1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

münzevi ile ilgiliyim diyenler

toplam 17 kişi bulundu. 16 adedi gösteriliyor.


münzevi hakkında münzevi

~7 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    geri çekilme, dışarıyla özdeşleşen akışı, diğerini reddetme durumu...

    üç büyük tek tanrılı din inanışında hıristiyanlık pratiğinde sıkça karşılığını bulur. bu dinin tarihi, inzivayı tercih eden azizlerin notlarıyla doludur. bir hurma ağacının altındaki kaynaktan beslenmek suretiyle 72 sene boyunca tek başına yaşayan azizden, bir mağarada yaşamaktayken "papalık koltuğuna oturtulan" ve ardından katolik kilisesinin kumpaslarıyla öldürülen şehitlere dek bu notlar ilgi çekici nitelikler taşır. bu kişilerin yaşamları, tüm ortaçağ boyunca, kitleler tarafından büyük ilgi görür ve desteklenirdi... ancak bir arada yaşamaya karar vermiş münzevilerin kısazamanda aldıkları bağışlarla zenginleşmeleri, farklı sorunları, özellikle yozlaşmayı doğurmuştu. hıristiyanlık dini içinde bu tartışmalar sıklıkla yapıldı.

    münzeviliğin kökeni, zerdüşt dininde biçimlendi. aslında zerdüşt, tavır olarak, bu tip bir yaşamı reddetse ve kötücül niteliğe karşı savaşımı körükleyerek, geri çekilmenin olmayacak birşey olduğunu belirtse de fikirlerindeki nüve, gnostisizmi ve ardından mani'yi etkiledi. özellikle mani, geriye çekilmeyi, maddi alanı öldürmeyi ve ruhani yönü güçlendirmeye yönelik perhizleri uygulamak konusunda ısrarcıydı.

    müslümanlıkta, peygamber'in bu anlamdaki tavırları desteklemediği biliniyor. ancak kimi anlatılarda muhammed'in, içten içe böylesi bir geri çekilmenin taraftarı olduğu yorumu yapılageliyor. muhammed'in yeni kurulmakta olan dinini, etrafını çepeçevre sarmış düşmanlara karşı koruma kaygısı, yer yer tavır değişikliklerini getirebiliyor. zira, müslümanların kendilerine bir kabe belirleme tartışması sürecinde, kitabi dinlere mensup kişilere yönelik tavır değişiklikleri de bunu gösteriyor. savaş konusundaki ayetler de, büyük ihtimalle kendini savunma ihtiyacı duyan müslümanları aktif hale getirmenin yollarını arıyordu. bu anlamda, uhrevi bir alan, içine kapanma durumu, toplumun ihtiyaç duyduğu insanları kaybetmeme kaygısıyla biçimlenmiş olmalıdır.

    yahudiliğin inzivai yaşam tutumu, esseniler tarikatında belirgindir. din bir bütün olarak, dünyevi işler ile ruhani işler arasındaki dengeyi vaaz etse de, kabalistik yapılar da inzivai uygulamalar gerçekleşmiştir. perhiz, beden eğitimi ve tanrının isminin tekrarlanmasıyla oluşan dönemler, yolcunun tanrının sarayına yükselmesi yolunda ona güç katar. bu dinde toplu inzivai tutum dönemi olmuştur. esseniler tarikatı , bu tutumun altındadır ki, amaç, yahudi kütüründeki hellen etkisine karşı çöle çekilmek ve orjinal kültürü korumaktır.

    modern dünyanın münzevileri, böylesi bir tutumla ilintilendikleri oranda değerlidir. akış, bireyi aştığında yapılacak olan, akışın dışına çıkmak ve onu gözlemlemektir. bu biraz de kişinin kendisine ait olanı anlama yöntemidir. zamanı geldiğinde, dünyayı değiştirmek üzere yola çıkacak insanın, iç hazırlığıdır.

    barkayal   04 Kasım 2007 04:57   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    İnzivada... Bu tip kişilerin düzelme durumuna da; 'hortlama' denir... Zombi misalüü

    diferansiyel   04 Kasım 2007 04:09   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Münzevi,erdemi bir zorluğa dönüştürür.

    baudolino   31 Ekim 2007 15:09   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    virajlı harfler gibi yaşadım
    s' de kaldım; kahrın alfabe(s) inde
    ölümler vardı öldüm, ateşler vardı yandım
    bir yanardağ gibi içimden dünyanın yüzüne karşı
    içimden aşkların, inançların yüzüne karşı
    ihanetle öpüştüm, yazgıma küstüm
    öpüştüm ölümlerle, vuruldum düştüm
    yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda
    içimde yarım kalmış bir orman

    yağmurlar vardı, hepsini yağdım
    ne beklenen gelendi ne gelen beklenendi
    devrildim sabrın tehditkâr kabzasıyla
    uygarlık yarım kaldı, dedim ey zerdüşt
    ve yarım barbarlık da
    ikisi de caymadı...
    gökyüzü soldu
    avuçlarımda gencecik bulutlar öldü
    ardımdan sürüyerek getirdim kendi ölümü
    alın dijital dünyanıza kadavra yaparsınız
    içimde yarım kalmış bir orman
    içimde yanmış kalmış bir orman...

    kan bile ter ederken damarını, zamanlar an'larını
    her aşk kendi masalını...

    dedim, yapraklar mı terk eder ağaçlarını
    yoksa ağaçlar mı yapraklarını?

    dedim, kimse konuşmayacak mı artık
    susuşlarını?
    kimse...kimse toplamayacak mı çığlıklarını?

    ve neden birbirinin yüzüne yaslamış herkes
    kanlı mahcup bayraklarını?

    yanıt yoktu...
    çünkü soru yoktu, soru yoktu, soru yok!
    dedim ey nüshasız aslım
    be acıların hesabını veren yok; onları güneşe ser
    onları güneşe ser, güneşe!
    acı bu, herkes her yerde, o da güneşte çeker
    sonra katlar dolabına koyarsın
    arada bir çıkarıp ütülersin, anarsın
    bu acılar başka ne işe yarar
    bu başkalar hangi acıya yarar?

    /devrilse de üstümüze şehir yarar
    insana
    acıtsa da kalbinizi şiir yanar
    insana.../

    yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda
    içimde yarım kalmış bir orman
    içimde yanmış kalmış bir orman

    kentli bir münzeviydim
    virajlı harfler gibi yaşadım
    ölümler vardı öldüm, ateşler vardı yandım
    parlayıp yiterken kahrın alacasında
    na çar bir gölgeydim şehrin uğultusunda
    ve yalan bir müfreze hayatın ordusunda
    nere dönsem iğretiydi bir yanım
    ateş yanım, duman yanım, kül yanım
    gelen yarım, giden yarım, ben yalım
    yapraklar salllanıp dururken ağaçlarda
    içimde yarım kalmış bir orman
    içimde yanmış kalmış bir orman

    ödeştim cehennemimle hiç dublör kullanmadan
    boğuldu su, yenildi aşk, çürüdü devlet
    içimde çok yanılmış bir orman
    içimde çok yanılmış bir orman..."

    Eruseru   13 Haziran 2007 11:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    MÜNZEVİ

    münzevilik de bir yere kadar
    o yerden sonra insan
    izmarit dolu küllüğünü temizleyecek
    ya da
    mutedil sözlerini dinleyecek birini arıyor

    soğuk kış sabahları bizi bekliyor
    ve biz bir başka kent için
    valizlerimizi hazırlıyoruz
    ardımıza bakmaktan korkuyoruz
    şizofreniden korktuğumuz gibi
    el sallama alışkanlığımızı;
    o gecenin ayazından,
    biraz da rutubetten
    "istisnalar" arasına sıkıştırıveriyoruz
    münzevilik de bir yere kadar...

    artık sigaraya elim uzanmıyor
    ve de
    dudaklarım kepenklerini indirdi
    soğuk kış sabahları olabilir
    ama sıcak kış geceleri de muhtemel
    septik yaklaşmak lazım düşünce duvarlarına
    kırk derecede tüylerimin diken diken oldugunu anımsarım
    ava gittiğimde şikar oldugum gibi
    valiz hazırlamayı boşver
    çoktan çıkmışız yola
    ve yapayalnız
    istisnalarımıza sürrealistçe yaklaşmısız zaten
    birilerini aramasın gözlerin
    özenme sanrı görmeye
    o seni çoktan terketmiş
    belki de şuan elleri
    balık pullarıyla kolye yapıyor
    sarı saçlı bir deniz kızına...
    "med-gitme" diye bir kuralın
    hiç olmadığını da hesaba katarsak;
    Münzevilik de bir yere kadar,
    Ki o yerden sonrası
    ya uçurum
    ya okyanus...

    MÜGE KARA

    cigdems   24 Şubat 2007 21:12   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    İnzivaya çekilmiş, kendi halinde yaşayan, sosyal ilişkilerden kaçınan kişi.Zaten kelimenin kökeni de inzivadır.

    artu   28 Ocak 2007 05:57   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    çok benimsediğim kendi yalnızlığını süren anlamındaki kelimedir

    Cetiner   11 Ekim 2006 18:21   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :Daginik Usta

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.