-oğuzhaaaannnn!!!
-buyur teyze..
-ya kusura bakmayın bu aralar çok kavga ediyoz,bizim herif astrpoza girdi de...
-olur böyle şeyler teyze..
-yavv sormayın anırıyo resmen evin içinde...
-neyse sağlık olsun teyze...
-ya ben menapoz o astrapoz öyle kavga edip duruyoz işte
-napalım,kısmet be teyze...
tabaklarını bildiğin insandır. zira aşure mevsimi kapını çalandır.
ne dinlediğini bildiğin insandır. zira televizyonunun sesi odanda çınlayandır.
arada seninle aynı telden çalandır:
hiç tanımadığım komşuma...
böyle karşı karşıyayız ya hani seninle, bazen akşam ne yediğine bakıyorum. sen şarap açınca, ben de bir kadeh koyuyorum bazen kendime. laptopunu alıp msnde dıynk dıynk yazışıyorsun bazen, kah bir gülümseme yüzünde, kah hüzün. annen geliyor arada, evini toparlıyor. bazı sabahlar balkondan balkona günaydınlaşıyoruz onunla, ama seninle hiç. arkadaşlarını da biliyorum, kimi zaman çılgın atmaya gelen sana. ah ne çok şey biliyorum senin hakkında.
biliyorum, sevgilinden ayrıldın geçen hafta. ağla ağla diye şarkılar çalıp bir koşu içeriye gidiyorsun. sonra bir zaman salona geri dönüyorsun. gözünün ucunda bir yaş, ekrana bakıyorsun. birşeyler arıyor gözlerin ve o sırada telefonun çalıyor. telefonunu açmıyorsun. bense birini arıyorum, telefonunu açmıyor. kafam karışıyor, yoksa ben seni mi arıyorum? hayır canım ne alaka...
neyse komşu, kutu kutu evlerimizdeyiz işte. birbirimizi uzaktan izliyor, hiç bulaşmıyoruz. adını bilmemek hoş. sana komşu diye hitap ediyorum içimden, seni öyle anlatıyorum üçüncü şahıslara. sen oradayken bana hırsız girmez ön balkondan, biliyorum. bazen sabahlara kadar sana hırsız girmesin diye pencereni ben gözlüyorum. belki de bu şehirdeki en güzel şey sensin diye düşünüyorum.
hu hu komşu. vallahi kötü bir niyetim yok, seni dikizlemiyorum, ben seninle uzaktan uzağa bir yalnızlığı paylaşıyorum. sana bir de şarkı yolluyorum. biliyorum sende yok. ama bu sıcağında ayrılığın, bu bizim şarkımız olsun mu? (sahdamar)
terastan evlerine su damladığını iddia edince anahtarınızı teslim ettiğiniz ve akşam eve döndüğünüzde kapıyı sonuna kadar açık bulduğunuz ve kapısını çalıp 'bu ne, açıklama bekliyorum' deyince 'unutmuşuz, unutmak bir mazerettir' diyen enteresan kişilikler. Ne mi oldu sonra? Yok yok, hala yaşıyolar...