This morning I woke up in a curfew;
O god, I was a prisoner, too - yeah!
Could not recognize the faces standing over me;
They were all dressed in uniforms of brutality. eh!
How many rivers do we have to cross,
Before we can talk to the boss? eh!
All that we got, it seems we have lost;
We must have really paid the cost...
dışlamalıyız birilerini.yüzlerimize en çirkin boyaları sürdükten sonra "siz" ve "biz" diye takımlar kurup, savaşmalıyız hiç bir zaman tekin olmayan sokaklarda.az olanları görmezlikten gelmeliyiz biz çoğunluktakiler. ezmeden geçmemeliyiz hatta.
dışlanmışlığın filmi bu.
önemli olan düşüş değil yere iniştir...
hala son 20dk.sını izleyemediğim film :S
dünya bizim...
altyazı süpervizörlüğünü yaptığım film...filmi
karekare izleme şansım olmuştu...
mathieu kassovitz'in yıllar öncesinde fransa'nın bugününü anlattığı filmdir kendisi.getto'larda yaşananların ırk ayrımıdan değil fakirlikten doğduğunu anlatır. aslında kısaca ve güzel anlatımla bir düşüşün hikayesi de denebilir.
ya da : gökdelenden düşen adamın mırıldandığı gibi: buraya kadar her şey yolundaydı. buraya kadar her şey yolundaydı. buraya kadar her şey yolundaydı...
bitiminden sonra yarım saat sessizliğe ve boş bakışlara sebep olan film...
gerçekten harika bir filmdi.karakterlerin gerçekten farkı yoktu.toplumun dışına itilmiş farklı ırk ve mezhepten göçmenler,tutunamayan umutsuz insanlar...
herşey okadar gerçek ki film değilde sanki belgesel gibi.
çürümenin sonu yok denilebilir ama unutulmamalıki aslolan yere iniştir.
"şimdiye kadar herşey yolunda..."
buraya kadar herşey yolunda
buraya kadar herşey yolunda
öğrencilerle-işverenler arasında cereyan eden '68 olaylarına; bu sefer başka bir noktadan, kaybedenlerle-efendiler arasından bakan suni endüstriyel fransız filmi. neye muhalefet ettiğini bilemediğim bir yeniyetme yönetmenin elinden çıkmasına şaştığım hafif bir ergenlik sonrası protestosu diyorum. hadi siz de deyiverin.
nique la police!!
bittiginde hassss dedigim ciddi manada cok beyendigim filmler arasında ilk sıralarda olan filmlerden
le monde est a vous
dunya sizin!!!
Heard about the guy
who fell off a skyscraper?
On his way down past each floor,
he kept saying
to reassure himself:
''So far so good...
so far so good...''
How you fall doesn't matter.
lt's how you land!
hayatımda izledigim en iyi filmlerden,
50. katdan aşağı düşen adamın öyküsü....
hocamın tavsiyesiyle izlediğim muhteşem film!
la haine!
dö bas git!
tüm oyuncuların gerçek adları ile oynadıkları film.finali muhteşem bittiği zaman beraber izlediğim kankayla bi 5 dakika hassktir deyip durmuştuk.sarkozy gibi ırkçı p.çlerin ileride cumhurbaşkanlığına oynayıyacağını sezmiş heralde mathieu abimiz;yapmış uyarıyı kaç sene önce ama yok bu fransızlar da lö akıl!
yonetmeni Mathieu Kassovitz e un kazandıran film.
Mathieu Kassovitz'in yönettiği başrollerinde Vincent Cassel, Hubert Koundé ve Saïd Taghmaoui'nun oynadığı 1995 yapımlı filmdir. Paris banliyölerinde yaşayan, ezilmiş ve fakir üç gencin bir günlük hikayesini siyah beyaz anlatır. Film karakteri itibariyle dalgalı bir yapı izler, güldürür, sinirlendirir, üzer. Sonu çarpar adamı, ekrana bakarsanız. İşin acı tarafı; bu film hâlâ gündemdedir, Fransa hâlâ ayrım yapar.