiltillü ceye min veyn elle min beytil ciran
Kiltillü خeyef min min elle min afas خirben
Kiltillü rişetek veyn elle ferfetha’z-zemen
Asfur tallim nişşibbek v elle ye lülü
خEbbini ﻉindik خebbini deﺥlik ye lülü
Nezlet ﻉe ﺥeddü demﻉa vicneحetü mitkiyye
Vit hedda bil arduv el bedde imşev mefiyyi
Dımmaytuha elbiv sar vitvecceﻉ ﻉelecrüحatü
Ebel meykesiril حebs kessar soto vicneحatü
Kiltillü inte min veyn ellim niﺡdüdi’s-sema
Kiltilla letﺥefi’t-talla ﻉ şefiş-şemsilli raحtitlaﻉ
Vit’tallaﻉ ﻉel ğebi şef inna jil حirrib tilmeﻉ şefic veneح
ﻉEmbit zeح zeح
Min ﺥelfib vebil ﻉilliyye
Şefil ğebi ﻉembit حellee
ﻉElecveniحil حirriyye
Kiltillü inte min veyn ellim niﺡdüdi’s-sema
*******************
Kuş belirdi penceremde, ey lülü dedi bana
Ne olur yanında sakla beni
Nerelisin dedim gökyüzünün sınırındanım dedi
Nerden geliyorsun dedim komşu evinden dedi
Kimden korkuyorsun dedim eski bir kafesten dedi
Tüylerin nerde dedim zaman dağıttı dedi
Kuş belirdi penceremde, ey lülü dedi bana
Ne olur yanında sakla beni
Yanağına gözyaşı döküldükanatları düşmüşken
Sitem edip ayağını yere vurdu ve dedi ki
Yürümek istiyorum yürüyemiyorum
Kalbi karardı ve yaralarına acıdı
Ceza evini kırmadan sesi ve kanatları kırıldı
Nerelisin dedim gökyüzünün sınırındanım dedi
Nerden geliyorsun dedim komşu evinden dedi
Korkma dedim yakında güneş doğar
Bana bakarken özgürlüğü hissettiğini söyledi
Kanatlarının uçtuğunu gördü dağların doruklarından
Dünyanın değiştiğini gördü hürriyetin kanatlarından-
Nerelisin dedim gökyüzünün sınırındanım dedi
Nerden geliyorsun dedim komşu evinden dedi
Demmê
Demme demme demme
Çi xveş e demme
Werin hev ra bigrin
He meşk u sem e
Cema me şuna Ehl-i Beytane
Sema meye tera çend qible rane
Riya me riya Dewdu İmame
Xizir hazir nazir li ser riya ne
Eme birati bikin re tevdir
Em nabin hesire ber zulumen mir
E ben zemamen beqeyd u binur
E rabe zemamen tari u zuxur
Dem dem dem
Ne güzeldir dem
Gelin birlikte tutalım
Meşk ile sema
Cemimiz Ehl-i Beytlerin yeridir
Semamız kaç kıbleye bedel
Yolumuz Oniki İmam'ın yoludur
Hızır hazır nazır yolumuzdadır
Kardeşliği yol yordam yapacağız
Bey zulmünün esiri olmayacağız
Gelecek prangasız aydınlık çağlar
Kalkacak karanlık zuhur çağları
-
Ala Gözlü Nazlı Pirim
Ala gözlü nazlı pirim
Gönül senin pervendedir
Ben severim, sen kaçarsın
İman senin nerendedir
Derviş Alim der övdüğüm
Aşkın hayalin kurduğum
Suç benim değil sevdiğim
Sana meyil verendedir