toplam 78 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~26 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2
senin kabın az su alıyorsa deryanın ne günahı var... (mevlana)
Mesnevide gramer alimi ile kayıkçı arasında bir hikaye geçer. :
" Bir lisan alimi bir kayığa binmişti. Kendini öven bir yüzle kayıkçıya dönüp 'Sen hiç gramer okudun mu ?' dedi. Kayıkçı 'Hayır ' deyince ; 'Ömrünün yarısı boşa gitmiş' dedi. Kayıkçı bu sözler üzerine üzülmüş, gönlü kırılmıştı, bir cevap veremedi. Biraz sonra bir fırtına patladı. Kayık batmak üzereydi. Kayıkçı , gramer alimine seslenerek :
"Yüzme bilir misin ?' dedi, Alim korkuyla de ; 'Hayır bilmem' deyince kayıkçı ;
'İşte bütün ömrün şimdi gitti. Birazdan kayık batacak' dedi.
Ey oğul, burada yok olma bilgisi (mahv) gerek, grameri (Nahv) bırak. Onu elde edersen sudan korku yoktur. Ey şah ; deniz , ölüyü başında taşır. Dirinin deryasında kurtulması ise zordur. Sen de beşeri vasıflardan ölüysen , sırlar denizinin başı üstünde olursun." (Mesnevi, I / 2937-45)
Bir hakîm dedi ki: “ Yazıda bir kargayla bir leyleğin beraberce koşup uçmakta olduğunu gördüm.
Hayret ettim, bakalım aralarındaki kadr-i müştereke ait emare bulabilir miyim, diye hallerini araştırmaya koyuldum.
Hayretle yanlarına yaklaşınca gördüm ki ikisi de topal!”
Hele Arşa mensup bir doğanla ferşin malı olan bir yarasa nasıl olur da beraber bulunur?
Biri İlliyîn’in güneşi, öbürü Siccîn’in yarasası.
Biri her ayıptan arınmış tertemiz bir nur, öbürü her kapının dilencisi bir kör.
Biri Lâmekân âleminde uçmakta.. öbürü köpekler gibi samanlıkta kalakalmış!
aslında hayat bu hikayelerde tanımlı. hani yıllarca ararız anlamını, amı götü dağıtırız ya, aslında hiç gerek yoktur. birbirine zıt iki karakter olarak dışarıdan bakanlara imkansız gelen bir dostluk ve o dostluk üzerine torba olmadığı için büzülemeyen ağızlar üzerine bu hikayeyi anlatır durur kaptan. içerisinde Allah ve insan sevgisi olmayanlar burun kıvırırlar nicedir. görünenlerin ardında gizli olanlara bakmak gerekir biraz da
Dinle neyden, zira o, bir şeyler anlatmada, ayrılıklardan şikâyet etmededir, diye başlar ve
Ney derki:
"Beni kamışlıktan kopardıklarından beri iniltim, kadın ve erkek herkesi ağlattı."
"Ayrılık bağrımı parça parça eylesin tâ ki aşk derdini anlatabilelim."
"Her kim aslından uzak ve ayrı olursa o, kavuşma zamanını bekler durur."
"Ben ki her meclisin ağlayanı, iyilerin de kötülerin de arkadaşıyım."
"Herkes kendi zannınca bana dost olur, sohbetimden bir şeyler öğrenmek ister."
"Gerçi sırrım, feryadımdan uzak değil, lakin her göz ve kulakta bunu sezecek nûr yok..." diye devam eder
Her grup kendi inancı ile sevinmekte ve ferahlamaktadır”, Rûm Sûresi 32.”