toplam 25 kişi bulundu. 5 adedi gösteriliyor.
~50 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 önceki sayfa »
@Moonshield
yazdıklarını görünce gözlerimi ovasım geldi , bak sana puan bile verdim bravo !
*not:
İnsan laik olmaz devlet laik olur
@deli kurt
Bence bilgi sahibi olmadan fikir yürütme ,zira ahkamların ele veriyor seni !
Laiklik adam olmaktır herşeyden önce. Hey alttaki sen ve senin zihniyetinde olanlar bu ülkeye en büyük kötülükleri yapmıştır. Sizin gibi yobazlar bu ülkeyi sömürmüştür. Siz emperyalistlerin maşasısınız siz yerli işbirlikçisiniz. Devlet kurban derilerini sizin gibi satılmışlar bölücü oyunlar yapmasın diye toplar. Siz insanların inançlarını kullanan emperyalist bölücülersiniz. Örümcek beyinlisiniz.
Laiklik niyete göre soyulan bir muzmudur ?
yok yani eğer öyle olmasa , din ve devlet işleri ayrıdır diyen laik devlet neden dini bir vecibe olan kurban ibadetine dahil olup vatandaşın derilerinin peşinden koşar durur düşünürüm sık sık :/
devletlerin dini olamaz, ancak bireylerin dini olabilir demektir.
devletse cogunlugun dini ne olursa olsun herkese esit hizmetten sorumludur, herkese esit yaklasmalidir.
bu yuzdendir ki afrika kabilesi uyesi nasil ki ciplak giremezse derslere Turkiyede, musluman turbanlilar da girmemelidir kanimca.
ya da ikisi de girebilmelidir. ama bu izin kotu emeller icin kullanima cok aciktir/ ve yine aciktir ki cogunluga imtiyaz taninacaktir.
gel de cik isin icinden...
ozellikle son cikan yasalardan sonra.
turkiye eger diger islam ulkelerinden farkli, modern ve ilerde ise bunun en onemli nedeni laikliktir...
bunu kabul etmeyeni anlamak mumkun deil
laiklik insanın kendine yakışanı giymesidir diycemde olmucak...
bir basortlu ile sortlu ve parmak arası terlıklı kadını aynı potada eritip tek egitimi veremeyen ulkemın ilkesidir...
"sen kal sen gec"
laiklik halkın kendi kendini yönetmesidir! yok o cumhuriyetmiydi yoksa?:P :D :D
"Devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması"dır. Cennetten tapu dağıtanların, bize oy vermeyen cennete giremez diye cahilleri sömürenlerin, arap hayranı takiyyecilerin, tarikatçilerin nefret ettiği hukuk kavramımızdır. Ben müslümanım diyerek oy toplamaya alışık olanlar, bu nefretin nedenini "türban" gibi gösteriyor... Evet, türbanı bayrağı yapıp sözümona özgürlük adına yeni anlamlar yükleyip kendilerine siper olarak kullananlar, 5 senelik TEK BAŞINA İKTİDAR dönemi boyunca bu konuda bir adım atmadı... Nedeni ise bu yasakta kalkarsa bunlar gibilerin vadesinin dolacak olması... Halkın ve muhalefetin taleplerine kulak tıkayıp istedikleri yasa tasarısını meclisten jet hızıyla geçiren TBMM'nin mutlak çoğunluğu, bu konuda sadece atıp tutuyor, bu vaatlere inanıp oy veren KENDİ TABANLARI için, hiçbiri kılını kıpırdatmıyor ve yine aynı boş vaatlerle gelip oy isteyecekler... ve yine hiçbirşey yapmayacaklar.
din ve devlet işlerinin biribirinden ayrılmasıdır..bu kadar basit bir tanıma sahip olmasına rağmen farklı farklı vurgulanarak farklı anlamlara çekilmesi, isteyenin kafasına göre şekillendirmesi, yaptıkları uygulamaları savunurken "e bu laikliğe aykırı değil ki" diyerek esnetmeye çalışılması, ülkenin geleceğinin emanet edildiği gençlerin bu kavramı anlayamamaları için ellerinden geleni yapmalarıyla lakiliğin anlamı değiştirilemez..anlamı gayet nettir ve tartışılmaya gerek yoktur:din ve devlet işlerinin birbiri ayrılmasıdır
ülke gündemi değiştirilmek isteniyorsa hemen ortaya atılır ve 1 hafta kadar ülke gündeminin baş köşesinde durur.kimse laiklik konusunda bişi bilmez ama herkes çok şey bilir öylede karmaşık bi kavramdır ilk okulda bize öğretildiği gibi din işlerinin devlet işlerinden ayrılması e ama devlet işleri din işlerinden ne zaman elini eteğini çekecek?ya da soru şöyle sorulmalı din mi devlete müdahale ediyor yoksa devlet mi dine müdahale edip kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyor.he bi de türkiye laiktir laik kalacak sloganı var nedense bu slogan bana savaş baltalarınızı çıkarın sözünü hatırlatıyor,bilmiyorum garip bi his:)
anlamının ne olduğunu bilmeyenlerin ağzında dolaşan kelime
aynı sınfta hem afrikalı inançlarına göre yaşayan üstsüz bir kız...
aynı zamanda karaçarşaflı bir hanım...
upuzun sakallı,eli değnekli bir derviş...
turuncu elbisesiyle bir budist...
kutsal ibadetlerini okulda da yapmak isteyen bir satanist....
sırf türbansızsınız ya türbanlısınız diye sizi bırakan hocalar....
bütün bunlara hazır mısınız?
düşündünüz mü hiç?
laiklik bunu önler işte..
çünkü devletlerin ve devletle ilişkili olanların dini olmaz....
@monapizza
Öncelikle; saldırgan sayılabilecek bir dil ile ve devamlı olarak benim şahsımın ne olup ne olmadığı ile ilgili fikirler yürüterek kendini ifade etmeni rahatsız edici bulduğumu söylemeliyim. Ben senin için “sen şuna saplanmışsın, sen şöylesin yok böylesin” gibi ifadeler kullanmıyor, böyle bir tutumdan kaçınıyorum fark ettiysen, dilim dönmediğinden değil yoksa. Eğer beni bir fikir konusunda ikna etmek gibi düşüncen varsa (ki yaptığımız şey tartışmak ise bir noktada öyle de olmalı), bunu ancak şahsımı rencide etmeyecek şekilde gerçekleştirebileceğinin de farkındasındır. Eğer ikna etmek gibi bir düşüncen yok ise içinde bulunduğun tavır salt sataşma olur; durum buysa söyle, hiç girmeyelim zaten. Bu ricamı ilettiğime göre sohbetimize devam edelim;
Laikliğin herhangi bir engel yüzünden uygulanamadığını değil, kasıtlı olarak uygulanmamaya gayret edilmiş olduğu konusunda fikrim şimdilik sabit. “İktidarı tehdit edici ve düşürücü etkiler için kullanılmış” demişsin. Vikipedi’den doğrudan doğruya alıntı yapacak olursam: “Lâiklik, devlet yönetiminde her hangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir.” Özet olarak, iktidar, propagandasına dini referans niteliğinde bir içerik katmadığı sürece laiklik ile tehdit edilmesi, düşürülmesi mümkün değildir. Açıkçası, bir meydana gidip bir siyasiyi dinlediğimde “Sevgili din kardeşlerim” ve benzeri bir hitap duymak istemiyorum. Duyduğum taktirde hukuki yaptırım olmasını da can-ı gönülden arzuluyorum. Dinim, dilim, rengim, etnik kökenim ne olursa olsun ben bir Türk’üm, ben bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıyım; o kalabalıkta yanımda duran insanlar da öyle ve her şeyden evvel buna göre hitap edilmeyi, insan olarak böyle değerlendirilmeyi talep ediyorum.
“Dünyada uygulanıyor olması uygulanan yerlerdeki insanların bundan tamamıyla hoşnut olduğu anlamına da gelmez.” Vikipedi’deki tanım üzerinden devam edecek olursam; “Laik aynı zamanda din dışı dinle ilgisi olmayan anlamlarına da gelmektedir.” Yani? Burada kast ettiğin hoşnutluğun tam olarak neyi karşıladığından emin değilim, yanlış anlamış olmam mümkün. Ancak, laiklik bir inanç sistemi değil, devletin bir garantörlük üstlenmesidir. Laik bir devlette kimse benim inançlarıma karışamaz; ne bana bir inanç dayatma hakkına sahiptir ne de inançlarımın gereklerini yerine getirme özgürlüğümü kısıtlama yetkisine sahiptir. Aynı zamanda kimse dini kendi emellerine hizmet edecek şekilde yorumlayamaz, çarpıtıp özüne zarar veremez (din dışı din). Eğer ben inançlarımı gönlümce yaşayabiliyorsam, burada hoşnut olmayacağım şey nedir? Özgür ve seçim hakkına sahip olmak mı?
“laiklik dogma bir inanç sistemi değildir.” Burada belki bir yazım hatası oldu, o yüzden ne dendiğini anlamadım; evet laiklik dogma değildir, inanç sistemi hiç değildir. Yoksa; “dogma bir inanç sistemi değildir o yüzden farklı farklı yorumlanabilir” mi demek istedin? Hayır, öyleyse laiklik inanacağın bir şey değildir, bir prensiptir yani bir inanç sistemi olamaz. Farklı farklı yorumlanacak bir şey değildir. Ha ama şu olur, laikliğin sertliğinin değişmesi mümkündür. Avrupa’dan bahsedecek olursak “katı bir laikliğin uygulandığı” ülkeler mevcuttur. “Yeniden tanımlama” ile arzulanan şey ancak, zaten “gevşek” durumdaki laikliğin daha da hafifletilmesi (ya da teorik olarak katılaştırılması) olabilir. Teorik olarak diyorum çünkü bu fikri ortaya atan kişinin daha katı bir laiklik arzuladığını zannetmemekteyim.
Bu konudaki katılık ve gevşeklik nasıl olur? Git gide daha küçük şeylerin yaptırım görmesi veya git gide daha büyük şeylerin göz ardı edilmesi şeklinde olur.
“farklı kültür ve medeniyet sahibi bir toplumun laikliğini içeriğine ilişmeden alıp ülkende uygulamaya kalkma(k)”; şimdi, kusuruma bakma, maksadım haddimi aşmak değil ama eğer bu cümlenin anlamını gerçekten kast ederek söylediysen, ÇOK büyük bir çelişki var bu cümlenin içinde. Laiklik, farklı kültür ve medeniyetlere sahip toplulukların aynı çatı altında huzur ve barış içinde yaşamasını garanti altına almaya yönelik bir prensiptir zaten, var oluş amacının yarısı budur! Hâl böyle iken çok kültürlülüğe yönelik daha ne gibi ekstra düzenleme gerekmektedir?
“ayrıca söylediklerin batının salt modernitesiyle de örtüşmemektedir.” Valla örtüşmüyor olabilir, hiç dikkat etmedim, etmiyorum da. Batının ne dediği beni bağlamıyor; ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak vatandaşlık ihtiyaçlarımdan kaynaklanan bir düşünce üzerine fikir yürütüyorum.
“ancak sen son sözde entellektüellerin gibi onlar üretsin ben aynısını ülkeme getireyim hiç tartışamam dersen (…)”; bu ülkede haddinden fazla sözde düşünür olduğu konusunda mutabıkız. Hatta sırf sözde olan çok şey var ne yazık ki. Ancak ben şu noktada nasıl bir gruba dâhilim ki o grubun düşünürlerinden bahsediyorsun? Bir yanlış anlaşma olmasın, ben şu anda ne sağ ne sol ne yukarı ne de aşağı konuşmuyorum, ben bir insan ve vatandaş olarak konuşuyorum. “Hiç tartışamam” diyen türde bir insan olsaydım şimdiye kadar bu kadar parmak yormuş olmazdım herhalde?
@monapizza
Tartışmak, açık bir tanıma ulaşılamadığı taktirde ihtiyaç hissedilecek doğal bir yöntemdir. Ama açıp bakacak olursak, laikliğin ne olduğu konusunda kapsamlı ve net izahat bulmak mümkündür.
Yaptığım hiciv fazla üstü kapalı olmuş ki "kafası basmıyor" diye hakaret ettiğimi zannetmişsin. Bilakis kafasının çok iyi bastığını ama işine gelmediği için anlamazdan geldiğini ima etmiştim. Zira evet, tartışılacak bir şey varsa pek tabi tartışılır ama burada tartışmaktan değil, teorik olarak oturmuş bir kavramı sözde yeni baştan yazmak gerektiği iddia edilmektedir. Birazdan söyleyeceğim nedenden dolayı da bu söylemin samimi ve iyi niyetli olduğu inancını taşımıyorum.
Uygulanamamış bir laiklikten bahsetmedim ben. UYGULANMAMIŞ bir laiklikten bahsediyorum. Laiklik uygulanabilir bir kavramdır, dünyada örnekleri mevcuttur, uygulanabilir hale getirmemizi gerektirecek bir düzenlemeye ihtiyacı yoktur.
Uygun hale getirilmesi gereken belki kavramın kendisi değil ama bizzat bizim kafalarımızdır. Laikliğin tanımı halkın anlayamayacağı bir şey de değildir ancak kasten anlatılmayan ve çoğunlukla "din ve devlet işlerinin ayrılması" diyerek kestirilip atılan veya "dinsizliktir" diyerek köküne kibrit suyu ekilmeye kalkılan bir kavramdır.
Laikliği çiğneyenler en başta politikacılar olmuştur çünkü geçmişte oy bakımından dara düştükleri noktada onlardan beklenen ülkenin kalkınmasını sağlamalarıyken ki bu da zor olandır, halkın maneviyatına yönelmişlerdir.
Bireysel inançları her ne olursa olsun, maneviyat Türk halkını bir arada tutan, toplum olarak güçlü kılan bir unsurdur ki işte tam da bu yüzden mevcut laiklik kavramı ile korunup kollanması gerekir. Ama politikacılar bu maneviyatı tekrar ve tekrar istismar etmektedirler. Bu tekerrür eden istismarlar, benim böyle bir söyleme şüphe ile yaklaşmamı haklı kılacak niteliktedir.
Gördüğün gibi bir şeyi "örtbas" etmek gibi bir kaygım yok. Keşke senin temenni ettiğin gibi okuma oranı yükselse de, biz böyle serzenişlerde bulunma ihtiyacı hissetmesek.
Anlatabildiğin, karşındakinin anlayabildiği kadardır.
Meclis başkanı da kendi kafasının bastığı kadarlık bir tanımlama istiyor. (... yersen).
Laikliğin yeniden tanımlanması falan değil de, uygulanmaya başlaması lazım. Nüfus cüzdanlarında yer alan "din" hanesi bile falso, kimseye beyan etmek zorunda değilim ki ben neye inandığımı. Bu kadar şekilci, göstermelik, ufak bir şeyde bile laiklik uygulayabilmiş değiliz.
laiklik..? din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devletin bütün dinlere eşit mesafede olup her din ve mezhepten insanın inançlarını özgürce yaşayabilmesinin teminat altına alması anlamında mı?
yoksa devletin bireyin neye inanıp neye inanmayacağına karışması, "inanmana izin verdiğim şeye inanmana izin verdiğim kadar inanabilirsin." diyebilmesi ve "resmi ideoloji"nin adeta bir din gibi topluma dayatılması anlamında mı?
"Biz bize benzeriz."
"Türkiye kendine özgü şartları olan bir ülke."
"Türk tipi laiklik"
"Türkiye laiktir, laik kalacak!"
"laiklik" i bu ülkenin ulaşması gereken nihai hedef olarak görenler yukarıdaki söylemlerle ömür tüketmeye devam edebilirler. ancak ben inanıyorum ki, bu ülke birgün adı "çağdaş uygarlık düzeyinin üzeri" olarak konulan gerçek hedefine ulaşacak ve uluslararası arenada hakettiği yeri alacak. ve malesef toplumu bölmekten başka bir halta yaramayan bu ve benzeri abuk sloganların ve onları dillerine dolayanların bu hedefe ulaşmada hiçbir katkıları olmayacak.
laiklik ilkesini benimsemeyenlerin layığını bulmasını istiyorum aslında ama...kurunun yanında yaş da yanar diye dileyemiyorum...