çok kolay bi bölüm olduğu halde ayağa yapışıyo işte bi şekilde. insanın derste değil dışarıda daha çok iş kotarması gerekiyo.
Diğer alanlardan farkı şudur ki: Bireysel çaba ve özveriye dayalı nadir bölümlerden biridir, sevgili bölümüm! Okulu bitireyim iyi bir şekilde, işimi bulurum diyemeyeceğin bir bölümdür. Mütercim- tercüman, okuldan mesleğinin %20'sini öğrenir ancak. Kendini ne kadar çok alanda gelişirir, ne kadar çok terminolojiye hakim olursa cebine para girer. Pratik olmadan olmaz. İkinci dil şart. Kamu İhale Kurumu'nun 2 kişilik kadrosu için bugün 200 tercüman başvurabiliyorsa, kalite baya bir yükselmiş demektir. Aç kalmaktan kormuyor değilim. Bir de mesleğin önemini taşımak var tabi. Yanlış bir virgül ya da kelime tercümanı günahkar yapar. Bunları omuzlarında taşıyabilen meslektaşlarım: Bir alkış kendimize!!
havası harika, cakası ayrı bi güzel, mezun olduktan sonra burnunuz havada yürüyorsunuz:) doğğuştan zeki damgası yiyorsunuz... :P
hacettepe hep ilk mütercim tercümanlık bölümünü açan ve ilk simultane çeviri laboratuarına sahip üniversite olmakla övünürdü. haklı olarak övünsün zaten de taam bişey demiyorum. ama niye tam ben 4. sınıfa gelip de haftada 7 saat simultane dersi alıcaam sene o laboratuar yıktırılıp yenisi yapılmaya kasıldı ve neden hükümet ödenek vermediği için yeni ses düzeneği alınamıyo gerçekten o kadar yıl içinde nasıl benim 4. sınıf olduum seneye denk gelebildi bu diye sorguluyorum gerçekten anlamıyorum artık evrenin işleyişini falan ben bölümden soğudum hayata küstüm
yeteneğe bağlı olmakla beraber büyük ölçüde pratikle gelişen bölüm.. ne kadar çeviri yaparsanız o kadar rahat oluyorsunuz benzer çevirilerde..
ne kadar farklı alanda çeviri yaparsanız o kadar gelişiyorsunuz..
ama simultane için yetenek olmadan pratik ne derece faydalı bilemem..onu seneye söylerim:):):):)
bkz: 15 alttaki ahkamım
bitse de gitsek diyordum,bitti ama özledim desem =)
hayır nankör falan değilim ne alakası var ya...özledim sadece :D:D:D
Bravo bumm
Öğretilebilecek şey sadece dil ve çeviri yöntemleridir. Vakti gelip o kabine girdiğinde ya da önünde edebi bir metin durduğunda artık sadece sen ve cümleler vardır, kimse sana neyi nasıl çevireceğini öğretemez, yeteneğin vardır ya da yoktur. Bölümdeki ezbere dayanan edebiyat derslerinden ya da hukuk ve tıp gibi teknik çevirilerden yüksek not almak başkadır, bir kısa hikayeyi, kitabı çevirmek başka. Bu bölümde okuyup satlerce ders çalışıp, formalite icabı başarılı sunumlar hazırlamak ve yüksek notlar almak; ancak edebi bir metin ile karşı karşıya kalındığında ya da simultane çeviri vakti geldiğinde üzücü şekilde çuvallamak mümkündür. İşte bu noktada önemli olan kişisel özellikleriniz ve yeteneğinizdir.
bizim okulda (marmara üni.) bölüm yeni açıldığı için ve düzgün bir program olmadığı için zor ve sinir bozucu bir seneydi. bu mesleği istediğim için 3sene daha katlanacağım sanırım. okul değiştirmeyi düşünebilirm ama bölümü seviyorumm =)
zor ama keyif aldığım bölümüm....
hep guzel kızlar oluyo o bolumde
düşüsem mi düşümnesem mi dediğim bölüm
kankam okuyoo deli para kazancakk benide görcek :PP m.t....
bitse nolur bitmese nolur dedirten bölüm. sıkıldım yinede bitsin. bitsede gitsek...
Zorluğun kıstası neyse artık (neye göre, kime göre ? ) zorluk bakımından filoloji bölümlerinin yanından geçemeyecek bölüm.
daha 2 senemi daha vereceğim ama asla pişman olmadığım, hayatımda aldığım aldığım en doğru karar olduğunu düşündüğüm beyin emici bölümüm =) simultane çeviri sırasında salgılanan adrenalin miktarı hiçbir şeyle boy ölçüşemez gibi
bitemeyen bölüm kendisi
buddafly sana kayılıyooom patlıo walla ama inş. bu sene bitiriyoz
owwww...seçtikten sonra anlıyorsun ki bu bölüm adamın dötünde patliyor:(
sabret buddafly...son senennnnn
kim demiş zor deil die be!
çekmediğim çile kalmadı!
pöf
neyse bi sene kaldı kurtuluorum:)))