toplam 4 kişi bulundu. 4 adedi gösteriliyor.
~8 ahkam var.
Bir kilidin ''kılik'' sesiyle başlar herşey.
Sonra açılmaya direnen
Gıcırtıdan adeta ağlayan bir kapının aralanması...
Önce toz ve yıpranmışlığın kokusu burnuma dolar.
Gözlerimin karanlığa alışması biraz zaman alır
Ama nasılsa odada görebilecek tek tek bir şey vardır.
Üstü kırmızı örtüyle kaplı bir...
Bir şey işte, her hangi bir şey.
Yavaş adımlarla üzerinden toz kalkan tahta zeminde yürürüm.
Evrenin merkezinde boşlukta yürüyorum sanki,
Herhangi bir duygudan yoksun.
Olmasını ya da bulmayı umduğum hiç bir şey yok.
Hiç yok!..
Ve perde iner...
Kırmızı yumuşak örtü odanın bir köşesine savrulur.
Kırık, kirli bir boy aynasında gördüğüm nedir?
Ben değilim bu bana bakan,
Ortasındaboşuna yansımamı görmeye çalıştığım,
Adeta ışığı bile soğuran bu karanlık gözler benim değil.
Bu donuk beyaz ten,
Bu ifadeden yoksun surat...
Kırık ayna parçalarında
Parça parça gördüğüm yüzümde aradığım buruk düşler...
Kendini inkara sürgün edilmiş bir varoluşun
Ruhunu taşıyor harap olmuş bedenim.
Varoluşumu yazdığım taştan kitabelerin altında
Tonlarca ezilmiş benliğim.
Oysa sadece kutsiyetini istiyordum gözlerindeki ışığın
Ki sebebi insan olmamandı.
Ve şimdi içime gömdüğüm acı benim değil,
Düşlerim dünlerimle yandı.
Kitabında tek taraftı hayat
Sana isyan, bana talandı.
Soluduğum zehir yaşam olsun da damarlarına.
Oku insanlığını inkar yargılarla,
Oku kaderimi yazdım cehennem çukurlarına.
Yansın, yansın da arınsın ruhumdaki yalanlar.
Büyük düşlerine yeter mi bilmem de
Bana ağır gelir yalanlardan kalanlar.
Şimdi sözlerim elimde neşter,
Bir damar çeperi mesafedeyim
Hayatını kana bulamaya.
Çoktan umudu kestim de
Acaba değermisin kanımda boğulmaya.
Bundan sonra,
En fazla sımsıkı sardığım bir ceset olursun
Kendi cesedimin yanı başında.
Zaten beni içine çektiğin kabusun ortasında
Anlamsız iniltiler gibiydi vadettiklerin.
Oysa, hiç kimse olmak istemiştim ben aslında.
Şimdi başlığı yok, yazarı bilinmiyor
Tüm bu düzene sokulmuş simgelerin.
Şimdi adı yasak
Suskun bir karanlıktır sahibi
Tüm bu anlamsız kelimelerin.
NightFaller
kessem bileklerimi dilim dilim kaç kilo kan akar kaç kişi görünce aır ve ağlar ahh ben hiç bir zaman sizden olmadım tanrı şarkısını söylerken bilerek sustum yutsam hapları kutu kutu kaçı yok ader tek seferde ne kadar çeksem vursam damara zehiri yığılırım aniden ahh zehir bile hükmedemez ki benim asil hücrelerime dnimin şarkısı çalıyor mutlu oluyorum burdayım tam da karşında intiharı unutuyorum çünkü ölü bulunmaktayım hiç doğmamış biri olarak intihar saçma
Son bir veda nasıl olur emin değilim,
hele ki yönüm bir bilinmezken.
Son kez tenine dokunmak nasıl hissettirirdi acaba,
hislerim benden alınmışken.
Mutluluk…
Uykusuz gecelerin yanılgılarımıydı.
Her şey siluetin siluetinin silueti…
Şehrinin arka sokaklarında ismi kayıp bir adamım,
bilinmez adımlarımın adresi.
Nedir tüm bunların nedeni, nedir aşkın bedeli? Hayır! Diye haykırarak uyandığım her sabah
kendime şunu söylüyorum.
Sanırım kendi kendimi durdurmak istiyorum.
Aslında anlayamadığım çok şey var.
Dün gece yine seni bekliyordum penceremde hiç gelemeyeceksin biliyorum ama yinede bekliyordum.
Dün gece, bir melek indi pencereme.
Elleri kan gözleri ağlamaklıydı.
Nasılda kıyılırdı böyle bir güzelliğe ve acı bu narinlikte ne arardı.
Sözlerin yoksunluğunda ona baktım sadece.
Belki sadece beynimdeydi, beklide sadece gözlerimde…
Ellerimin uzanacağı kadar yakın,
el süremeyeceğim kadar saftı.
‘’Adın ne?’’ diye sordum.
Adı yok…
Adı bana yasaktı…
Bir damla yaş süzüldü gözünden.
Avucumla tuttum, bu kadar saf bir şey yere damlamalıydı.
Sonra kendi gözyaşlarım geldi aklıma.
Kendime kızdım, hangisinin bedeli bu kadar ağırdı.
Düşümde ya da düşüncemde,
gözlerimde ya da sadece beynimde
ama dün gece bir melek vardı penceremde…
bileklerimden boşalan kan mı neden bu sensiz gecenin kızılına
bu yürek tüketti artık ne varsa elinde avucunda
bu nedensiz yalnızlığa yok yapacak bir yorum
keşke ellerin ellerimde olsa, hissedebilsem seni
ama ellerim kan içinde, ellerimi hissetmiyorum
bu aşka ölürdüm, bu aşk yüzünden öldüm
artık intiharlar kuşanıp, kana bulanmak var bu aşkın vuslatında
işte bu yüzdendir ya, sana bu son elveda...
Hey siz karanlıkta olanlar!
Artık gönüllü kurbanınızım karanlık ritüelinizde.
Kapansın tüm ışıklar
Kırılmış tüm umutlarım artık ellerinizde.
Bir bir yakın mumları karanlığına düşlerimin,
Elden ele dolaşsın soğuk, keskin metal.
Neylesin bu yürek ondan gelen acıyı
Zaten kalbimde koca bir yara var.
Gölgeli yüzlerinizdeki gülümsemeyi
Ve beni korkutabilme isteğinizi biliyorum…
Göğsümde gezdiriyorsunuz
Ürpertici, soğuk ellerinizi
Ve kulaklarıma fısıldıyorsunuz
En sarhoş edici cümlelerinizi.
Boşuna uğraşmayın
Kapattım kulaklarımı zehirli yalanlara.
Ve bunca sonuçsuz çabanızdan sonra
İsyandır gülüşlerim,
Suratlarınızdaki çarpık şaşkınlığa.
Şimdi çekin gözlerime karanlığı
Bu yürek korkmaz!
Ben acı ve karanlığın dölüyüm…
Şimdi kesip biçin uzuvlarımı
Bir damla kanım akmaz
Ben zaten ölüyüm…