''özgür olmak, kişinin etrafındaki tüm insanlar tarafından öyle kabul edilip kendisine bu şekilde davranılması anlamına gelir'' diyerek bireycilere çakmaya çalışırken topluma bireyi sınırlayan bir otorite bahşettiğini göz ardı eden anarşist. marksizmin içinde barındırdığı devletçi yaklaşıma getirdiği eleştirinin hakkını vermekle beraber, öngördüğü kollektivitenin de otoriter niteliği gözardı edilemez.
son toplamda ,söylemime bakma eylemime bak şeklinde okunması gereken eylem adamı.
özgürlük başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biten değil, aksine o noktada olumlanarak sonsuzluğa uzanandır.
sözü eylemle buluşturan insanlık tarihinin ve özgürlüğün gülen yüzü
ömrünün belli bir bölümününü slav milliyetçiliğine adamış ve slav hareketinden istediğini bulamayınca her zaman inandığı yıkma güdüsünün etkisi ile anarşizme kaymış rus düşünür. enternasyonel'i bölmesi ve marx'a kafa tutması ile meşhurdur...
özgürlük için yıkımı mübah gördüğü için bana yakın geliyor olacak.
düşünceyle bir yere varmak güç.o ilk kuşağı doğuramayacak dünya.ve ben anarşizmi yaşamak istiyorum.
"yıkmak da yaratıcılıktır"
bulunduğumuz durumda yıkmak bir bakıma yapmak olmayacak mı?
kuramcı olmasının ötesinde büyük bir eylemcidir.marx'a verdiği ayarların haddi hesabı da yoktur.saygımız vardır.
kimi anarşist arkadaşların sewmedigi çok saygı değer bi kuramcı abimiz:)
eğer tanrı gerçekte warolsaydı onu ortadan kaldırmak zorunda kalırdık (tanrı ve devlet kitabından)
haydi, yıkıcı ve imha edici sonsuz ruha güvenelim, çünkü bu bilinmez ve sonsuz ruh, tüm hayatın kaynağıdır. yıkma güdüsü, aynı zamanda yaratıcı bir güdüdür...