kovalak ayrıca;
elinde içkisiyle resim çektirir,bir yere oturduğunuzda önce malum marka sigarasını sonra telefonunu ve çakmağını üst üste koyar, elindeki avucundaki en ufak parayı bile gösterişe yatırır.. son zamanlarda kimsenin fakir görüntüsü çizmemesinin nedeni bu insanların çoğalmasıdır. marka olmayan herşeyden tıpış tıpış kaçarlar. kişisel iletisine 'sex time' yazarlar,facebookta en ünlü ve pahalı organizasyonlara katılacaklarını bildirirler,ama hiç gitmezler :):) aslında rock müzik adına henüz az şey bildiği halde, çok eskiymiş gibi davranıp aslında piri olmuş bir insanı dış görünüşüne bakıp iki kelime etmeme gibi bir ukalalığa kavuşabilirler. içmeyi bildiklerini söyleyip bildikleri tek şeyin bira olduğunu görürsünüz. ateist olmak,solcu olmak,feminist olmak kovalakların bilinçaltında daha karizma olduğundan böyle bilinmek,böyle bir imaj bırakmak için çabalar dururlar. sözde aslan pratikte aptalı oyanarlar. tabulu insanlardır her konuda. takmış oldukları belli başlı şeyler vardır. converse tanrıları olabilir. saçlarımı sarı yapacam diye iğrenç yeşilimsi renklerinin farkında değillerdir.
çok acımasızca oldu :):) kısaca gösteriş düşkünü diyebiliriz.
artık balıkesir falan kalmadı. kovalak milletin çoğalması sonucu bence türkçeye geçmiş kelime. bayadır biliyorum bu kelimeyi. ama inanın bir görüşte tanımak buraya anlatmaktan daha kolay :):)
kolay gelsin..
gaziantep, şanlıurfa, kahramanmaraş, kovalakbalıkesir
balıkesir insanının inanılmaz bir durum tespiti yapma ve sıfatlandırma becerisinin kanıtıdır vesselam
Balıkesir ve civarına ait ağızlardaki dillere dolanmış kelime!
Kovalak hangi durumlarda kullanılabilir mesela???
Diyelim sen orta son, bilemedin hazırlık filansın. Balıkesir Zühtü Özkardaşlar Lisesi'nin dandik soyunma odasında, bedenden çıkmış geyik yapa yapa okul kıyafetlerinizi giyerken aradan bir keko ortaya laf atıyor;
"Ulaaan ceketin cebinde de 20 milyon vardı! kimse almamış!"
Ya da aynı kekin kimseye çaktırmadan annesine zar zor aldırdığı Adidas'larını sildiğini, ama lütfen dikkat, bu durumu kimseye çaktırmadan yaptığını hayal edin.
veyahut bir başkasının (aynı adama yüklenmek ayıp) daha kimseciklerde cep telefonu yokken, daha Balıkesir gibi yerde Turkcell'e öcü gibi bakılırken elinde cep telefonunu tesbih gibi salladığını ve "o dönem konuşmaların çok pahalı olmasına rağmen"
herkese cep numarasını verdiğini düşünün!
ya da bu arkadaşın, başka bir arkadaşıyla cep telefonlarının hafif hafif çoğalmaya başladığı dönemde, "her gece evden konuşurken" onlara SMS atacak başka arkadaşları olmadığı için durduk yere birbirlerine havadan sudan ya da öften püften SMS attıklarını düşünün.
ya aklıma gelmedi daha fazlası anlayan da kovalaklık neymiş biraz olsun anladı!