toplam 7 kişi bulundu. 7 adedi gösteriliyor.
~20 ahkam var.
geniş kanatları boşlukta simsiyah açılır BATMAN'in...
Her yer karanlık...
Pür nur o mevki..
Mağrip mi yoksa,
Makber mi yarab?
şuanda dinliyorum..dinliyorum ve uçtum...öfff öff kasvetin en huzur verici hali...
abdülhak hamit'in eşi fatma hanım ölümü üzerine değil; o ölmeden önce yazmaya başladığı şiiri. hamit, öteden beri bir türlü etkisinden kurtulamdığı ölüm duygusunun şiirini yazarken eşi fatma hanımı kaybedince zaten şiirini yazdığı ölüm'ü geleneksel mersiye formatında yazmaya devam etti. böylece şiir hem ölüme felsefi bir bakışın şiiri hem de çok sevgili birinin arkasından yazılan klasik bir mersiye oldu. esasen şiirin iki bölümden oluşuyor gibi durması da bundandır. birinci bölümde -ki şiire asıl ününü kazandıran da bu bölümlerdir- şair felsefi anlamda ölüm duygusunu işler. ikinci bölüm de ise eşi fatma hanımı kaybetmenin verdiği hüznü geleneksel mersiye kalıplarıyla anlatır.
"insanların yüzleri ve hatta tüm bedenleri yaşadıklarıyla,alışkanlıklarıyla,yaralarıyla biçimlenmez mi? Akmakta olan gözyaşlarının bir dere gibi kendine yol bulmak için yatağını oluşturması değil midir biraz da bizim kırışıklık sandığımız? İki kaşın ortasında gördüğümüz iki dik çizgi sıkıntıların,kaygıların,derin düşüncelerin,ayak izleri değil midir? Şişman,zayıf,gıdılı,kırışık,sarkmış,göbekli,yaralı olmak yaşamışlığın, eskiyebilmişliğin,edinmişliğin, kazanmışlığın izleri değil midir?"
bir güzel insan ve Hamiyet Yüceses'le daha da güzelleşen eser makber
Sertab Erener'in ayrı, Bay Ham Çökelek Atilla Taş'ın ayrı söylemesi; Timur Selçuk'un A Takımı'nı arayarak çığlıklar savurmasına sebebiyet veren şarkı.
tüm fasılların bitiş parçası...
rakıdan son yudum alınır..
makberle birlikte yolculuğa başlanır..
Cem Mumcu'nun Okuyanus Yayınları'ndan çıkan, 105 sayfalık \ az sayfada çok şey söylemiş romanı.
Romanının adı.
Okuduğum ilk Cem Mumcu romanı.
şarkı:
"her yer karanlık pür nur o mevki
mağrip mi yoksa makber mi ya rab
ya habgah-ı dilber mi ya rab
rüya değil bu, ayniyle vaki
kabri çiçekten bir türbe olmuş
dönmüş o türbe bir haclegahe
bir haclegahe dönmüşse türben
aç koynunu aç maşukanım ben"
eyvah ne yer ne yar kaldı
gönlüm dolu ah u zar kaldı
şimdi buradaydı gitti elden
gitti ebede gelip ezelden
ben gittim o haksar kaldı
bir köşede tarumar kaldı
baki o enisi dilden eyvah
beyrutta bir mezar kaldı
bildir bana nerde nerde ya rab
kim attı beni bu derde ya rab
nerde arayayım o dil rübayı
kimden sorayım bi-nevayı
derler ki unut o aşnayı
gitti tutarak reh-i bekayı
sığsın mı hayale bu hakikat
görsün mü gözüm bu macerayı?
sür'atle nasıl da değişti halim
almaz bunu havsalam hayalim.
çık fatıma! lahteden kıyam et
yanımdaki haline devam et
ketn etme bu razı şöyle bir söz
ben isterim ah öyle bir söz
güller gibi meyl-i ibtisam et
dağı dile çare bul meram et
bir tatlı bakışla bir gülüşle
eyyamı hayatımı temam et
makber mi nedir şu gördüğüm yer
ya böyle reva mı ey cay-ı dilber
abdülhak hamid tarhan