METALLICA - "DEATH MAGNETIC"
Metallica'nın 5 yıl aradan sonra çıkardığı "Death Magbetic" 12 Eylül itibariyle önce Avrupa'nın bazı ülkeleri,daha sonra geri kalanı ve A.B.D.'de müzikmarketlerde...
Öncelikle hemen şunu belirtmeliyim ki; Metallica 2003'teki "St.Anger"dan sonra akıllanmış görünüyor ve hayranlarıyla aralarında oluşan buzları eritmek istiyor.Çünkü albüm şaşırtıcı derecede Metallica'ya ve Heavy Metal'e yaraşacak kadar iyi.Grubun kuruluşundan itibaren yapımcılığı üstlenen Bob Rock'ın yerine geçen Rick Rubin gerçekten iyi bir iş çıkarmış.Metallica'nın artık bittiğini savunan Megadeath gibi grupları ve Rock/Metal düşmanı dinleyicileri bile susturacak cinste bir albüm bu.
Ama şunun da artık net bir biçimde anlaşılması gerekiyor: Metallica(elemanların her seferinde üzerinde durduklarının aksine) "Master of Puppets" gibi bir albüm asla yapamayacak.Bunun çeşitli nedenleri var tabi.En önemlisi elbette ki;James Hetfield,Lars Ulrich ve Kirk Hammett ile ilgili olanı."Puppets" albümü çıktığında yıl 1986'ydı ve elemanlar yirmili yaşlarının başlarındaydı.Dünyaya anlatmak istedikleri çok şey vardı ve bunu rahatça yapıyorlardı.Şu an bu rahatlıktan bahsedemiyoruz.Çünkü 1996'daki "Load" ve 1997'deki "ReLoad"da daha deneysel ve isteklerine yöneldiklerinde hayranlarından büyük tepkilerle karşılaştılar."Death Magnetic" ne kadar da iyi bir albüm de olsa,işte bunun yoğun etkisini görmekteyiz.
Bildiğimiz gibi Metallica'nın bir önceki albümü "St.Anger",çıktığı ilk günden itibaren hem kendi hayranları,hem de Rock-Metal müzik seven dinleyiciler tarafından tepkilerle karşılaşmıştı.Albümde Hetfield'in ne yaptığını bilmeden bağıran sesi,Ulrich'in sesi teneke gibi çıkan davulları ve sadece fazlalıkmış gibi görünen(çünkü o mükemmel sololar yoktu) Hammett gitarları bizi haklı çıkarıyordu.Bu yüzden hatalarını anlayan Metallica elemanları bu albüm üzerinde durmadılar ve hemen günah çıkarırcasına "Some Kind of Monster" belgeselini yayınladılar.Burada da görüldüğü gibi eski basçıları Jason Newsted'in gruptan ayrılmasıyla zaten alkol,aile gibi bir çok sorunları olan elemanlar tam bir bocalama içine giriyorlardı.Bu bocalamadan bile bir albüm çıkaran,üretici niteliklerini besleyen Metallica yine de takdiri hakediyordu.Daha sonra dev bir dünya turnesine çıkan Metallica,konserlerde aldıkları enerjiyi üretimelerine yansıtarak,acele etmeden,kendilerini de her yanı sessiz bir garaja kapatmadan şarkılarını yazıyorlardı...
Gelelim yeni albümdeki şarkılara...Albümün ana teması,adından da anlaşılacağı gibi;Ölüm.Gayet sade olan albüm kapağında da bu rahatça görülebiliyor.Albüm kapağındaki bir diğer sevindirici olay ise Metallica'nın 1991'den beri kullanmadığı eski ve sevilen logosuna dönüşü..Kapağın önemli olduğunu kavrayan Metallica,"Load","ReLoad" ve "St.Anger"den sonra nihayet daha anlamlı ve dikkat çekici bir albüm kapağıyla dönüyor.Anlamlı dedim çünkü şarkı sözlerinden albümün renklerine kadar,"Death Magnetic" bir konsept albümü gibi görünüyor.Hetfield'in deyişiyle eski Rock ve Metal yıldızlarına bir saygı duruşu olan albüm bunu zaten her tonuyla,her notasıyla hissettiriyor..Ayrıca Hetfield'in mükemmel vokal ve kendine has gitar çalma şekli,dünyanın en iyilerinden Ulrich'in doğaçlama davulları,Hammett'in sololarıyla eski günlerini hatırlatıyor grubun..Buna bir de yeni basçı Robert Trujillo'nun yerinde basları oturunca ortaya böyle bir albüm çıkıyor.
1-"That Was Just Your Life" : Mükemmel bir açılış parçası.Kalp atışı gibi duyulan sesten sonra yavaş çalınan gitar,mükemmel bir albümün müjdeleyicisi adeta.
2-"The End Of The Line" : İlk parçanın temposunu katlayarak sürdüren şarkı,klasik bir Metallica parçası gibi duruyor.Çünkü parça "Creeping Death" ve "Some Kind of Monster" arasında bir yerde..Konserlerde herkesin hep bir ağızdan söyleyecekleri bir parça.
3-"Broken,Beat & Scarred" : Vokaller,davullar vs. ile tam bir karmaşa hissi uyandıran bir parça ama ilk iki parçaya göre biraz sönük kalıyor.
4- "The Day That Never Comes" : Yeni albümün ay sonunda çıkacak ilk klibi,isabetli bir şarkıya seçilmiş.Tam bir Metallica balad'ı olan bu şarkı,Heavy Metal'deki "hüzün içinde hareketlilik" görevini yerine getiriyor.
5- "All Nightmare Long" : Bu temposu hiç düşmeyen şarkı,Hetfield'in vokallerinin çeşitliliğini gözler önüne seriyor adeta.
6- "Cyanide" : Albümün belki de en iyi parçası.Metallica'nın Hard Rock/Metal çizgisine uygun,ayrıca gitarların en iyi şekilde kullanıldığı,davulların ritm kaçmadan nasıl çeşitli çalınacağını gösteren bir şarkı.Mükemmel..
7- "Unforgiven III" : Sadece albümün değil,Metallica'nın da en çok tartışılacak şarkısı.1991 ve 1997'de I ve II'sine aşina olduğumuz klasik "Unforgiven"in III.ayağı diğerlerine benzemiyor.Ama bu bir dezavantaj mı?Metallica'nın bunu diğer "Unforgiven"lerden bilinçli olarak farklı tuttuğunu düşünmeden edemiyoruz.Çünkü kim ne derse desin,Metallica istese ilk ikisine uygun bir parça da yapabilirdi.Ama yapmıyor.Hemen şarkı başlarındaki gittikçe yaklaşan siren sesi yerine bu kez çok daha farklı olarak(ve Metallica tarihinde ilk defa) piyano kullanıyor.Değeri diğer "Unforgiven"lar gibi hemen değil,zamanla anlaşılacak bir parça.Ancak etkileyicilik bakımından ilk ikisinin yanına yaklaşamaz bile..
8-"The Judas Kiss" : Albümün bu en sönük parçasında Metallica'nın temel sorunu açık bir şekilde görülüyor:Geri vokaller..Adeta şarkının hemen bitmesi için yalvarıyorsunuz,tabii sonraki dinleyişlerinizde hemen geçiyorsunuz..
9-"Suidice & Redemption" : Metallica ismine yakışır bi parça daha.Albümün en uzun şarkısı olmasına rağmen(9:57) hiç sıkılmadan dinleyebiliyorsunuz bu enstrumental parçayı.Şimdiden "...And Justice For All"daki "To Live is To Die"ın yanına rahatlıkla konabilir..
10-"My Apocalypse" : Bu derece iyi bir albümün elbette ki kapanış parçası da iyi olmalı.Bu parça bu görevini hakkıyla yerine getiriyor.Anlaşılan Metallica,konserlerini "Battery" ile bitirmenin sonuçlarını iyi almış ki,bu parçayı da onun için yapmış.Ayrıca "Death Magnetic" lafının geçtiği parça bu.
"Death Magneti" ,dinledikten sonra defalarca daha dinleme isteği uyandıran bir albüm.Tıpkı Metallica'nın bir önceki albümü dışındaki tüm albümleri gibi.Yaşlarına bakmadan hala üretebildiklerini,kafa sallayabildiklerini ve eğlenebildiklerini gösteren babalar,anlaşılan o ki, "Black Album"den sonra turnayı gözünden vurmuşa benziyorlar.Bu büyük grubun "geri dönüş"ünü görmek için,sadece Metallica ya da Rock/Metal dinleyicilerinin değil,tüm müzik severlerin dinlemesi gereken bir albüm...
ÜMİT YALÇIN
Yarın yazarım demiştim ama anca fırsat bulabildim. Öncelikle şunu söylemek isterim gelmeyenler ya da ne yazıkki gelemeyenler ne kaçırdıklarını bilmiyorlar. Gerçekten de efsanevi bir konserdi, öyleki konser dvdsi çıkmış dense gidip düşünmeden alınabilecek bir konserdi bence. Konser öncesinden başlarsak kapılar biraz geç açıldı ama hoş görülebilir herhalde. Stada giriş oldukça zorlu ve sıkışık bir deneyim oldu :) organizatörlerin Ali Sami Yen'i neden seçtiklerini hala anlayabilmişdeğilim.
Stada girdikten sonra hemen ön saflardaki yerimizi aldık ve ilk ön grup Sword çıkıp da 11 saatlik ayakta durma maratonu başlayana kadar biraz dinlendik. Ön gruplardan Sword fena değişdi fakat biraz da benim fazla hoşlanmadığım bi tarzdan olması nedeniyle Down pek hoşuma gitmedi. Pentagram ise ses sisteminin her ne kadar kötü olsa da yine gönlümüzdeki özel yeri neden hakettiğini bir kez daha bizlere gösterdi. Özellikle Bir'deki grup - seyirci bütünleşmesi bizleri kendinden geçirdi.
Down'dan sonra Metallica'nın çıkışı biraz geciktiği için stadda ilginç görüntüler yaşandı :D artık konserin bir futbol stadında yapılmasından mıdır yoksa bizim artık futbolikliğimiz tavan yaptığı için midir bilmem bu bekleme süresinde çeşitli futbol tezahuratları ve uzun süren bir meksika dalgalanması izledik. Bİraz garip olsa da oldukça eğlenceliydi :D..
Ve saatler 21:30'a geldiğinde bütün ışıklar söndü ve arkadan bir ezgi gelmeye başladı kulaklarımıza.Daha sonra tek hatırladığım sol tarafımdan gökyüzünü yararak yükselen alevlerin yüzüme vurduğu ısıyla kendime gelmem oldu sanırım 3. şarkıdaydı ve konser öncesi yanyana olduğumuz arkadaşlarımdan 10 metre kadar uzaktaydım :D. Kesinlikle konser demek yetersiz kalır, baştan sona mükemmel bir şovdu. Dev ekranlar, havai fişekler alevler, ses düzeni tek kelimeyle mükemmeldi. Ve tabiki Metallica özellikle de sahnede ilahlaşan James bizi kendimizden geçirmeye yetti. Öyleki bırakın bir taşkınlığı tepki bile vermeden gözler sahnede ezbere şarkıları söylerken bulduk kendimizi. Başlı başına bir hipnoz seansı gibiydi. One öncesi ve sırasında yapılan şovlar muhteşemdi böyle bir şarkıya anca böyle bir şov yakışırdı herhalde.
Yazmayacaktım ama yazmadan edemedim açıkçası bugün bir gazeteden arkadaşın gönderdiği şu yazıyla gerçekten şok oldum:
"Başkaları da var! İstanbul'un göbeğinde, Ali Sami Yen'de Metallica adlı müzik grubu bir konser verdi. Türkiye'nin her tarafından 40 bin kişi toplanmıştı. Programın başlamasından 15 dakika önce, konserin verildiği yerden birkaç km ötede, yani Güngören'de cesetler parçalandı; kol bacak havaya uçuştu. Bu laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin de umurunda olmadı. Transa geçmiş vaziyette kafalarını sallamaya devam ettiler; tepindiler; kendilerine özgü ritüelleriyle satanizmden ödünç tapınmalar yaptılar. İçtiler, bağırdılar, gürültüyü bastıran gürültü cinsinden müzikleriyle İstanbul semalarından arşa yükselen çığlıkları, bedenleri parçalanan masum insanların feryatlarını bastırmaya çalıştılar. Ve elbette sorumsuz gazete ve televizyonların boy boy yayınladığı kanlı ceset görüntüleri. Bu, kan tutmasının insana vahşeti teşhir ettirmesidir! "
Yazının tamamı:http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=720129&title=sozun-bittigi-yer
Fazla bir şey söylemek istemiyorum elbet bu yazının hesabı bir gün bu yazardan sorulacaktır ve bütün haklarım saklıdır. Sanırım yeterince açık olmuştur.
Not1: www.metontour.com sitesi Metalica'nın konserleri için hazırladığı bir site ve bu sitede İstanbul konserinin fotoğrafları ve videoları eklenmiş durumda özellikle gidemeyenlerin izlemesini tavsiye ederim.
Not2: Metallica'nın aynı sahneyi kullanarak Almanya'da bu ay başında Rock Am Ring festivalindeki konser görüntüleri youtube'da ve konserin tamamı çeşitli torrent sitelerinde mevcuttur.
Son Not: Konsere gitmemiş veya gidememiş olanlara birer adet bu Rock Am Ring konser CD'sinin hediye edilip ne kaçırdıklarının bir nebze olsun gösterilmesini talep ediyorum.
Biraz uzun oldu ama buraya kadar geldiyseniz okuyan herkese teşekkürler :)
Selamlar