Sürükleyici, düşündürücü ve sonunu bir türlü kestiremeyeceğiniz bir solukluk romanlardan, finalde ters köşeye yatırır adamı.
Etkisinde bırakır en az 1 hafta, nereye giderseniz gidin, ne yaparsanız yapın uzun bir süre kabullenemezsiniz o iç acıtan finali ..
insanı şok eden bir kitap gerçekten.özellikle sonlarına doğru okurken insanın tüyleri diken diken oluyor.sonra kitabı bitirip yanınıza koyduğunuzda duvarla 5 dakika kadar göz göze geliyorsunuz.sonra bir yazar ancak bu kadar iyi bir kitap yazabilir heralde diyorsunuz.trevinian,zekasına hayran bırakıyor.
arkdaslar treviniandan bahsetmekteyizz..bırakında da hayatınızın en iyi kitabını oluversin yanii.. ilk kitabını okur okumaz gidip bütün kitaplarını alıpp bir çırpıda okuduğum şahsiyetir. beni bu kadar etkileyen bi yazar daha yoqq...
ne fazla mutluluğa, ne de fazla acıya yer bırakıyorum.
kendime güvenli ve kararlı bir yüzeysellik edindim.
...
"(...) dedikodu bizim kadınlarımıza günahın tadını çıkarma olanağı verir. Kendi işlemeyecekleri, işleyemeyecekleri günahlar. Çünkü onları cesaretsizlikleri, hayal güçlerinin eksikliği ve fırsatsızlık engelliyor. Biz de bu eksikliklere namus diyoruz."
"zevklerim var ama istahlarim yok,
gülüyorum ama pek seyrek gülümsüyorum,
beklentilerim var ama umutlarım yok,
esprilerim var ama mizahim yok,
cok atagim ama hic cesaretim yok,
acik sozluyum ama ictenligim yok.
cekiciligi guzellige tercih ederim,
rahatligi da yararliliga tercih ederim.
güzel kurulmus bir cumle bence anlamli bir cumleden daha iyidir.
hersey de yapayligi tercih ederim."
paul'den montjean'a
Lise son sınıftayken, tüm eserlerini okuduğum yazarın, okuyupta hatırlamadığım tek romanı. Demek ki en başarsızı diyebiliriz.
sonu "bence" okuyucuya göre yorumlanabilen kitap, yazarı anlamamakta ve katya'yı sevmekte ısrar ediyorum.
yaşadığım son bir buçuk yıl bir kitap olsa bu şekilde anlatılabilirdi herhalde.
"gün olup beni seveceği düşüncesiyle de avunamazdım. gençtim,romantiktim ama; aşkı zamanla büyüyüp gelişen bir şey olarak göremiyordum. maddelerine uyulacak bir anlaşma değildi aşk. ya bir bütündü, sizi tamamen içine alırdı ya da aşk değildi. başka bir şeydi. belki daha mantıklı, daha sakin bir şey. kendine göre yine güzel bir şey.. ama o şeyi istemiyordum ben..."
esas oğlanın kıza her seferinde bi çakıl taşı vererek sana parça parça dünyayı hediye ediyorum demesi enfestir..(aklımda kesin yapıcam bunu)
muhteşem bi finali vardır..filmi çekilesi kitaplardan biri
"aşk dediğin şeyin yeri insanın kalbi değil, kasıklarıdır, evladım"
kusursuz bir kurgu, enfes bir final ve gerçekten de bitirene kadar elden bırakılmayacak bir şaheser.
not: gram abartı yoktur. şiddetle tavsiye edilir..
Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan birisidir. Sonu insanı hayrete düşürecek kadar ustaca kurulmuştur. Kitabın hiçbir yerinde mantık hatası da bulunmamaktadır. Muhteşem bir kitap. Okuyunuz...
bence güzel bir kitap..trevanien hastalarına duyrulur..