1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

little children beni tanımlar diyenler

toplam 15 kişi bulundu. 15 adedi gösteriliyor.

little children hakkında little children

~33 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

    ne de guzel söylemıssınız sevgili bulutumsu, yazdıklarınıza katılıyorum ben de...

    Angelland   16 Ekim 2009 13:14   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    4 duvar ardında kendi küçük hayatlarımız küçük hesaplarımız ve yabancılaşmalarımız..benim en sevdiğim duygusu ise..birini sevmek için kusursuz olması gerekmiyor işte..sahip olduüun şey ne kadar değerli olursa olsun en az senin kadar eksikleri olan hataları kusurları ve yoksunlukları olan birinin yanında daha rahat hissedebiliyorsun kendini...kusursu olmaya çalışmak kusursuzluğu aramak boş...

    bulutumsu   16 Ekim 2009 12:52   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    fake fotoğraflarınızı almadan kendisini onurlandıralım. zidliyezu33@hotmail.com merak edenler ekleyebilir. şu ana kadar benle beraber 6 kızın fotoğrafını çaldığını tepsit ettim. daha fazlası da var ama benim ispat edeceklerim 6 kişi.

    kelebeklerdeosurur   29 Ağustos 2009 02:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kate winslet çok doğal çok güzeldi
    film biraz hayal kırıklığı yaşatsada izlemeye değer

    adentre   29 Ağustos 2009 02:49   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    beni felaket bunaltmıştı bu film..

    gilgaer   16 Aralık 2008 14:14   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    !!!Mükemmel bi filmdi!!!

    alakala   01 Mart 2008 00:35   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    filmin dışında ing. "küçük çocuklar" demektir.
    bknz: sözlük olarak sosyomat.

    lil   12 Eylül 2007 15:11   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    aslında erkeklerin tek olayının kendilerini kendilerine kanıtlamak olduğunu ve güzel hikayelerin hiçbir zaman mutlu sonla bitmediğini anlatan film. çok da haklı.

    spoiledrotten   29 Temmuz 2007 13:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    (İzledikten bir hafta sonra yazabildiklerim)

    Bu filme dair okuduğum eleştirilerin, izlediğim programların pek çoğunda konuşulanların ortak noktası, "Little Children"in tam karşılığı olan "Küçük Çocuklar" (ya da "Ufak Çocuklar") yerine, ülkemizde "Tutku Oyunları" adı ile vizyona girmesiydi.

    Son yıllarda, yayınlandığı pek çok ülkede popülerlik kazanmış (hatta, Çin'de olduğu gibi, gösterilenlerin "ahlaksallığı" ülke genelinde tartışılan bir mesele haline gelmiş, sansürlenmeye çalışılmış) bir dizi olan (Umutsuz Ev Kadınları) ile yaygınlık kazanan "dış sesin öyküyü anlatması" ve "farklı hayatlara sahip insanlar"ın, bir yerde, farkında olmadan kesişiyor olmaları üzerine kurulu bir üslubu, bu filmde de görüyoruz.

    İşte, bu noktada, nasıl ki "Desperate Housewives"de, beş kadın üzerinden, gündemdeki konuların gündelik hayattaki karşılıkları gösteriliyorsa; "Little Children"de de, çocuklar üzerinden, "tutkuların yönlendirdiği hayatlar" ortaya koyuluyor. Bu bakımdan da, filmin iskeletini oluşturan çocuklar yerine, filmin konusu, filmin gösterimde kullanılanacak isime yön veriyor.

    (Ne kadar yerinde olduğu tartışılır. 'in, 'dan "en iyi film" ödüllü, köydeki bir ailenin yaşantısı üzerinden "baba-oğul-tutku" üçlemini ele aldığı, "zaman" üzerine kurulu filminin, isminden dolayı insanlar tarafından "farklı" anlaşılabilmiş olmasını da göz önünde tutarsak; "Tutku Oyunları" isminin de seçilmesinin yerinde olduğunu düşünebiliriz.)

    *

    Filmin becerebildiği en iyi şey bence, olayın geçtiği yerdeki zamanın akışını ve ortamın dinginliğini çok güzel yansıtmış olması. O mevsimlerde, oraya benzer yerlerde çöken "öğlen miskinliği"ni izlerken hissettirebiliyor.

    En kötüsü de, dakikalarca, gereksiz ayrıntılarla ve zihin yormayan basit göndermelerle ördüğü öyküsünü bağlayamıyor olması. Ne Sarah Pierce'nin () o son sahnedeki telaşı; ne de bir alışveriş merkezinde, yanlışlıkla(!) bir çocuğu öldüren eski polis memuru Larry Hedges'in () megafonu kullanarak mütemadiyen taciz ettiği, dışladığı, "çocuk tacizliği"nden hükümlü, kendisi ile aynı mahallede yaşayan Ronnie J. McGorvey'nin (), evindeki çocuk biblolarını ve saatleri kırarak, kendini yaralayarak çocuk parkına gitmesi ve de annesine zarar veren "megafonlu"nun kendisinin yardımına koşması oturtulamamış filme. Bunların yanında, en kötüsü de, Brad Adamson'un (), evini, birkaç eşyasını alarak gizlice terkedip "yeni hayatı" ile olan randevusuna koşarak giderken, "tutkusu" olan kaykaylara takılıp kalması ve "'tutkusundan aldığı hasar'la, mevcut hayatına geri dönmenin yerinde olacağını düşünmesini" filmin, çok kötü somutluyor olması olmuş...

    insanasansoru   14 Mart 2007 14:56   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    bence yardımcı erkek oyuncu oscar'ı alamayan bi film olduğu için, "oscar"ın aslında ne kadar geçersiz ve abartılmış bir film yargılama sistemi olduğunun 815. kanıtı olduğunu düşünüyorum.

    eudoc   11 Mart 2007 01:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    türkçe "aşk bir varmış, bir yokmuş" diye çevirildiği için kendimi harlequin okuyomuşum gibi hissettiren şogüzel kapaklı bi kitab oldu bi kaç gündür.

    enola is gay   11 Mart 2007 01:22   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    dış sesin ağzından her çıkanı çerçeveletip duvara asmak istediğimden kitabını okumalı insan 3 vakte kadar. bu 3 saat olur 3 gün olur belli olmaz.

    yardımcı erkek oyuncu ödülünü alanı da izlemiş olduğuma göre ödülü almalıydı diyebile-biliyorum.

    enola is gay   05 Mart 2007 07:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    annenizle ve ablanızla birlikte izleyeceğiniz en son film olmalıdır kanımca-bir diğeri için bkz:oldboy-..özellikle arabadaki mastürbasyon sahnesinde ayağa kalkıp salonu terketmeniz an meselesi..fakat iyi filmdir en nihayetinde..bir banliyödeki kırık hayatların birbirinden kırık hikayelerini anlatır yönetmen..diyaloglar pek güzel yazılmış ve gayet iç karartıcı olabilecek bir hikayeyi o kadar da iç karartıcı olmadan anlatabilmiş yönetmen ki az önce ne demek istediğimi bende anlayabilmiş değilim..son olarak kaçırmamanız tavsiye olunur..en azından kate winslet ın oskarı hakedip hakketmediğini görmek için..

    maniac and my pretty prozac   10 Şubat 2007 16:11   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    binbir tane duyguyu birarada barındırıyor Little Children,izledikten sonra duygu karmasası içine giriyorsunuz.çok etkileyiciydi,çok sevimliydi.

    tet   08 Şubat 2007 11:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    filmde asıl oscara layık olan, muhteşem oyunculuğuyla aslında. yine de adaylar kate winslet ve jackie earle haley'in kazanmasını istiyorum. kate winslet'ın bi adet heykelcik alma vakti çoktan geldi.

    birthmark   04 Şubat 2007 19:03   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Films

    1994 Heavenly Creatures

    1995 A Kid in King Arthur’s Court

    1995 Sense and Sensibility

    1996 Jude

    1996 Hamlet

    1997 Titanic

    1999 Hideous Kinky

    2000 Holy Smoke

    2000 Quills

    2001 Iris

    2002 The Life of David Gale

    2002 Enigma

    2004 Eternal Sunshine of the Spotless Mind

    2004 Finding Neverland

    2006 Romance and Cigarettes

    2006 All the King’s Men

    2006 The Holiday

    2006 Little Children

    PoisonAlice   04 Şubat 2007 18:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kate winslet gerçekten oscar ı hakediyor,çok başarılı bir oyunculuk ve çarpıcı bir film

    PoisonAlice   04 Şubat 2007 18:40   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Kate Winslet'ın gelmiş geçmiş en çirkin haline şahit olunan filmdir zannımca..

    Filmin tek bir karaktere odaklanmadığı dikkat çeken unsurlardan biri. Her ne kadar başrollerin sahibi evlilik dışı ilişki yaşayan çiftmiş gibi görünse de asıl başrol 'e aittir. Zira tüm hikaye, tüm karakterlerin kesişim noktası ve sebebi bu şahıstır. Filmin en rahatsız edici ve en etkileyici sahneleri de haley'in içinde olduklarıdır.

    Günümüz ortasınıf Amerikan aile yaşantılarından kesitler sunan bir film, ne konu çok enteresan ya da bize uzak, ne de karakterler..

    theoria   31 Ocak 2007 13:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bu sene senaryo oscar'ını hakeden son derece çarpıcı film..
    sonunda herşey öyle bi tersine dönüyor ki, böyle bi filme daha başarılı bir final düşünemiyorum..

    beggo85   31 Ocak 2007 11:13   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    kate winslet her oynadı filmde gözümde çok çok daha büyüyo yücelio...
    filmin senaryosu hakkaten çok basarılı...bn de izlerken biraz gerildim açıkcası ama çok beğendim...

    nilosh   26 Ocak 2007 21:53   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :bleachedcocoon

bu etiketi açan kişi(?) : lost in train station

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage