1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

mehmet akif ersoy ile ilgiliyim diyenler

toplam 62 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


mehmet akif ersoy hakkında mehmet akif ersoy

~48 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    medeniyet dediğin açmak ise bedeni
    desene hayvanlar bizde daha medeni

    balabushka   13 Temmuz 2008 00:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    boltaşaklı adam
    yannış annamayın
    bi pehlivan o
    hatta
    arnavut aslanı
    yiit
    mert
    delkanlı
    gerçek kabadayı efendi uslu mangalyürekli.

    osso   06 Haziran 2008 01:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ...Tükürün, milleti alçakça vuran darbelere!
    Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere!
    Tükürün Ehl-i Salibin o hayasız yüzüne!
    Tükürün, onların asla güvenilmez sözüne!...

    Mehmed Akif

    bugünün nlam ve önemine binaen uygun oldu.

    kinslamer   06 Haziran 2008 01:08   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    şiiri düz yazıya yaklaştrmştr

    speedup   18 Mayıs 2008 12:11   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:
    Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!
    Kapkaranlıkken bütün âfâkı insaniyetin,
    Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin.
    (M. Âkif)

    eeda   18 Mart 2008 21:45   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Ey sürüden arta kalmış yiğit! Arkadaşın gitti, yetiş sen de git. Bak ne diyor cedd-i şehidin işit; Durma git evladım, uğurlar ola!
    Durma git evladım açıktır yolun. Cenge sıvansın o bükülmez kolun; Süngünü tak ön safa geçmiş bulun. Uğrun açık olsun uğurlar ola!
    Yerleri yırtan sel olup taşmalı, Dağ demeyip, taş demeyip aşmalı! Sendeki coşkunluğa el şaşmalı. Haydi git evladım, uğurlar ola!
    Düşmana çiğnetme bu toprakları, Haydi kılıçtan geçir alçaktarı! Leş gibi yatsın kara bayrakları, Kahraman evladım uğurlar ola!

    Brachiosaurus   12 Mart 2008 02:35   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Hüsran

    Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
    İslam'ı uyandırmak için haykıracaktım.
    Gür hisli, gür imanlı beyinler coşar ancak,
    Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
    Haykır! 'Kime, lakin? Hani sahibleri yurdun?
    Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
    Feryatımı artık boğarak, naş'ımı tuttum,
    Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.
    Seller gibi vadiyi eninim saracakken,
    Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
    Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
    İnler ımdaki bile sessiz!

    Labraganza   16 Şubat 2008 23:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    Biri ecdadıma saldırdımı,hatta boğarım!...
    -Boğamazsın ki!
    -Hiçolmazsa yanımdan kovarım.
    Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
    Doğduğumdan beridir aşkım istiklale,
    Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
    Yumuşak başlı isem, kim dedi koyunum?
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim,
    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
    Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
    İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?

    Brachiosaurus   23 Ocak 2008 23:21   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Sağlam sair sıkı bir dosttur
    ona sarabı tattıramadım ya
    tek yandıgım budur.

    nart neyzen jake   23 Ocak 2008 23:19   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    pinkcookie   23 Ocak 2008 23:18   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    gaza gelmek için birebir...

    Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
    Alcak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
    Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
    İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
    Ey dipdiri meyyit iki el bir baş içindir
    Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
    His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
    Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
    Kurtulmaya azmin neye bilmemki süreksiz?
    Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
    Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
    Esbâbı elinden atarak ye`se yapıştın!
    Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
    Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
    Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
    Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
    Herkes gibi dünyâda henüz hakk-ı hayâtın
    Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
    Ye`s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
    Ümmîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
    Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
    Me`yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
    Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
    En korkulu câni gibi ye`sin yüzü gülmez!
    Mâdâm ki alçaklığı bir, ye`s ile şirkin;
    Mâdâm ki ondan daha mel`un daha çirkin
    Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
    Nevmid olarak rahmet-i mev`ûd-u Hudâ`dan,
    Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
    Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

    Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
    Sesler de:
    Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
    Tek kol da demiyor bir tarafından!
    Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
    Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
    Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
    Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
    Feryâd ile kurtulması me`mûl ise haykır!
    Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
    deme, yılma.
    Ey millet-i merhûme, sakın ye`se kapılma.

    19 Rebiülâhır 1331
    14 Mart 1329
    (1913)

    ispenciyar   23 Ocak 2008 23:17   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    BÜLBÜL

    Eşin var, âşiyânın var, baharın var, ki beklerdin;
    Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?
    O zümrüd tahta kondun, bir semâvi saltanat kurdun;
    Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.
    Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
    Gezersin, hânumânın şen, için şen, kâinâtın şen.
    Hazansız bir zemin isterse, şâyed ruh-ı ser-bâzın,
    Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkum-ı pervâzın,
    Değil bir kayda, sığmazsın -kanatlandın mı- eb'ada;
    Hayâtın en muhayyel gâyedir ahrâra dünyâdâ.
    Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır?
    Niçin bir damlacık göğsünde bir umman huruşandır?
    Hayır, mâtem senin hakkın değil...Mâtem benim hakkım:
    Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
    Teselliden nasibim yok, hazân ağlar bahârımda:
    Bugün bir hânumansız serseriyim öz diyârımda!
    Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
    Serâpâ Garb'a çiğnettim de çıktım hak-i ecdâdı!
    Hayâlimden geçerken şimdi; fikrim hercümerc oldu,
    Selâhaddin-i Eyyubi'lerin, Fâtih'lerin yurdu.
    Ne zillettir ki: Nâkuus inlesin beyninde Osmân'ın;
    Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
    Ne hicrandır ki: En şevketli bir mâzi serâb olsun;
    O kudretler, o satvetler harâb olsun, turâb olsun!
    Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;
    Şenâ'atlerle çiğnensin muazzam kabri Orhan'ın;
    Ne haybettir ki: Vahdet-gâhı dinin devrilip, taş taş,
    Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
    Yıkılmış hânumanlar yerde işkenceyle kıvransın;
    Serilmiş gövdeler, binlerce, yüzbinlerce doğransın!
    Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
    Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!

    Mehmet Akif Ersoy

    caroline   27 Aralık 2007 20:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince
    Günler bu heyülayı da elbet silecektir
    Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma
    Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecek

    Vefatının 71. yılında merhumu rahmetle anıyoruz.

    Labraganza   27 Aralık 2007 20:32   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Zulmü Alkışlayamam

    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    Biri ecdadıma saldırdımı,hatta boğarım!...
    -Boğamazsın ki!
    -Hiçolmazsa yanımdan kovarım.
    Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
    Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
    Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
    Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim,
    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
    Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
    İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?

    Mehmet Akif Ersoy

    444   09 Aralık 2007 23:29   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE

    Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

    En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,

    - Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya -

    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

    Ne hayâsızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!

    Nerde - gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"

    Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,

    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

    Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,

    Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.

    Yedi iklîmi cihânın duruyor karşında;

    Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!

    Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.

    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

    Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...

    Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ!

    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil,

    Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,

    Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;

    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.

    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...

    Medeniyet denilen kahpe, hakîkat, yüzsüz.

    Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,

    Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harâb.

    Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

    Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:

    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

    Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;

    Atılan her lâğımın yaktığı: yüzlerce adam.

    Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;

    O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

    Boşanır sırtlara, vâdîlere sağnak sağnak.

    Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,

    Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

    Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,

    Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.

    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...

    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..

    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

    Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat imân?

    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?

    Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.

    Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,

    Beşerir azmini tevkîf edemez sun'-ı beşer;

    Bu göğüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;

    "O benim sun'-ı bedîim, onu çiğnetme!" dedi.

    Âsım'ın nesli... Diyordum ya... Nesilmiş gerçek:

    İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

    Şühedâ gövdesi, baksana, dağlar, taşlar...

    O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,

    Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;

    Bir hilal uğruna, yâ Rab, ne Güneşler batıyor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..

    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...

    Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

    "Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.

    Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb.

    Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.

    "Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;

    Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,

    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,

    Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,

    Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

    Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,

    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

    Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;

    Gündüzün fecr ile âvizeni lebrîz etsem;

    Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...

    Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.

    Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;

    Şarkın en sevgili sultânı Selâhâddîn'i,

    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayrân...

    Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;

    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;

    Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;

    Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!

    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

    Ey şehîd oğlu, şehîd isteme benden makber,

    Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

    444   08 Aralık 2007 23:15   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Akif Mısır günleri için Sehiv secdesiz namazım geçmedi diyor. Mİlletinin içine sürüklendiği bulanımı düşünüp kahroluyordu. Ne büyük insan.

    ugurnail   23 Kasım 2007 15:40   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    safahati okursak turan milliyetciligine karsi cikan sair, onun vatanseverlik anlayisi tamamen osmanli milliyetciligi... ummet anlayisina sahip... Mustafa Kemal`in tefsir ve meal yazma teklifini red edip misira kacmistir, Hayatini sefalet icersinde Misir da yitirmistir. Cumhuriyet devrinde yedigi baskilari sineye cekip gurbette sessizce yiten adam...

    ser-hus   12 Ekim 2007 22:37   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Üstadımdır.
    Çile insanıdır. vatan şairidir. iman, fazilet, erdem... insan-ı kamildir. ilk okuduğu şiir kitabı leyla ile mecnun dur. aynı zamanda hafızdır.
    lamartine daudet ve zola sürekli okuduğu edebiyatçılardandır.

    Kahraman askerimiz için;

    “Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
    Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
    Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
    Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile âvîzeni lebrîz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
    Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn’i,
    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
    Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
    Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
    Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
    Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber

    demiştir.

    mehmet akif ersoy   06 Ekim 2007 01:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Ağlarım,ağlatamam,hissederim,söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.

    sözlerinin sahibi rahmetle andığımız büyük üstad

    clarice   19 Ağustos 2007 00:20   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kendi ömrünü, '' üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-ü heder '' olarak tanımlamış, ne güzel...

    wat tyler   23 Temmuz 2007 02:00   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :beyaz_sayfa

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.