MUTLU AŞK YOKTUR..
"adımlarınla bölünmüş
ve orman sevdalısı bir zorlu rüzgar gibi
el savuruşunla dağılmış yüreğimden
evden atılan tozum ben sabahları
ve gün boyu sabırla göze görünmeden geri gelen toz
farkına varılmadan büyüyen sarmaşık
kırılıp atılıncaya kadar candan bağlı büyüyen
aşınan taşım ben sen gele geçe
bekleyen iskemle her zamanki yerde seni
boşluğa bakarken alnının yaktığı cam
yalnız sana bir şey söyleyen beş paralık bir roman
okunmadan unutulmuş açık bir mektup
yarıda kesilmiş bir tümce ki değmez dönüp tamamlamaya
içinden geçilmiş odaların ürperişi
ardında bıraktığın ıtır kokusu
ve dışarı çıktın mı aynan gibi mutsuzum"
Louis Aragon
Alın şu ruhumun kitaplarını alın da açın rasgele bir yerinden
Parçalayın en iyisi anlamak için
Kokuyu da gizemi de
Açın sayfaları bir hoyrat parmakla buruşturun yırtın
Bir şey kalır onlardan yalnız
Bir mırıltı bir nakarat
Bir şey anlatmayan bakış
Uzun bir teşekkür kekeme
O çayır gibi mutluluk
Çocuk- Tanrı'sı karasevdamın
Duaların Ave Maria'sı
Sürüp giden uykusuzluğum.
Açan göğüm çiçeklerim
Ey aklım ey çılgınlığım
Mayıs ayım ezgilerim
Cennetim yangınım benim
Elsa yaşamım evrenim...
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Zaman sensin
Zaman kadındır. İster ki
Hep okşansın diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
Zaman sensin, uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler. Asıl demek istediğim bu
Hazzın ötesinde sevgim
Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum soluk alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Her söz
Dudağımda bir dilenen zavallı
Acınacak bir şey ellerin için kararan bir şey bakışının altında
İşte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakça kalp kristali
Kaba konuşmamdan gücenme benim. Bu konuşma
Ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Bilmem ben
Sana benzeyen zamandan söz açmayı
Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
Tıpkı uzun bir süre garda
El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
Bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden. Pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan
Korkuyorum senden.
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim.
Louis Aragon, Elsa'ya Şiirler
Ozellikle adiniz Elsa ise,mutlaka asik olacaginiz,kucuk yaslardan itibaren elinizde Elsa'ya siirler ile dolasip,sanki size yazilmis gibi dusunup onunla hayaller alemine dalacaginiz yazar.
"sana doğru geldim giden ırmak gibi denize. ve ömrümün her damla suyu senin sonsuzluğunun tuzunu aldı.
Yeter ki savaş bitsin
Hür olsunlar yeter ki
Ortak düşman dururken
Yiyecek kadar birbirlerini
Yurt haini sanmayın
Tanrı vardır diyeni
Tanrı yoktur diyeni
Kulenin tepesinde nöbetçi
Ateş etti görünce olup biteni
Biri düştü sendeliyor öteki
Hangisi ölecek dersiniz
Tanrı vardır diyen mi
Tanrı yoktur diyen mi
Ölmediler ama zindandalar şimdi
Bilin bakalım hangisi
Geceleri soğuktan titrer
Hangisi farelerden ürker
Tanrı vardır diyen mi
Tanrı yoktur diyen mi
Göyaşlarımız da benzer
Tıpkı silahlarımız gibi
Hangisydi ama ilkin ölen
Doğarken günlerin en zalimi
Tanrı vardır diyen mi
Tanrı yoktur diyen mi
Sırma saçlı güzeller güzelini
Anarak verdiler son nefeslerini
Biri tanrıya inanırdı
İnanmazdı öteki
Ama kanları aynı renkti gördüm
Aynı ışıkla gözlerinde göçüp gitti
.
.
.
.
bütün sosyomatçılara duyurulur
o kadındı, bu kadındı derken
korrrkunç bir hüzün bürüdü onu
o kadındı, bu kadın derken
korrrkunç bir hüzün
elsa triolet'nin sevgilisi.
ayrıca ismi, nette konuştuğunuz kişinin genel kültür seviyesini ölçmek için kullanılabilir.
"aragon" dersiniz, kişi "aragorn" sanıp atlarsa gönül rahatlığıyla blocklayabilirsiniz.
Acılara batmamış bir aşk söyle bana
Yıkmamış kıymamış olsun bir aşk söyle
Bir aşk söyle sarartıp soldurmamış ama
İnan ki senden artık değil yurt sevgisi de
Bir aşk yok ki paydos demiş gözyaşlarına
Mutlu aşk yok ki dünyada
Ama şu aşk ikimizin öyle de olsa!..
Aragon gibi düşünmek zor pek tabii ama şöyle bi lafı vardır ki keşke deriz: ' Partide verilen kısa bir ara sırasında oyuncular alevler içindeki
bir punch kasesininetrafında toplanırken ,
ağaca hala sana kırmızı kurdelesinin olup olmadığını sordum ' . Nokta
bir aşk düşününüz ki, erkek aslında eşcinsel olsun; ama yeryüzüne suretini yansıtan aynayı bir kadın tutsun ve erkek ona rastlayınca cinsel tercihini belleğinin derin dondurucusuna gömüp tam kırk iki yıl kadının yastığına baş koysun.dünya sanat tarihini etkilemiş ressamlar bu aşkın resimlerini yapsınlar, ozanlar şiirlerini, yazarlar öyküsünü yazsınlar. derken kadın ölsün.erkek yeniden ilk tercihine, eşcinselliğe dönsün. yaşlı gönlünü genç oğlanların deli kanında tazelesin.doğanın yasası gereği, o da ölsün bir gün. ve hayatındaki tek kadının yanıbaşına, cenazesiyle dönsün.
dünyada iki insan sırtında, hem de çok şık taşıdı böyle battal boy bir aşkı: elsa triolet ve louis aragon.
"tamamlamaya değmez yarım kalmış bir tümceyim
ürperişi çiğnenmiş odaların
geçerken yaydığın güzel kokuyum
ve sen çıkıp gidince mutsuzum aynan kadar"
Daha güzel anlatılabilir mi bir aşk?
Je vais te dire un grand secret Le temps c'est toi
Le temps est femme Il a
Besoin qu'on le courtise et qu'on s'asseye
A ses pieds le temps comme une robe à défaire
Le temps comme une chevelure sans fin
Peignée
Un miroir que le souffle embue et désembue
Le temps c'est toi qui dors à l'aube où je m'éveille
C'est toi comme un couteau traversant mon gosier
Oh que ne puis-je dire ce tourment du temps qui ne passe point
Ce tourment du temps arrêté comme le sang dans les vaisseaux bleus
Et c'est bien pire que le désir interminablement non satisfait
Que cette soif de l'oeil quand tu marches dans la pièce
Et je sais qu'il ne faut pas rompre l'enchantement
Bien pire que de te sentir étrangère
Fuyante
La tête ailleurs et le coeur dans un autre siècle déja
Mon Dieu que les mots sont lourds Il s'agit bien de cela
Mon amour au delà du plaisir mon amour hors de portée aujourd'hui de l'atteinte
Toi qui bats à ma tempe horloge
Et si tu ne respires pas j'étouffe
Et sur ma chair hésite et se pose ton pas
Je vais te dire un grand secret Toute parole
A ma lèvre est une pauvresse qui mendie
Une misère pour tes mains une chose qui noircit sous ton regard
Et c'est pourquoi je dis si souvent que je t'aime
Faute d'un cristal assez clair d'une phrase que tu mettrais à ton cou
Ne t'offense pas de mon parler vulgaire Il est
L'eau simple qui fait ce bruit désagréable dans le feu
Je vais te dire un grand secret Je ne sais pas
Parler du temps qui te ressemble
Je ne sais pas parler de toi je fais semblant
Comme ceux très longtemps sur le quai d'une gare
Qui agitent la main après que les trains sont partis
Et le poignet s'éteint du poids nouveau des larmes
Je vais te dire un grand secret J'ai peur de toi
Peur de ce qui t'accompagne au soir vers les fenêtres
Des gestes que tu fais des mots qu'on ne dit pas
J'ai peur du temps rapide et lent j'ai peur de toi
Je vais te dire un grand secret Ferme les portes
Il est plus facile de mourir que d'aimer
C'est pourquoi je me donne le mal de vivre
Mon amour
Louis Aragon
(Les Yeux d’Elsa : extrait)
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur