Hemen her uygarlıkta evreni temsil eden bir semboldür. Birlik, bütünlük, denge ve mükemmelliği simgeler. Mandalanın kaynağı doğanın kendisidir. Antik çağlardan beri daire, doğadaki tek kusursuz şekil olarak görülmüştür. Bu yüzden mandalalar genellikle daire şeklindedir ve tanrıyı tasvir etmek için kullanılır. Ancak doğada, daire şeklinde olup olmamasına bakılmaksızın, kendiliğinden simetrik olan her şeyi mandala olarak kabul etmek mümkündür. Gezegenler, dünyanın dönüşü, tohumlar, kar taneleri, çiçekler, kelebekler, sebzeler, kristaller hatta dna sarmalı mandalaya örnektir.
Mandala boyamak da bir çeşit meditasyondur. Kişiyi sakinleştirir, kendini tanımasına yardımcı olur, yaratıcılığı tetikler. Renkleri okumayı bilenler, mandalanın sahibiyle ilgili çok değerli bilgiler elde edebilirler. İçten dışa ya da dıştan içe boyanabilir. Ancak hangisi tercih edilirse edilsin, bir halka bitirilmeden diğer halka boyanmamalıdır.