sonunda aklıma takılan sarkının manu chao ait oldgunu ögrendm oleyyyy
La vida tómbola
desaparecido şarkısının klibi şok şukela
hey bobby marley
sing something good to me
önce danimarka konserinde, ardından avrupa turnesindeki diğer konserlerinde bu formayı giymiş ve arkasından şöyle demişti;
"üçüncü dünya ülkelerini temsil eden yegane takım olduğu için konserlerde galatasaray formasi giydim."
me gusta hem de çooook....
direk rumba de barcelona gelio aklıma
merry blues başucu şarkısı diye birşey olsa ilk sıralarda yer alır.naiv,sıkı aktivist,stadyumda da,salaş bir arka sokak barında da çalabilecek kadar harbi adam kendileri.clandestino ve esperanza nın ardından la radiolina üçlemenin son halkası.enternasyonalist şarkılarını bu albümüyle ABD,ingiltere de anglosakson dnleyicilerin gözüne sokmayı da başardığını düşünüyorum.sıkı sözlerinden biridir muhteremin;''mutsuz ve depresif olma lüksün yok,herkes eylemci olmalı;dünya kötüye giderken hepimiz birşeyler yapmalıyız.''
me gusta marihuana
me gustas tú ...
felaket bir konser performansları var, ben dvd'den izlerken yoruluyorum herifler şarkı arası vermeden saatlerce dans edip zıplıyorlar. türkiye sınırlarına girsinler nerede olursa olsun giderim...
welcome to tijuana
tequila, sexo y marihuana
Dün Carling Academy Brixtonda izlemeye doyamadım desem.
İspanyol gitarı ve nijerya vurmalılarının bileşimi Bluefunk dinleme fırsatı bulduğum için çok şanslı olduğumu düşünüyorum.Üzerine oturduğu gitarın tüm telleri patlayana kadar sürsede damakta bambaşka bi tat bıraktı ön grup olarak çıkan arkadaş.
Manu Chao ya gelince ben bu kadar enerji dolu kıpır kıpır , ispanyol ezgileri ve sahne önündeki bir an durmayan ispanyolları seyretmekten büyük keyif aldım.
selam olsun manuya chaoya..
takibe devam..
rumba de barcelona
süperötesi yahu ((:
rambla para aqui rambla para allá
esa es la rumba de barcelona
rambla para aqui rambla para allá
esa es la rumba de barcelona
ilk me gustas tu yu dinledim...
gelsin artik..
la radiolina, internete düştü. hayırlısıyla dinledik. eskisinden farklı olduğu açık bir albüm. kullandığı samplelar değişmiş, ayıp olmasın diye de eskilere benzer bir iki parça sıkıştırmış. sözler yine bildiğimizden. alışmak için uzun uzun dinlemek lazım, malum o kadar üstüste ses her kulak kolayca adapter olmuyor. hele bir de clandestino/p.e.e. albümlerine alışmışsanız. yeni distorşınlı gitarı ve üstüne üstlük aldığı davul makinesiyle kaç şarkı çıkartabilirim diye üşenmemiş uğraşmış, her zamanki minimal haliyle. bu albümün turnesinde her ne kadar web sayfasında gözükmese de, kasım gibi bir türkiye ziyareti olur.
yakın zamanda İstanbul'da bi konseri olacağını duyumladığım ve bu konser olursa gitmek için can atacağım kişi...