asıl olan dünyayı anlamak değil, onu değiştirmektir
Ögrenci olaylarının yaşandığı günler. Polis Diyarbakır da bir ögrenci evini basmış, bir sürü kitap toplamış, ögrenciler bir köşeye sinmiş oturuyor, ama öyle pek de tehlikeli bir şey yokmuş bulunanlar arasında.
Çocukları asıl endişelendiren duvardaki Karl Marx resmi. Bir ara polislerden biri sormuş “Bu kim?” Hah demiş cocuk icinden şimdi mıçtık. “Dedemin resmi” demiş. Polis sinirle dişlerini sıkmış ögrencinin ensesine bir şaplak atmış: “Utanmisan, bele nur yüzlü, bele ak sakallı bir deden vardir, kalkmişsan goministlik yapisen...
bu ne bu burda herkes kominist olmuş??
bir izm var ise kelime ile anlam bütünlüğü kuracak o da anarşizmdir.
sosyalizmin dayandığı felsefe marksizm deseniz eli yuzu duzgun kafasi calisan birine yurtdisinda acaba neresiyle guler size :)
ama bizim memlekette universitede hatun goturmek, ya da halledemedigi etnik komplekslerini giderme yontemi oldugundan sosyalistlik olur o da olur be canlar
sosyalizmin dayandığı felsefe...
Altta kalanın canı çıkmasın görüşüyle yola çıkan ( ............... ) hariç hepimizi kucaklayan 'izm' dir .
herşey tez anti-tez ve sentez üzerine kurulu.
ilk başlayanlar için politzer felsedenin başlangıç ilkeleri kitabını öneririm
Dünya halklarının orta gelirli kısımları ucuzlayan bilişim ve iletişim sektöründe ilerlemekteler; bir gün "Yetti ulen!" deyip bir devrim yaparlarsa Marksizm tarzı olması yüksek olasılık gibi geliyor... (ne cümle yazdım bee :P)
Bilimsel Sosyalizmin kurucusu Karl Marx'ın görüşlerini temel alan siyasal, ekonomik ve felsefi sistemin adıdır. Maksizmin temel kuramı sınıflar savaşı kuramıdır. Kullandığı yöntem Diyalektik Materyalizm olarak adlandırılır. Marx Hegel'den aldığı ancak kendi deyimiyle Hegel'de başaşağı duran diyalektik yöntemi ayakları üstüne oturtarak ideailst değil materyalist felsefe için kullanmıştır. Diyalektik yöntem ile toplumu ve doğayı inceleyen Marx, tümevarım yöntemiyle incelediği tarihsel gerçekliği Tarihsel Materyalizm Kuramı ile ortaya koyar. Tarihsel gelişmeyi dört ana başlık altında özetleyen Marx toplumun ilk aşamasını ilkel komünal olarak tanımlamıştır. İlkel komünal toplumda devlet henüz var olmamıştır. Marx üretimin gelişmesi ile birlikte üretici güçlerin, ürün fazlası ortaya koyduğunu ve toplumsal olarak üretilen bu ürüne güce dayalı bir el koymanın başlaması ile toplumda devletin ilk şeklinin belirdiğini ifade eder. Marksizme göre devlet egemen sınıfın baskı aracıdır. Marksizm genel olarak ilkel komünal toplumdan sonra köleci toplumun ortaya çıktığını köleci toplumun yıkılmasından feodal toplumun doğduğunu feodal toplumdan sonraki aşamasının da kapitalist toplum aşaması olduğunu ifade eder. Kapitalist toplum ile birlikte ortaya çıkan işçi sınıfı artık toplumun devrimci dinamiğidir ve zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri olmaması nedeniyle kapitalist düzeni ortadan kaldırarak komünizme yani sınıfsız topluma giden yolu açacak olan biricik sınıftır. Marx kapitalizmin son sınıflı toplu olduğu ve burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki uzlaşmaz çelişki sonucu yıkılacağı öngörüsünde bulunur.