Hey çocuk! Yanlış zamanda ve yanlış yerde doğdun. Senden öncekiler gibi. Kayıp kuşağın bir üyesi olmak için büyüyeceksin, yaşlanacaksın ve günün birinde geberip gideceksin! Eğer kendi kaderin izin verirse. Ağlayanın olmayacak. Senin ardından kimse anmayacak . Sen koca bir hiçsin! Koca bir hiç!
Bütün bunları yaşadıkça öğreneceksin. Gözünü açtığında hayat üzerine, üzerine gelecek. Kahrolası acımasız hayat. Direneceksin. Çünkü başka çaren kalmayacak. Belki küçük hikâyeler yaşayacaksın. Kendin kurguladığın. Belki bir aşk. Karşılığı olmayan ve ona kutsallık payesi biçeceksin. Onu ibadete dönüştürüp teselli arayacaksın. Oysa sen kaybedensin. Ait olduğun yerde aşkın sana külfet gelecektir. Taşıyamayacaksın ve kaçacaksın ondan.
Cehennemi öğretmeyecekler, onun içinde doğmuş olacaksın. Öfke, nefret ve tutku silahın olacak. Onları kuşanıp sokaklarda gezeceksin. Sevgiyi hiç tanımayacaksın. Çünkü kimse seni sevmemiş olacak. Her şeye saldıracaksın gözü dönmüş bir katil gibi. Oysa sen kendinin katili olacaksın. Seni ancak sen öldürebileceğini öğretecek hayat!
Soluk aldığın bu cehennemden kurtarabilecek fırsatların çıktığını sanacaksın. Onlara sıkıca sarılacaksın. Bunun seni tatmin etmeyeceğini er geç anlayacaksın. Geri dönüp olup bitenlere bakınca bu ödüllerin anlamsızlığını kavrayacaksın. Çünkü sen, yalanlarla avunacak kadar sahte değilsin!
Sen kaybedensin çocuk! Kaybedeceksin! Çırpınacaksın kafesin içinde canhıraş. Ama uçup gidemeyeceksin. Kanatların kırılmış olacak. Sen kafeste doğdun çocuk. Orası senin yuvan. Herkesin imdadına yetişen zaman sana öğretecek!
Ahlak bekçileri kusacaktır üzerine. Yeni kıyafetler dikmek isteyeceklerdir. İnan hepsi sana dar gelecek. Nefret edeceksin doğduğuna değil hayata karşı. Kompleksler geliştireceksin. Kimsenin düşünemeyeceği. Aşağılanmış, hor görülmüş hissedeceksin. 'Beni göm!' diye yalvaracaksın kendine. Oysa sen bir hiçsin. Hiç!
Bir ölüsün! Senden öncekiler gibi. Hiçbir teselli seni rahatlatmayacak. Ölülerin buna ihtiyacı yoktur. Eğer bir gün öfkenden sıyrılırsan huzura ereceksin. Ve diğerlerine benzeyeceksin. İmrendiğin karşı mahalledeki sürüngenlere. O zaman geldiğinde senin kaosun ve kışkırtıcılığın kalmayacak. Mutlu olduğunu sanıp elin cebinde ıslık çalarak volta atacaksın. Bir züppeden farkın kalmayacak!
Hiç unutma çocuk! Her yol bir gün çakışır. Ve sen çakışacaksın doğduğun mahalleyle. İşte o zaman özgürlüğün ne kadar yalan bir şey olduğunu anlayacaksın. Yalnız ve yalnız tek bir gerçekliğin olduğunu kavrayacaksın. Kaybedenlerin gerçekliğini! Ölülerin gerçekliğini. Ölüleri güçlü kılan sessizlikleridir. Seni de kimse duymayacak ama yine de yapabileceğin bir şey var çocuk. Haykır avazın çıktığı kadar: Bizler kaybedenleriz!