1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

mayakovski ile ilgiliyim diyenler

toplam 25 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


mayakovski hakkında mayakovski

~19 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    lütfen Lili
    sev beni... son mektubunda yazan ve bana göre en vurucu cümle...

    A4milena   1 gün önce   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Aşkından başka
    güneş yok bana.....

    p jas   15 Haziran 2008 15:46   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    mayakovski bir düştür.mayakovski rüzgarın elleri gibidir.hızlı seri ritmik ve sonsuz...ruh devriminden düşleridi hayatı.ama henüz ideallerinin vatanı buna hazır değildi.bir mektup seri kırılgan şiirler ve yeryüznün lanetlilerine bakışlarını bıraktı...

    pantomimus   19 Nisan 2008 01:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    'ne söyleyeyim daha!
    en sonra da
    dönüştürebileyim
    diye kışları
    yaza
    ve şarabı suyu.
    yeleğimin yünü altında
    duyulur çarpışları
    ufacık,eşsiz bir yumrunun.
    sağa vurması-bir evlenme.
    sola vurması-titreyen seraplar bunun.
    gene kimi örtmem gerek
    aşk uğruna benim?
    kim tekmelemeye gelecek
    sarhoş,geceyle maskeli,kim?'
    -mayokovski

    ikkarus   03 Nisan 2008 16:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Susun ey politikacılar!
    Susun ey söz ustaları!
    Bir sen konuş mavzer yoldaş:
    Sola! Sola! Sola!

    don durito   03 Nisan 2008 16:04   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    7 ya da 19 Temmuz (Ne annesi, ne babası, ne de kendisi tam olarak bilmiyor) 1893'te Gürcistan'ın Kutais kentinden 20 verst uzaklıktaki Bağdadi köyünde doğdu. Babası Vladimir Konstantinoviç Mayakovski Bağdadi bölgesi orman işçisi idi ve Luda ve Olya adında iki kız kardeşi vardı. Ona kendi aralarında Volodya olarak hitap ediyorlardı. Kızkardeşi Luda'nın anılarına göre, aile, Gürcü geleneklerine bağlı bir hayat yaşayan ancak Rusça'yı da korumaya özen gösteren mutlu bir ailedir. Aile bir süre sonra Kutais kentine taşınır ve Mayakovski burada 1900 yılı sonunda Kutais Lisesi'ne gitmeye başlar. Okulda çok başarılıdır, hatta okulun en iyisidir. Bu dönemde kurmaca romanları özellikle de Jules Verne'i çok sever. Öğretmeni onu bir sanatçı olarak kabul edip onunla özel olarak ilgilenmeye, dersler vermeye başlar.
    Mayakovski ve ailesi
    Mayakovski ve ailesi

    Mayokovski bu dönemde politikaya da ilgi duymaya başlar. 1905 başarısız devrim girişimi sırasında kızkardeşi gizlice Moskova'ya gider ve onu devrim ile tanıştıracak bazı belgeler getirir. Bu sıralarda Kutais de Bolşevik Partisi'nin yeraltı eylemlerinin merkezlerinden biri olmuştur. Bu dönemden sonra şiir ve devrim onun için bölünmez bir bütün haline gelir. Bir süre sonra babası kesik parmağından kaptığı bir enfeksiyon sonucu ölür.
    Moskova yılları [değiştir]

    Bu ölümden sonra aile Kuatis'den Moskova'ya göçer. Moskova'da bır sure büyük bir yoksulluk içinde yaşarlar. Annesi çalışmaya başlar. Mayakovski ise sosyalist arkadaşlar bulur ve kendini bir sanatçı olarak Moskova’da tanıtmaya çalışır. Tekrar okula başlar. Derslerde felsefe kitapları okumaya, düşünmeye başlar. Marksizm onu büyüler. Sosyalist devrim hayalleri ile yaşamaya başlayan Mayakovski'nin dersleri artık eskisi gibi iyi değildir. Bu dönemde sadece 14 yaşındadır. Annesi anılarında bu dönemi şöyle anlatır.
    “ ...Okula gitti ancak zamanının çoğunu derslere vermek yerine propagandaya ayırdı. Daha 14 yaşında idi ancak 19 yaşında biri gibi davranıyordu ve çok ateşli idi. Parti üyeleri onunla görüşmeye geliyor, onunla buluşuyor ve devrim için ondan faydalanıyorlardı. Vlademir adeta yaşlanmıştı. ”
    Mayakovski'nin çalışma odası
    Mayakovski'nin çalışma odası

    Mayakovski bir olaydan sonra okuldan atılır. birçok kez tutuklanır. Bolşevik partisinde propagandacı, örgütçü ve yazıcı olarak faaliyet göstermeye başlayan Mayakovski’nin evi 29 Mart 1908'de polis tarafından basılır ve Mayakovski tekrar tutuklanır. Bu esnada gizli bilgilerin de yazıldığı not defterini yutar. Parti bu dönemden sonra ona daha fazla bağlanır. 15 yaşında bir daha dönemeyeceği evinden polislerce alınır ve bilinmeyen bir yere götürülür. İlk girdiği hücrede 12 ay geçirir. Bu dönemde 3 yıl aradan sonra tekrar kurmaca romanlar okumaya ve yoğun bir şekilde yazmaya başlar. Bu Mayakovski'nin okuduklarından ziyade kendi özgün fikirlerini yazdığı bir dönem olarak tanımlanabilir. Hapis yıllarından sonra bu sefer Moskova Resim ve Heykel Okulu’na kaydolur. Burada özgün ve halktan olan çalışmaları ile diğer öğrencilerden farklılaşır. 1911'de fütürist harekete katılır ve Fütürist Bildiri'ye imzasını koyar. Burjuva göreneklerine meydan okuyan ve sığ kamu beğenisini sarsan edebi ürünler verir.

    Öğretmenlerini eski dünyanın temsilcileri olarak görmekte ve devrimle kurulacak yeni dünyaya ilişkin resimler yapmaktadır. Bu çalışmalarının Rus fütürizminin başlangıcı olduğu söylenebilir. Bir zamanlar elden ele dolaşan Puşkin'in şiirlerinin yerini Mayakovski'nin şiirleri almaya başlar. Bu arada polis tekrar Mayakovski'nin peşine düşer. Şair, trajedi adlı oyununu St. Petersburg'da bir parkta sahnelemeye başlar. Bu oyundan sonra ünü iyice yayılır. 1913 kışında Korni Çekovski'de bu oyunu izler ve oyun hakkında yazar. Ona göre bu oyunda bizzat Mayakovski vardır. Oyunda ortada bir adam ve çevresinde değişik kılıklarda onu yok etmeye çalışan birçok insan vardır. Çekovski, bunun gerçekten bir trajedi olduğunu ve bunun için şairin bir büyük bir ün yapacağını söyler. Gorki'nin eşi Maria ise anılarında Mayakovski hakkında şöyle der:
    “ ...1918'de Mayakovski'yi sahnede izledim. Bana göre o eğer bu meslekte ilerlese idi müthiş bir oyuncu olabilirdi. ”

    I. Dünya Savaşı ve Ekim Devrimi yılları [değiştir]
    Mayakovski
    Mayakovski

    1914 yılında I. Dünya Savaşı patlak verir. Mayakovski başlarda oldukça heyecanlıdır ve zafer kazanma duygusu ile başı dönmüştür. Ancak ilk meydan savaşından sonra tanık olduğu şeyler fikirlerini değiştirir. 1915 yılında Pantolonlu Bulut adlı şiir kitabını yazar. Maksim Gorki bu şiirini çok beğenir ve şairle ilgili övgü dolu yazılar yazar. Gorki'nin eşi anılarında Gorki'nin Mayakovski hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getirmiştir:
    “ ...Eşim Mayakovski'ye çok önem verirdi. Onun şiirde bir yerlere gelmesini istiyordu. Çünkü her ikisi de aynı şeyleri düşünüyor ve aynı şeyin peşinde koşuyordu. Onun günün birinde hakkında çok konuşalan biri olacağını çok iyi biliyordu. ”

    Mayakovski'ye göre bulut çağdaş sanatın birleştiği bir değerdir. Bunun yanında cehennem şiddet ve bireycilik gibi şeyler de yeni bir anlam kazanmıştır. 1915-1917 yılları arasında Lili Brik ile büyük bir aşk yaşar, yıllarca bu aşkın etkisinde kalır. Mayakovski'nin Moskova'nın fütürist sanatı kabul edeceğine dair en ufak bir şüphesi yoktur. Ona göre devrim onun devrimidir ve devrim gerçekleştiğinde tüm düşleri gerçek olacaktır.

    Bu duygularla 1917 Ekim Devrimi'ni çoşkuyla karşılar ve devrimin başlıca sözcülerinden birisi olur. Devrim sonrası çıkan iç savaşta Mayakovski bu sefer sanatını propaganda afişlerinde göstermeye başlar. Artık duvarlarda, direklerde binalarda Mayakovski'nin hazırladığı propaganda afişleri vardır. Ekim devrimi ile Rusya'da fütürizmin gelişmesinin aynı döneme denk gelmesi nedeniyle fütürizm bir tür komünist fütürizm olarak algılanır ve bir araya gelen fütürist sanatçılar halka seslenmeye başlar.

    Şair 35 Gazete ve 57 dergide yazı yazmıştır. Dergi ve gazetelerde yazdıkları siyaset ve propaganda koksa da onu diğer köşe yazarlarından ayıran birçok şey vardır.
    Mayakovski'nin hazırladığı afişlerden biri
    Mayakovski'nin hazırladığı afişlerden biri

    Şairin İzvestya'da yayımlanın politik şiirlerini okuyan Lenin şöyle der.
    “ ...Mayakovski'nin şiirlerinden pek bir şey anlamıyorum ancak onun meydanlarda savaşacak bir uzman olduğunu hissediyorum. Onun yazdıkları siyasi açıdan belki tartışılabilir. Şiirlerinde çok fazla politik bir şey yok, insanları bir şeye davet eder bir hava yok. Şiiri komünistleri birleştirmeye yetmez. Ama politik bakış açısının doğru olduğuna inancım sonsuz. ”

    Lenin Mayakovski'nin dobra dobra konuşmasından fazlası ile hoşlanır ve bu nedenle özellikle propaganda da ondan faydalanmaya çalışır. Mayakovski de Bolşoy Tiyatrosu'nda Vilademir İlyiç Lenin adlı şiirini okur.

    Yeni Lef dergisini (1922-1923) yeniden yaşatmaya çalışır (Новый леф, 1927-1928). Kağıdın yetişmediği, basımevlerinin çalışmadığı, savaşın yıprattığı dönemlerde; halkın gazete ve mizah dergileri yerine kullandığı ROSTA (Rusya Telgraf Ajansı) Pencereleri adlı pankartları hazırlar. 1925'te yazdığı bazı taşlamalar yüzünden İngiltere'ye girişi engellenir. ABD'ye dolaylı olarak, Meksika'dan geçerek girer. Aynı yıl yakın dostu Sergey Yesenin Leningrad'da İngiltere Oteli'nde intihar eder. Yesenin, son şiiri; "Elveda dost, elveda"yı damarını açarak, kanıyla yazmıştı. Buna karşılık hemen bir şiir yazıp, okumaya başlar, fakat zamanın devrimcilerinden büyük tepki görür. Bu olaydan tam 5 yıl sonra; 1930'da Lili Brik'i ve ailesini SSCB hükümetine emanet ettiğini belirten bir mektup bırakarak silahla intihar eder. Ölümünden sonra doğduğu köy olan Bağdadi'ye şairin adı verilir.
    kaynak : wiki

    Ez Qizilbasim   03 Nisan 2008 16:02   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Nazım'ın Mayakovski'den etkilendiğini söyler Ahmet Haşim
    bize de bunu Mina Urgan Söyler.

    cinnovaro   12 Mart 2008 18:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Az mı ? Çok mu ?Buruyorum elleri ve parmakları,
    kopmuş yapraklar,yel alıp götürürüyor onları.
    İşte böyle sökülür çıkarılır gizleri
    Mayıs ayında keçiyolu papatyalarının.
    Ustura ve makas bırakın diken diken olsun gümüş telleri saçlarının.
    Bırakın tınlasın gümüş yığını yılların.
    Umutluyum,inanıyorum ki:Hiçbir zaman
    dize getiremeyecek beni utanç...

    seywallah   03 Şubat 2008 15:07   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Dumanlar içinde mavi olmayı unutan gökyüzü,
    paçavralar giyinmiş sığıntı gibi bulutlar,
    son aşkımla tutuşacaksınız bütün!
    Sevinç çığlıklarımla bastıracağım ordular gürültünüzü!
    Siz ki bir yuvanın sıcaklığını unutmuşsunuz, dinleyin !

    afilli kaplumbaga   21 Eylül 2007 01:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    İnsan eğer yırtıcı bir şeyler yazmak istiyorsa, öç alıcı ya da Kafka' nın deyimiyle bizi ısıran ve bizi zehirleyen bir şeyler, öncesinde mutlaka biraz Mayakovski okumalı.

    1900   10 Eylül 2007 20:16   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    gök kızları altına düşkün.........

    uuucar   17 Haziran 2007 11:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    şiir yazmayı öğretecek bana

    sokrat   17 Haziran 2007 11:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    PANTOLONLU BULUT'dan (Giriş)

    Pelteleşmiş beyninizde
    kirden parlayan bir kanepede yan gelip yatan semiz bir uşak gibi

    hayal kuran düşüncenizi,
    kanlı bir yürek parçasıyla tedirgin edeceğim,
    dalga geçeceğim, geberesiye küstah ve zehir dilli.

    Tek bir ak saç yok ruhumda,
    yaşlılığın çıtkırıldımlığı yok onda!
    Dünyayı bozguna uğratarak sesimin gücüyle
    yürüyorum - yakışıklı,
    yirmi iki yaşında.

    Çıtkırıldımlar!
    Kemana yatırırsınız aşkı siz.
    Kabalar, onu trampete yükler.
    Fakat, tersyüz edebilir misiniz, kendinizi benim gibi,
    Öyle ki, dudaklar kalsın ortada, salt dudaklar!

    Çık da gel konuk odasından
    gel de bir adam tanı,
    kibirli, patiskadan ve melek soylu memur karısı.

    Sen ki dudaklar çevirirsin aynı kayıtsızlıkla,
    bir aşçı kadın nasıl çevirirse yemek kitabının sayfalarını...

    İster misiniz
    ten kudurtsun beni,

    - ve gök gibi, renk değiştirerek ansızın -
    ister misiniz
    öylesine yumuşayım, sevecen olayım ki öylesine
    hani, erkek değil de, pantolonlu bir bulut desinler bu!

    İnanmıyorum çiçekli Nice diye bir yerin var olduğuna!
    Benimle göklere çıkarılacaktır yeniden
    hastane gibi bayatlamış erkekler,
    ve atasözleri gibi yıpranmış kadınlar da...

    zarat   19 Şubat 2007 16:53   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "hepinize..! ölüyorum, ama kimseyi, suçlamayın bu yüzden...
    yaşamaktan alacağım ne kaldı ki?
    artık anımsamak boşuna
    acıları,
    felaketleri,
    karşılıklı haksızlıkları.
    sizler mutlu yaşayın yeter."

    afazik   14 Ocak 2007 10:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    İki öpüşlü adam

    at0m5uyu   13 Ocak 2007 01:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "ve nasıl haykırıyorum bilseniz
    nasıl haykırıyorum
    avazım çıktığı kadar
    buradan"

    safcomandante   11 Ocak 2007 16:57   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    fütursuz fütürist!

    mrflaneur   07 Ocak 2007 04:34   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    tam bir ayıklık.

    kendindesey   10 Aralık 2006 10:45   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    içeriye girdin sen
    "alın" der gibi
    amansız
    eldivenin güderisini işkenceyle burup
    dedin:
    "biliyor musunuz--ben
    evleniyorum."
    Ne yapalım,
    evlenirsiniz,
    dayanırım buna.
    peki. dinginim nasıl,
    görün! nabzı gibi
    bir ölünün.
    anımsıyor musunuz? Siz
    "jack london, para, aşk, tutku"--
    diyordunuz, bense
    yalnızca tek şeyi görüyordum: Siz--
    çalınması gereken bir mona lisa tablosuydunuz! Ve çaldılar sizi.

    Yeniden aşık olmuş gireceğim oyuna,
    kaşlarımın eğrisini aydınlatırken alazım.
    olsun!
    Yanıp kül olmuş bir yapıda da
    evsiz serseriler yaşar bazı.

    1900   08 Aralık 2006 02:04   aferim     (2 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :genji

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.