kou luluyum , mutluyum ,umutluyum , huzurluyum vs ,vs, vs ,vs bunlar saymakla bitmes :) ahh bide finallerde 10 da 10 yapmasadım :d
veziroğlu kampüsü :) sahilde olmamıza rağmen sahile bir kere bakmak için gittim... ama tuvaletlerinin kapısı kapanmayan, yemekhanedeki dalyan köfteden sonra DİZANTERİ! olup günnerce kan gittiğim, yağmur yağdığında mermi yağıo sanıp derste bütün dikkatimizin dağılmasına, (çnkü tepemiz sac oda bir yağmur damlası vuruşunu milyonnarca kes büyütme yeteine sahip, kışın bere ve eldivenlerle derse girmemize, kaloriferin ekseri az yanmasına, yazın ise perde olmadığı için ilk bi kaç sene terden giydiklerimizin üzerimize yapışmasna (hele final zamanıysa) kısaca dışarıdaki havayı kışın daha souk yazın ise çok daha sıcak hissettirmesine, akan damlarına, içeride içilen sigara yüzünden prefabriğin duvarlarına sinen o iirenç kokuya, kendimizi atıcak bi çimenlik bulamamanın özlemiylen bir avuç çimenlerde tepinerek o duyguyu köreltmeye çalışmamıza rağmen çok seviorum seni :):) ve çok özlüorum!!
kantindeki içilen şarapları şekersiz çayları sabah kantini ilk açan tayfa olmayı derslere koşturmayı bölümdeki işi başkalrına satmaya çalışmayı :):) ohoo gider de gider bu... tez yazmam lazım şimdi :)
Anlatılmaz..Yaşanır..Camdan atlanır,yangın merdivenine tırmanılır.Kar kış demeden dağa çıkmak büyük sabır ister,arabayla gittiysen kapıda arabadaki arkadaşların arabadan indirilir,yürütülür... KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ