@artu , anlattıklarında doğruluk payı elbette var. benim göz doktoru arkadaşlarım ve diğer tanıdığım bir çok göz doktoru, sorduğum soruyu hep geçiştiriyorlar. kendileri gözlük kullandıkları halde neden lazerle ameliyat olmuyorlar? cevapları genellikle "belli şartlar oluşmadığından dolayı" diye başlayan cümleler. yani, o kadar göz doktoru var, hiç birinde gerekli şartlar oluşmamış ha?
öte yandan, lazerle tedavi konusunda kullanılan teknik çeşidi artık iyice arttı. bu sayede, artık daha kaliteli hizmet alınabiliyor :)
Memnun kalmayan, şikayet eden görmedim. Şimdi başınıza gelecekleri sayayım: Ameliyat zaten beş-on dakika sürecek, günümüzde otomatik odaklı makinelerle yapıldığından eskisi gibi çok küçük de olsa kör olma ihtimaliniz filan da yok, Yüzde 99 ihtimalle başarılı geçiyor, yüzde bir denk gelir de başarısız geçerse gözünüz eskisi kadar bozuk kalıyor o kadar. Ameliyat sonrası miyop veya astigmatın nüksetme ihtimali de yok denecek kadar az. Bütün bunlar 5 dakika lazer altına yatmakla. Sonra ilk gün gözleriniz çok yanacak ve akacak. Kesinlikle televizyon izlemek ya da kitap okumak yok, zaten o kadar çok akıyor ki, doktorun verdiği uyku haplarının da yardımıyla o günü uyuyarak geçiriyorsunuz. Sonraki birkaç gün gözlerinizde hafif bir batma hissi olacak, verdikleri damlalar bunu yok denecek denli azaltsa da 3-4 gün gözleri fazla yormamakta hayır var. Sonrası, bir ay kullanabilirsiniz dedikleri damlayı bile bir haftada bırakmak ve metrelerce ötedeki tabelaları, zevkten dört köşe, okuyabilerek vakit geçirmek. Gözlüğüm neredeydi yok, temizlemek yok, televizyon karşısında uyuyuakalıp da yamulmuş gözlük sapıyla uyanmak yok, yok oğlu yok. Şahane oluyor. En ufak risk yok, en ufak yan etki yok, bir günlük göz ağrısı var, ardından ömürboyu rahatlık.
Hadi koş, git çizdir gözünü.