psikolojik sorunları olan çok sevdiği karısını, karısının isteği üzerine öldürmüş...
Fransiz Marksist teorisyen. Iki tane magnum opus'u vardir: "Marx Icin" ve "Kapital'i Okumak". Yaptigi Genc Marx/Olgun Marx ayrimiyla Marksizmin icindeki Hegelci ogeleri ayiklama cabasindadir, Marx'in 1845 oncesi yazdiklarini Marksist teorinin disinda sayar. Gelistirdigi "epistemolojik kopus" kavraminin Kuhn'un "paradigma devrimleri" ile dusunsel akrabaligi vardir. "Gelecek uzun surer"de kendi mahkemesinin yargicligini yapar, kendisine donuk en sert elestiriler yine kendisinden gelmistir.
yapısalcı kere yapısalcı ve yalnızca karısını boğazlarken özne olabilmiş şuursuz dahi.
o donem baska bir alanda ""Eric Hobsbawn" ın yaptıgını yapmaya calısmıstır ama ikisi de duvarla birlikte çöktüler.
kendisine kuramsal bir terörizmin asık suratlı başrahibi de denir bkz E.P. Thompson. o bir dahidir doğru felsefenin artık kendi öz işlevine(ayrım çizgileri çekmek) dönmesi gerektiğini söylediği için kuram düzeyinde felsefeye karşı büyük bir hareket başlatmıştır.
Hayır ideolojiden çıkış yoktur. İnsanın ürettiği ve müdahale ettiği herşeyde bir ideoloji vardır. İdeoloji denen kavram, çeşitli düşünce akımlarından, marksizmden, liberalizmden vs. ibaret değildir. İdeoloji bireyde saklıdır. Özet bütünden çıkar ama bütüne içkindir. Birey özetlemeden anlayamaz ve aktaramaz ama özetle sınırlı da düşünmemelidir. İşte o zaman kendi kazdığı kuyuya düşer, dilin labirentlerinde kaybolur. İdeolojilerin sonunun geldiğini çığırmak ya da ideolojilerin dışına çıkılabileceğini savunmak da içinde bir ideoloji barındırır. Bu en basit antitez olarak görülebilir ancak birisi bunu çürütsün o zaman da öyle konuşalım madem.
ideoloji ve devletin ideolojik aygıtlarını okuyorum su sıralar herkezin okumasını tavsiye ederim bence görsel sanatlarla uğrasıyosanız kesin okuyun
marx'ı hegelci özden kurtarmak istediğini söylerek hegelciliğe düşen, son kertede ekonomi belirleyicidir dediği için marxizm içinde sayılan yapısalcı fransız düşünür. "ideoloji balığın yaşadığı akvaryumdur" diyerek ideolojinin çıkışsız bir alan olduğunu düşünen umutsuz bir düşünürdür. ama bu sözü söylerken bir şeyi görememiştir. evrim sürecinde canlılar sudan karaya çıkabilmiştir. dolayısıyla metaforu hatalıdır. ideolojiden de çıkış vardır.
devlet bir şeyi iki yolla kabul ettirir:
1-baskı( ordu, yasa, polis..)
2-ikna (din, okul, medya..)
'devletin ideolojik aygıtları' değilde,'ideolojik devlet aygıtları' derdi ulus baker. eee o fransızca biliyor, ben bilmiyorum.
ayrıca "marx için","kapitali okumak" diye eserleride olan 20.yy avrupa marxistlerinden biri..
Altmışlı yıllarda Avrupa solunun gündemini belirleyen yapısalcı marksizm - varoluşçu(iradi) marksizm tartışmasının yapısalcı kolunun mühim teorisyenlerinden. Ne var ki, Althusser için yapısalcı denildiyse zihinlerde ortalama bir ortodoks marksist portresi canlanmamalı. Hatta, Türkiye'de yaşasaydı muhtemelen oportünistlik, döneklik, revizyonistlik, liboşluk gibi üç beş hazır etiketle yaftalanacak türden birisidir Althusser.
Hanımını boğarak öldürmüştür.
"onlar ilkeleri doğrultusunda değil mizaçları gereği muhalefet yapıyorlar" demiştir, sanki ülkemiz muhaliflerini 20 yıl evvelden bir dürtmüştür.
haftada üç dersimin olduğu salonda bir portresi aılıdır, hepsinde de bakışlarının altında otururum.
devletin ideolojik aygıtları..ayrıca ideoloji pis kokan bie nefes gibidir, hep başkasında bulunur diye bir sözü de mevcuttur.
marksizmin sadece altyapiya yogunlastigini ve üstyapisal kurumlari ihmal ettigini ortaya atan deli (sonradan delirdi evet) fransiz sosyalist. Ve dahi komünist abimiz. Allah rahmet eylesin.
Lenin ve felsefe kitabinin da yazari bu sarisin beydir.