1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

leaving las vegas beni tanımlar diyenler

toplam 25 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

leaving las vegas hakkında leaving las vegas

~25 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

    amy'nin efsanesini detoksla zehirlemeyeydiler

    innocuous ill   24 Eylül 2011 23:27   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    söz bukowski'den açılmışken "İnsanların yanında mutlu değilim, yeterince içersem kayboluyorlar."ı da anmadan geçemem.

    faverin   24 Eylül 2011 23:13   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Sanırım içmek, ertesi sabah tekrar hayata dönülebilen ve her gün tekrarlanabilen bir intihar biçimidir. Charles Bukowski.

    innocuous ill   24 Eylül 2011 23:00   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    tanıdık bi hikaye inno.

    essghi   24 Eylül 2011 22:57   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Filme kaynaklık eden romanın yazarı, kendisi de büyük bir alkolik olan John O'Brien, kitabın haklarını sattıktan iki hafta sonra intihar ediyor. Yazarın babası, 'Bu oğlumun intihar mektubuydu' diyor. Elbette çok çok üzücü.
    -Ölmek için mi içiyorsun?
    -Belki de içmek için ölüyorumdur.
    Alkolizmi bu replikten daha iyi anlatan bir ifadeye rastlamadım.

    innocuous ill   23 Ekim 2008 17:35   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    do you tube   25 Nisan 2008 04:03   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Her markete girişimde içki reyonunun önünde bir kez aklıma gelen ve bir şişe fazladan almama sebep olan film.
    Neden içiyorum neden bunu yapıyorum sorusuna ise inceden gönderme mevcuttur filmde.Ki bence yeterince de alkolizmi anlatmaktadır...
    Doğru hatırlıyorsam;
    - Neden?...
    - Karım beni terkettiği için mi içiyorum?
    - Yoksa ben içtiğim için mi karım beni terketti?
    Sorularının cevabını bir karede aramıştır...
    O boşluk doldurulmamıştırda film için...Yerinde olmuştur.
    O boşlukları alkol doldurur zaten.
    Dolduramadığı yere kadar devam.

    thormenthor   10 Şubat 2008 23:10   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yanılmıyorsam nico bu filmle oscar almış, içki baaamlısı nı cannandırmak bu kadar zor mu bea zuhaha

    crash and burn   27 Mayıs 2007 23:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    herşey tamam güsel de adam nie alkolik olmuş,o konuya hiç girmediler bende kafadan bi sürü senaryo yazdım, basıları güsel oldu sanırım

    crash and burn   27 Mayıs 2007 15:18   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    uzun bir sure once coooook uuzun bir sure once aldiqim/indirdiqim yorum we puanlama ya gore harikulade olduqunu dusunduqum fakaat hala izlemek için sahs-i munasir birini bulamadıqım için bekleme de duran film.. :)

    iamperfect85   02 Mayıs 2007 10:15   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    elizabeth shue ve nic cage in olağanüstü performans sergilediği şiirsel mike figgis filmi..film, dondurup odanın duvarına asılacak bir ton kusursuz görüntülerle doludur..ve bunlardan biri de nic'in havuzun dibinde şişeyi diktiği sahnedir ki benim favorimdir..ve filmin sonundaki sevişme sahnesi sinema tarihindeki en hüzünlü sevişme sahnelerinden biridir..ağlamamak içten değildir..

    maniac and my pretty prozac   10 Şubat 2007 15:51   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    - I want you to talk or listen. Just stay.

    izlerken çok fena içesim gelmiştir.

    stone35   15 Aralık 2006 13:09   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    :: ismin Sarah mı ?
    :: Sera.. S - E - R - A .. Sera..

    uyuyan yüzünü izlemek için 500 dolar daha mı ?

    supleks   08 Aralık 2006 15:26   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    içelim güzelleşelim üzerine uzun metrajlı film çalışması.. peki ya elisabeth? vegas meleği..

    blisss   30 Kasım 2006 10:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Yolları başka olsa da kızgın bir Vegas kavşağında hayatları kesişen iki kaybedenin, gişe filmi olmasına rağmen sonuna kadar dürüstçe anlatılmış ve kurgulanmış hikayesi...

    Senaryo yazarı Ben Sanderson işten kovulur.
    Alkole yenilmiştir, alkole ve hayata.
    Aldığı tazminatla şişenin dibini görene kadar alkolde boğularak,hayatının son perdesini böyle kapatmak Onun tek amacı olur. Las Vegas’ a taşınır ve orada bir sokak fahişesi olan Sera’ ya rastlar. Sera, Ben’ in kaba saba davranışları kadar içindeki sonsuz nezaketi ve ince ruhu da görür, Ben’ i daha çok bu yönüyle hayatında varetmeye çalışır ve imkansız aşk çıkagelir.
    Her aşk kusursuz olmadığı gibi bu iki kaybedenin geç gelen aşkı da pürüzsüz değildir; Ben Sera’ nın fahişeliğine, Sera da Ben’ in içkide hayatını mahvetmesine karışmayacağına dair birbirlerine söz verirler. Fakat taraflardan biri oyunbozandır ve aslında Sera’nın Ben’ e, Ben’ in de Sera’ ya bu son durakta gerçekten ihtiyacı vardır.
    Bu yüzden gözü önünde Ben’in göz göre göre kendini öldürmesine dayanamayan Sera sözünden döner ve Ben’e bir doktora gitmesi için yalvarır. Fakat Ben kararlıdır, geri dönüş diye bir kavram yoktur onun için. Aslında hayatın kendisi artık Ben için ve Ben tarafından programlanmıştır, hedefse yegane sığınak olarak gördüğü ölümdür, bedeli ne olursa olsun.

    Neresinden tutarsanız tutun herşeyiyle canacıtan bir film, Mike Figgis’ten.
    Oyunculuklar keza, Oscar’ ı kapan Nicolas Cage ve Elisabeth Shue’ dan. Gerçek hayatları yansıtmak Cage’ e hep çok yakışmıştır. Ergenlik dönemimizin pamuklara sarılı Elisabeth Shue’ su ise burada tüm korunaklarından sıyrılmış, olabilecek en gerçek Vegas fahişesi performansıyla, aslında ne çapta bir oyuncu olduğunu gösteriyor.
    yer yer boğucu ama bu haliyle en çok yakışan, kasvetli ve gerçek bir anlatım. Filmin yapısına tam oturan caz melodileri yine Figgis’ten, bazı sahnelerde kulakların pasını silen vokaller de Sting’den. Senaryo ise, filmin gerçek kahramanı olan ve çekimlerin başlamasından iki hafta sonra tıpkı filmdeki gibi kendi yolunu seçen Jon O’Brien’ dan. O’Brien Leaving Las vegas’ ı miras bırakıp, bu dünyadan gittikten sonra Figgis, önce projeyi iptal etmek istemiş ancak daha sonra, filmi çekerek yazarın anısına ithaf etmiş ve iyi de etmiş. Çünkü bence sinemada görülebilecek ender güzellikte bir geç kalmış aşk öyküsü ve gerçekten yazık olmuş dedirten bir hayatın, hayatların aynası bu film.
    Hüzünlü çünkü gerçek, çünkü içten ve yapmacıksız. Hollywood blockbusterlarında anlatılan mutlu hikayeler ve mutlu sonlar burada yok, çünkü bu filmde mutlu bir hayat yok.

    Sahte ve kurmaca mutluluklar çevremizi öylesine sarmış ki, işte bazen Leaving Las Vegas gibileri gelip tüm bu kurmacayı altüst ediyor, tıpkı küçük bir deprem gibi...

    Burtonesk   12 Kasım 2006 01:08   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    ben sanderson - karım beni içki içtiğim için mi terketti, yoksa karım beni terkettiği için mi içmeye başladığımı hatırlamyorum...

    Kuzeys   14 Ekim 2006 01:13   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Mike Figgis/ bütün kadınlarda Sera bütün erkeklerde Ben Sanderson sendromu yaşanabilir
    insanın içesi geliyor

    creepp   08 Ekim 2006 02:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Nicholas Cage in en iiyi erkek oyuncu oscarını aldığı film..
    Hatunlardan bezmiş bi adamın kendini alkolle öldürme çabası ve karşısına çıkan diğer bezgin sera ile olan ilişkisinin işlendiği,alkol,kumar ve sex öğeleri ile bezenmiş, Don Henley in Come Rain or Come Shine parçasıyla ruhumuzu okşayan enfes film...

    yorke   07 Ekim 2006 01:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    film Sting'in söylediği Angel Eyes ile başlar:
    "have you ever had the feeling
    that the world's gone and left you behind
    have you ever had the feeling
    that you're that close to loosing your mind"
    duyunca anlarsınız zaten nasıl bir filme başladığınızı..

    goki54   04 Ekim 2006 15:38   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    günün birinde olurda ölmek istersem, kesinlikle ilham alacağım filmdir.

    igunth   04 Ekim 2006 15:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :Quantum Of Bambee

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage