Sodom'un 120 günü
kitapları çok eski olmayan bir zamanda ülkemizde toplatılmıştır,anca büyük kitap evlerinde ve genelde en ücra raflarda bulunabiliyor(en azından bana denk gelenler öyleydi).bide marquis de sade kitabı verin bana dediğinizde salak salak sırıtan tiplere denk gelmekte olası(bu da bana denk geldi).
eserlerindeki sadizm,mazoşizm,cinsellik,insan doğası vs vs gibi kavramların ardındaki önemli toplusal taşlamada göz ardı edilmeden okunmalıdır Sade.
nietzscheyi, dostoyevskiyi, Freud u dolayısıyla pek çok varoluşçuyu etkilemeyi başarmış baştan çıkarıcı düşünür edebiyatçı, sapık ve mahkum . uzun yaşamı boyunca hazların ve acıların pek çoğunu sınırlarda yaşamıştı. Sadizm denilen psikotik bozukluk ona ithaf edilmiştir. deneyimlediği sapıklıklar günümüzde "normal" hatta çocuksu kabul edilse de fransız devriminin tüm hızıyla sürdüğü yıllarda bunların tamamını gerçekleştirmiş, ve bunun insan doğasının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu öne sürerek düşünsel bir temel kazandırmıştır.En bilinen sapıklıkları 13 yaşında kızlara tecavüz etmek erkeklere ve erkek çocuklara tecavüz ve pek tabi adından anlaşılacağı üzere sadist eylemlerdir.
Sade nin orijinalliği kanımca cinsellik üstüne düşünceleri değil 300 sene önce insan evren insan doğası ve pek tabi ÖZGÜRLÜK üstüne olan düşünceleridir. Yaşamını noktalarken tek dileği bir palamut ağacının dibine gömülmek ve sanki hiç yaşamamış gibi bir daha hatırlanmamak üzere unutulmak olmuştur.Pek tabi bu özgün adamın bu son arzusu gerçekleşmemiş insanlık tarihinde yerini almıştır. Sadizm lafını nerede duyarsanız (tiksinmekle birlikte) buna isim babalığı yapmış olan özgürlük savaşçısını hatırlayın. mutlaka hayatını okuyun derim
bir fransız edibesine göre hazret bizden, insanın insanla olan ilişkisine eğilmemizi istiyormuş. yakmamak icab edermiş, çok edebî bir şekilde olmasa da insanın içindeki canavarı fâş ettiği için kendisine sempatik de bakabilir miymişiz? edibemizin kitabını berbat bir türkçe terceme ile koğuştaki yatakta okumuştum, sempati kısmını uydurmayayım, bayağı akıllı uslu kitaptı, hakkını yemeyelim.
quills filminde biraz fazla "iğrenç" gösterilmiş gibi geldi,sanatçılığı daha arka planda..
marguis de sade marquez de,ikiside sadeler. ( bunu iğrenç espriler bölümne yazmalıyım.)
sadizm kelimesinin kökeni..
kırbaç edebiyatı...
kadınlara acı çektirmek istiyorum ama niye hep ben acı çekiyorum? durumuna düşen varsa. sade'i okusun. ama bu mantık ile yol alınırsa bu sefer de acının hazza, hazzında acıya dönüştüğü tehlikeli bir algı evrilleşmesi doğacak...
kendisi tüm zamanların en lanetli yazarıdır.. günümüzde bile anlaşıldığından şüpheliyim.
oysa o kendini şöyle ifade etmişti:
"evet, ben bir libertenim, itiraf ediyorum, bu konuda akla gelebilecek her şeyi düşündüm; tasarladığım şeyleri elbette yapmadım ve kesinlikle de yapmayacağım. ben bir libertenim, adi suçlu ya da katil değil."
valerie
adamın kıymetini biliyorsun
İki film de
De Sade adına
karikatür çizmekten bile
sayılamaz.
De Sade ile kıyaslarsak -k ı y a s l a n a m a z.
Marquis De Sadness..............
Sodom'um 120 günü
Marquis De Sade'nin Uşağı(acıyı arayan adamın romanı)....bu iki kitap ve''Düşlerin Efendisi'' filmiyle hatırlayacağım Sadizmin Babası markiz....lise yıllarımda(kitabı kimse görmesin die başka kitapların kamuflajında okurdum) beni ''başka bir boyuta sürükleyen'',ürperti verici,tiksindirici,hayretlere düşürücü bir kafa yorulası didaktik!enteresan,sapkın ötesi zat-ı şahane!......insan doğasındaki şiddetin,aklın dayanılmaz sınırsızlığı ile bir araya gelince ne denli sapkın boyutlara ulaşabileceğini hayatı pahasına yazılar yazarak,kalemi ve kıyafetleri elinden alınıp,çırılçıplak bırakıldıgında dahi''kanla''duvarlara yazarak resmeden,yaşadığı dönemin gerçekliğini ayan-beyan etmiş,eleştirmiş,,insan nefsinin ve bedeninin şiddeti arzuladığını inanılmaz bir biçimde ifade edebilmiş ve bu sefahat düşkünlüğünü 29 yıl Bastille hapishanesinde ve kayda değer bir bölümünü de Charenton akıl hastanesinde yatarak pahalıya ödemiştir..pişman mıdır...bence değildir...çünkü geride justin üçlemesi,sodomun 120 günü ve birsürü toplama eser,otobiyografisini anlatan filmler ve de Sadizm'e öncülük eden fikirler bırakmıştır......Bazı araştırmacılar tarafından, “İyi adamların kötü öyküleri olduğu gibi, kötü adamların da iyi öyküleri olabileceğini kanıtlayan yazar” diye bahsedilir.
Quills isimli filmde tanıdığım ve gerçek bir kişi olduğunu az önce öğrendiğim şahsiyet...
Quills filmini tavsiye ederim ;)
'' hiç bir iyilik yoktur ki dünyada, cezasız kalsın''
SADE MARKİSİ bir soyludur.Büyük devrimin arefesinde yaşantısındaki sefahat ve rezaletin sıradışılığı yüzünden hapsedildi.Arka arkaya iki şato.Serbest kaldı.Yine.Ölüme mahkum edilmeler.Kaçmalar.Kovalamacalar.Bir kaleye kapatılmalar.İhtilal kopuğunda Bastilli'deki yedi mahkumdan biriydi.Suçunun tecavüz olduğu söylenir.Ona devrim bile tahammül edemedi.Ömrünün büyük kısmını hapishanelerde geçirdi,yirmi yedi yıl.Yetmiş dört yaşında öldüğünde bir tımarhanedeydi ama DELİ DEĞİLDİ.Elbet eeyce tevatür.Böyle bir malzemeye hangi halkın muhayyilesi dizgin koyabilir ki?
Sade'ın yazdığı ve yaşadığı,kötülüğün kitabıydı.O bireysel özgürlüğün sonuna kadar yaşanması adına,akla gelebilecek her türlü ahlakı bir tabuya indirgeyerek yıkarken 'sadizm' terimine de ismiyle köken oluşturdu.Toplumsal kabul gören değer yargılarıyla kıyasıya çatışıyor olması Sade'ı kendi 'ahlakını' yaratmaya itmiş olmalı.Başka türlü nasıl ayakta durulur ki?
ÇÜNKÜ BAŞ ĞMEYECEK DENLİ GÜÇLÜYDÜ.
Sade'ı keşfeden XX.asrın eleştirmenlerinin(Daha zamanında Voltaire ona bir mektup yazmıştı.Sonraları 'Kötülük Çiçekleri' şairi Baudelaire ve Apollinaire sık sık ondan feyz aldılar.)kuvvetli örneği olarak,ilginç bir etüdün sahibi olan Camus'ye göre 'Yirmi yedi yıllık hapishane yaşamı insanı uzlaşmacı' kılmaz. 'Hapishanelerde düş kurmanın sınırı yoktur,gerçeklik hiçbir şeyi frenleyemez.ZİNCİRE VURULMUŞ AKIL,ÖFKE OLARAK KAZANDIĞI ŞEYİ SAYDAMLIK OLARAK YİTİRİR.'
sadizmin kuramcısı mümtaz insan.. 'sade' ve 'quills' filmleri şahanedir. izleyin izletin..
"imperious, choleric, irascible, extreme in everything, with a dissolute imagination the like of which has never been seen, atheistic to the point of fanaticism, there you have me in a nutshell, and kill me again or take me as i am, for i shall not change."
demiş,bitirmiş.
kirbac kelepce ikilisinin mucidi..sonra tabi adini kullanip da vinly clorurden bilumum pisik yapici zerzevati da ona malettiler ama olsun.