İşte isimlerini felsefe tarihinden alan üç LOST karakteri:
1. Edmund Burke: Bu karakteri (şimdilik) tek bir bölümde izledik. 3. sezonun 7. bölümü olan 'Not in Portland' adlı bölümde Juliet Burke'ün (Elizabeth Mitchell) hayatına geri dönüş yaptığımızda, Juliet'in eski kocası Edmund Burke ile tanışmıştık. Zeljko Ivanek'in canlandırdığı Dr. Edmund Burke, Juliet ile aynı laboratuarda çalışan ama başkalarının araştırma projelerini kendine mal etmeye çalışan hasis ve güvenilmez bir tipti. Kendisine çarpan otobüs yalnızca onun ölümüne yol açmakla kalmamış, Juliet'in için Ada'ya giden yolu da açmıştı.
Gerçek Edmund Burke ise (1729 -1797) İrlanda kökenli bir İngiliz devlet adamı ve yazar olup Amerikan kolonilerinin bağımsızlığına destek vermiş ancak Fransız devrimine kesinlikle karşı çıkmıştı. Anglo-Amerikan muhafazakarlık ideolojisinin kurucusu olarak kabul edilir.
2. David Hume: Henry Ian Cusick tarafından canlandırılan Desmond Hume karakteri ilk olarak bir 'inanç ve bilim adamı' olarak görünmüştü daha sonra ise "live together, die alone" (birlikte yaşar, yalnız ölürüz) sözüyle akıllarda ve gönüllerde kendine yer buldu. Desmond'ın daha önceki hayatındaki gelişmeleri izlerken birden gördük ki bu karakterin tam adı David Desmond Hume.
Gerçek David Hume (1711 - 1776) İskoçya kökenli filozof, iktisatçı ve tarihçi olup, Batı felsefesinin en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. İnsan zihninin ve potansiyelinin kavranabilmesi için ilahi bilimlerin yeterli olmayacağını, ancak deney ve gözlemler yoluyla gerçek bilgiye ulaşılabileceğini ileri sürmüş olan Hume, Isaac Newton'ın bilimsel devrimci yaklaşımlarından çok etkilenmişti.
3. John Locke: Terry O'Quinn adlı aktör tarafından canlandırılan John Locke karakteri dizinin başlangıcından itibaren çarpıcı bir figür olarak yer aldı. Kötürüm olarak geldiği adada tekrar yürüme becerisine kavuşan Locke, adada sakin ve akil bir adam izlenimi verdi. Ancak geri dönüşlerden anladığımız kadarıyla adaya gelmeden önce son derece sinirli ve duygusal bir figür olarak görünüyordu. Dördüncü sezonun finalinde 'Ötekilerin' liderliğine kadar yükselen John Locke 'adada kalmak' konusunda çok ısrarlıydı.
Gerçek John Locke (1632 - 1704) çok önemli bir İngiliz filozofu olarak kendisinden sonra gelen çok sayıda düşünürün zihin haritalarını değiştirmiş ve İngiliz siyasi felsefesinin oluşumuna büyük katkılarda bulumuştur. Liberalizm ilkesinin temellerini atan Locke, bireyin özgür iradesini önplana çıkaran 'deneyci' bir düşünce tarzını savundu. Görüşleriyle hem Fransız devrimini hem Amerikan devrimini etkiledi. Bugün 'bireysel kimlik' veya 'kişilik' olarak nitelendirdiğimiz kavramlar üzerinden insanı inceleyebiliyorsak, bunu John Locke'a borçluyuz.
4 sezonuda birden izleyince aslında filmin bi boka benzemediğini anladım,hatta oyuncuların bildik tanıdık hareketleri bi süre sonra daral getiriyor.Ama yavaş yavaş izleyince tabi insanda acaba nolacak ,boku yediler mi yoksa falan diyor insan içinden :D
en komigime giden, hani kayip ku$ak gen-x falan diyoruz da,
apolitik keko genclgin kendini icinde kaybettigi $eyin isminin LOST olmasi daha bi trajikomik be abi.
hele issiz ada falan, komedi tam.
Don de bi tayyibe bak hey!