bu ülkede ''Uğur Mumcu'' diye bi ADAM da vardı...
topladığımız onca altın noldu acaba
"Dının nın nın nı nın nın nın !" Müziği bile aklımda .
Aslında çok patavatsız bir karakter.Bir de isminin başına Süper ünvanını koymuş. Yaşı almış başını hala o kutu senin bu mantar benim koşturuyor garibim..
Sen çekil köşene kahveni iç akşam haberlerini seyret, haftasonu pikniğini yap, emekli kuyruğunda sıra bekle :P
mario sol görüşlü imiş . bknz : sol yumruk kalkar kutulara vurulur .
ahahah . nie ben cok eglenıyorum .
Mario tripler diyarında.
+ Saol abi büyüksün ama prenses başka kalede.
- Haa, yani burda da yok o fallik öyle mi?
+ Yok abi evet. Yan kaleye bak bi istersen.
- Yok yok, bu seferlik umduğumuzu değil bulduğumuzu yiycez.
+ Nasıl abi??
- Domaell uleeannnnn!
+ (Gaçhayım)
kaplumba katili, mantarları ezip ezip atıyo azına ve eşcinsel olduğunu düşünüyorum o su tesisatçısının.. bi prenses için değer mi ya bunca işkenceye.. salak, salak..
8 in 4düne geldiginizde şifrelki bi oyunla karşılaşacaksınız ilk önce alttan gidip sonra üstten sonra 3cü borudan girp tekrar alttan gideceksin yoksa habire aynı yerlerde dolanıp kalır mantar kafalı prensesi kurtaramazsınız
Luigi adında iyi bir arkadaşı da vardır aynı prensese aşık.. aynı kadını sevip dost kalabilen tek ikilidir mario ve luigi..
kardesimle prensesi kurtarmak icin saatlerimizi harcadigimiz shuper oyun.bayilirdim hala da cok severim muziklerini fln gusel yapmislar bence ayrica suda ilerlerken cikardigi sesleri "hudiep bulbul hudiep" die kendi capimizda cevirmisligimz vardir.durup durup soler eski gunlerimizi yad ederiz:)
tapıyorum!!!!
Şizofren prenses (neydi adı) ha bire korkunç dinozora kaçar, Mario da onu kurtarmak için bin bir eziyetten geçer...
....
Alice Harikalar Diyarında hikayesine benzer *bence*
Alice'in tavşan deliğinden Harikalar Diyarına gitmesi gibi Mario da su borusundan (mıydı) başka diyarlara gidiyordu...
venedikten beri şimdi de telefonla beni taciz eden koca adam
küçükken evime gelip musluk ağını tamir edeceğini sandığım ve o ateri müziğinde hayat felsefemi yakaladığım(dıt dıt dıt dıtdıt dıııttt)ufak ve bizim bakkal ahmet abiye benzeyen şahsiyet
çocukuğumu başında geçirdiğim şen oyun. üstüne zıplayınca ölen mantarlar ve kaplumbağalardan tutun da, yenince büyünen otlar gibi absürd şeyler vardır.
Bir de çizgi-filmi vardı, onu da pek severdim.
Aslında Kırmızı renk tulum ve şapka giyen, makarna seven, bıyıklı bir muslukçudur kendileri. Değişik karakterlerden kahraman yaratan amerikan sinemasının geldiği son noktalardan biridir.