toplam 63 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | Lycanthropy |
| tuttum | Lanetler Kralicesi |
| tuttum | VampiRe aNqEeL |
| tuttum | Le Freak |
| tuttum | nihilist47 |
| tuttum | sacrificesins |
| tuttum | SuuRsuzTosBa |
| tuttum | simerya |
| tuttum | demento |
| tuttum | MistyTableau |
| tuttum | ghostofperdition |
| tuttum | Crown Of Autumn |
| tuttum | hayalperast |
| tuttum | angellica |
| tuttum | knordun sight |
| tuttum | epica 83 |
| tuttum | S a m a r a |
| tuttum | Elessar Telcontari |
| tuttum | FiX |
| tuttum | olricche |
~30 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
MACBETH - Ne diye Romalı sersemler gibi davranıp kendi kılıcımla kendimi öldüreyim? Karşımda sağ insan gördükçe, yarayı onlara yakıştırırım.
(Macduff yine girer.)
MACDUFF - Dön bu yana cehennemlik köpek, dön!
MACBETH - Herkes içinde bir senden sakınmıştım. Çekil: ruhum senin kanınla zaten çok yüklü.
MACDUFF - Söyleyecek sözüm yok. Sözüm kılıcımda. Ah, sözcüklere sığmayacak kadar kanlı katilsin sen!
(Vuruşurlar.)
MACBETH - Boşuna emek harcıyorsun. Keskin kılıcınla ha kesilmez havayı kesmişsin, ha benim kanımı akıtmışsın. Kılıcın yaralanabilen başlara vursun. Benim yaşamım büyülüdür: kadından doğmuş kimseye boyun eğmez.
MACDUFF - O büyüden umudunu kes; Kölesi olduğun ruh da sana bildirsin ki Macduff zamanından önce anasının karnından alınmıştı.
MACBETH - Bana bunu söyleyen dile ilenç olsun: çünkü en güçlü yanımı yıktı. Kaypak sözlerle bizi aldatan, kulağımıza fısıldayarak sözler verip sonra düş kırıklığına uğratan bu kalleş cadılara bir daha kimse inanmasın! Seninle vuruşmam.
roman polanski'nin macbeth uyarlamasi filmi vardir.
o kadar kasvetli, o kadar karanlıktir ki insana buhran gecirtirir. ben uykulu oldugum bir gun izlemistim ve izlerken uyudugumdan kabuslar gorerek uyanmistim.
BİRİNCİ CADI - Neredeydin kardeş?
İKİNCİ CADI - Domuz öldürüyordum.
ÜÇÜNCÜ CADI - Ya sen kardeş?
BİRİNCİ CADI - Bir gemici karısının kucağında kestaneler vardı, ağzını şapırdata şapırdata yiyip duruyordu. "Bana da ver" dedim. Çöplük yosması, "Hadi oradan cadı!" diye haykırdı. Kocası Kaplan gemisinin süvarisi, Halep'e gitmiş; ama ben de bir eleğe binip arkasından gideceğim. Hem de kuyruksuz fareler gibi. Yapacağım bu işi, yapacağım da yapacağım.
shakespeare'in en güzel oyunlarından, koltuğu mezara götüreceklere tavsiye edilir.
eskişehir atatürk kültür ve sanat merkezinde izledim , tek kelimeyle mükemmeldi. ümit aydoğdu ve arif pişkin çok iyi oyuncular
@qubar, şimdi iyi güzel tepki gösteriyoruz bu atıflara ama oyunun yazıldığı dönem 1600lü yıllar. O zamanlar, Osmanlı fetihlerle meşgul.doğuya gidiyor,batıya gidiyor. e bu kadar atıf olması gayet doğal geliyor bana.
cadılardan birinin iksir yaparken kullandığı maddeler içinde "türk burnu ve tatar dudağı"nı sayması perde4 - sahne1 - mısra30'da gerçekleşir. ortaçağ ve takip eden birkaç yüzyılda hakim olan "öcü türk" imajı ile örtüşen bir manzaradır bu aslında. eskiçağ filolojisi'nden biliriz ki baş büyücü hekate'nin hazırladığı karışımların reçetesinde mutlaka murdar ve tiksinti verici canlılardan uzuv parçacıkları bulunur. buradan çıkan sonuç, bizim açımızdan iç açıcı değildir. yine de edebiyat aşkıyla, stratford-upon-avon’ın gülünü seven dikenine katlanır deriz, okuruz ve sevmeye devam ederiz
(bence) W.Shakespeare'nin en güzel oyunu. Cadılar, Macbeth'e 3 kehanet söyler, ilk ikisi gerçekleşir üçüncü ise oyunu oluşturur. Bay ve bayan Macbeth çiftinin hırslarını konu alan oyun, çok baba tiradları da içermektedir.
(digitürk film açıklaması gibi mi oldu ne) kalan süre: 150dk
"Bundan önce de kan dökülmüştür; eski zamanlarda yasaların ülkeleri bir düzene koymasından önce. Evet, hatta ondan sonra da anlaşılmaz korkunçlukta cinayetler işlenmiştir. Ama onlar öyle zamanlarmış ki, beyni dağıldı mı adam ölür, iş bitermiş. Oysa şimdi kafalarında, can bırakmayan yirmi yarayla yine kalkıyorlar, bizi iskemlemizden itiyorlar. Bu durum bu türlü bir cinayetten daha da garip.""
/macbeth
bi de öyle bişi var tabi..tv'lere shakespeare tragedyaları çekmek..tv'lere oyun uyarlamak..trt2'de olan şey televizyon için çekilmişti..pahalı bi prodüksiyon gibi gözüküyodu..hani diycem ki daralan, trt'ye gitsek işsiz işsiz olarak..abiler biz oyun uyarlamaları çekcez, desek..döverler mi, söverler mi? fena fikir değil..
geldin mi şalolot. izledin mi bu gece macbeth vardı trt2de kronikti
Ünlü İngiliz oyun yazarı William Shakespeare’in başyapıtlarından biri olarak bilinen Macbeth, kaynağını gerçek İskoç tarihinden alan, 1606 senesinde yazılmasına rağmen, 1623 yılında ilk kez yayımlanan ve eserleri arasındaki en kısa trajedi olduğu kabul edilen yapıtıdır. Shakespeare’in bir tiyatro yazarı olarak mitlerden, tarihten, Antik yazınlardan, masallardan, efsanelerden ve tarihinin bizzat kendisinden yararlandığını biliyoruz. Bu oyunu yazarken Shakespeare, Kral James I İngiltere ve İskoçya topraklarında hüküm sürmekteydi ve bu bakımdan Macbeth oyunu onun soyunun kutsandığı ve hükümranlığının sonsuza kadar devam edeceği imasını taşıması ile dikkat çekiciydi.
Shakespeare, diğer bazı trajedileri ve tarihsel oyunlarında olduğu gibi kaynak olarak, efsane ile gerçek tarihi kitabında eriten Holinshed’in ünlü tarihçesine dayanmaktadır. Bu tarih kitabı, İngiltere, İrlanda ve İskoçya krallıklarının geçmişi açısından temel kaynaklardan biri olarak kabul edilmektedir. Shakespeare, Holinshed’in kitabının ikinci baskısından yararlanmış ve kitapta beceriksiz, şaşkın bir adam olarak nitelenen Duncan, onun oyununda yepyeni bir insan olarak ortaya çıkmıştır. Büyük oyun yazarı, elbette tarihten istediği gibi yararlanmak ve değiştirmek hakkına sahiptir. Ancak, oyunun yazıldığı tarihte İskoç kökenli bir kralın hükümdarlığında yaşaması, kraliyetin birinci elden desteklediği bir saray şairi ve tiyatro yazarı olması gibi nedenler yüzünden belki de oyunu istediği gibi kuramamıştır. Yine Hallinshed’in ünlü kitabında İskoç-Norveç Savaşı, İskoç-Danimarka Savaşı olarak değiştirilmiştir ki, bunun nedeni de oyunun ilk temsilinin Norveç Kralı’nın karşısında sergilenecek olmasındandır. “Macbeth”, tarihi gerçekliği olan ve taht üzerinde hak iddia edebilecek bir insan olduğundan, Duncan’ı öldürüp, başa geçtiğinde, sevip sayılan bir hükümdar olur, Banquo ise Macbeth’in bütün planlarından haberdardır ve bütün planlarında ona destekçi olur. Oyundaki Macbeth ise hırsının elinde giderek oyuncağa dönüşen, zaaf sahibi ve iktidar tutkunu biridir. Shakespeare, iktidar ve hükümranlık dünyasının kan ve şiddet yüklü çehresine bir kadının ihtirasını da eklemek ister ve bu yüzden de yine dünya tiyatro tarihinin en çok bilinen kadın kahramanlarından biri olan Lady Macbeth’i yaratır.(bunu da ben böyle okuyorum kardeşim, itirazı olan gessin:) Başta kocasının Üç Cadı’dan duyduğu kehanetlere inanması için kandıran ve ardından da cinayet işlemesine ön ayak olan Lady Macbeth, tarihi bir gerçeklik taşımayan ve sadece kocasının insan öldürmek suçuna ortaklık eden, kurgu bir tiptir aslında. Macbeth dramaturgilerinin çoğunda, karısının iktidar tutkusunun zavallı bir kurbanı gibi çizilen ve hattâ “Macbeth’in değil, Lady Macbeth’in entrika dolu dünyasının çarpık bir yansımasıdır bu oyun” dense de, tarihi gerçekliklere bağlı kalarak, oyun metninde küçük değişiklikler yapma yoluna girilirse, Lady Macbeth’in üzerindeki bütün yükü de almış oluruz ve bu aynı zamanda Macbeth’e yeni bir bakış açısı ile yaklaşmamıza ve yepyeni sahneleme teknikleri araştırmamıza da yol verir. Oyunda, Cadılar’dan duyduğu kehanetler bir an için cazip gelse de, vicdanının sesine dinleyen ve bir onur ve merhamet timsali olarak çizilen Banquo, aslında Macbeth’in bütün kanlı planlarının gerçek ortaklarından biridir. Eğer Banquo karakteri üzerinde bu tip bir vurgulama yapılacak olursa, oyundaki dengeleri değiştirme ve yeniden okuma yöntemi ile metni geliştirme ve zenginleştirme imkanları da ortaya çıkar. Shakespeare’in oyununu odakladığı iki karakter; Macbeth ve karısının gerek kendi içlerinde gerekse birbirleri ile çatışmalarından doğan olaylar bütünü, diğer oyun kişilerinin ikinci plana itilmesini ve neredeyse hepsinin (öldürülen kral Duncan’dan, Banquo’ya, Malcolm’dan Macduff’a kadar herkes) fazla işlenmeyerek, Macbeth’in tutkulu yolunda birer basamak olarak tasarlanıp bırakılmasına neden olarak görülebilir. ""Cadılar da belki yüzleri maskeli olarak tasvir edilip, oyunun sonuna doğru hepsinin aslında birer Macbeth yansısı olduğu gösterilirse, bu yolla İngiliz yazarın, pek çok eleştirmenin de iddia ettiği üzere, Macbeth’in yükselme hırsı ve politik arzularının dışında hiçbir makul ve mazur mazeret taşımaksızın, İskoç kralı öldürdüğü ve katil olduğu tezine de vurgu yapılabilir.
e ben de alternatif dramaturgi önerisi yapmış oldum, mahalle sakinlerimize kutlu ossun:))
eskiden tom ve mark ın sahibi olduğu( blink 182 ) şu vakit ise tom delonge ın sahibi olduğu marka, ayakabi ve gözlük konusunda gayet başarılılar.
shakespeare'in en sevdiğim oyunlarından biri,anca 3.sınıfta okuycaamızı öğrendikten sonra niye bu kadar geç diye gözyaşlarına boğulma sebebim..
vede mükemmel bi grup.en güzelşarkıları ladylilywhite
hem gothic doom metal olarak hem de oyun olarak beni etkiledi.