toplam 1143 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~198 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 5 ... 10 önceki sayfa »
Persephone'nin kışın yeraltına inmesi ve halkın yaktığı ağıtların, baharda ise yeryüzüne çıkmasından dolayı yapılan dansların, eğlencelerin tiyatronun simgesi olan ağlayan ve gülen maskenin temeli olabilir.
Ah be Thetis yenge, Styx ırmağında oğlunu yıkarken kuru yer kalmasaydı keşke
narcissus::.Karaburun denince insanların aklına hemen, yarımadada kışın yetişen, olağan üstü güzel kokusuyla, sarı-beyaz narin Nergis çiçeği gelir. Nergis çiçekleri aralık ve ocak aylarında köylüler tarafından bahçelerden tek tek toplanıp, büyük şehirlerde satılır ve evlerde güzel kokularıyla baharın yakın olduğunu hatırlatan bir hava yaratırlar...
Nergis çiçeklerine adını veren genç ve güzel delikanlı Narkisos’un (lat. Narcissus) mitolojik efsanesi kimi yazarlara göre Mimas Dağı’nın eteklerinde geçmiştir....Narkisos, Irmaklar Tanrısı Cephissus ile Peri Liriope’nin oğlu olarak dünyaya gelmişti. Kâhin Tiresias, Narkisos’ un annesi ve babasına “Narkisos’un kendini hiçbir zaman görmemesi şartıyla, çok uzun bir hayat yaşayacağını” söyleyen bir kehanette bulunmuştu. Narkisos delikanlı olduğunda, güzelliğiyle bütün perilerin ve genç kızların kalbini fethediyordu. Fakat Narkisos hiçbirine bakmıyor ve Mimas Dağı’nın eteklerinde avlanarak, tatlı ve sorumsuz bir hayat sürdürüyordu.
Ne var ki perilerden bir tanesi, Echo, Narkisos’a aşık olmuştu ve Narkisos’a yaklaşmaya çalışmıştı. Narkisos ise Echo’yu da diğer periler ve ölümlü kızlar gibi umursamamıştı. Echo ise bu karşılıksız aşkın acısıyla yavaş yavaş sönüp, sesi zor duyulan bir fısıltıya dönüşmüştü. Tanrıça Nemesis zavallı Echo’nun bu halini görünce Narkisos’u cezalandırmaya karar vermişti. Ve bir gün Narkisos yine avlanırken su içmek için bir pınarın üstüne eğilerek, kendini gördüğünde, sudaki ve başkasına ait olduğu sandığı resme delice aşık oldu.
Narkisos bir türlü erişemediği o güzeller güzeli delikanlıya erişebilmek için her gün o pınara gider oldu. Haftalar, aylar geçti ve Narkisos’un o meçhul ve bir türlü bulamadığı oğlana olan aşkı gittikçe büyüdü. Sonunda Narkisos onu bir alev gibi yok eden bu aşkı yüzünden yemekten içmek kesilirek, pınarın başında sessizce öldü. Ve o gün, o pınarın kenarında çıkmaya başlayarak, Narkisos’u hatırlatan mis kokulu nergis çiçekleri bütün Yarımadayı kapladı...
savunma
kahraman:sokrates
sokrates uzun bir savunma ve yargılanmadan sonra cezası verıldıkten sonra.halkın içinden geçiriliyo,ve halk hep bir ağızdan asılacak adam seytanın çocuğu cezası neyse verılsın derken kalabalığın içinde karısı çıkıyor ve'socrates seni haksız yere götürüyolar haksız yere öldürücekler' diyor,ve socrates karısına dönerek şu sözleri söylüyor.HAKLI YERE GÖTÜRSELER DAHA MI İYİYDİ. diyor benım için son noktadır bu sözler
paylaşmak istedim tessekkurler
bi tane de benden olsun bilene bilmeyene
Simurg, bir masal kuşudur.
Uzun boynunda beyaz bir halka bulunan, safran tüylü, güzel sesli, insana benzer kocaman bir kuş...
Kuşların sultanıdır.
Kaf Dağı’nın ardında yaşar.
Efsaneye göre, kuşlar, sultanlarını bulmak üzere toplanıp yola çıkarlar bir gün...
Yol uzun, yolculuk zorludur.
"Aşk Denizi"nden geçerler önce...
"Ayrılık Vadisi"nden uçarlar...
"Hırs Ovası"nı aşıp, "Kıskançlık Gölü"ne saparlar...
Kuşların kimi Aşk Denizi’ne dalar, kimi Ayrılık Vadisi’nde kopar sürüden...
Kimi hırslanıp düşer ovaya, kimi kıskanıp batar göle...
Yolculuk bittiğinde, Kaf Dağı’nın ardına sadece 30 kuş varabilmiştir.
Sultanları Simurg’u bulamazlar orada...
Sonunda sırrı, sözcükler çözer:
Farsça "si", "otuz" demektir.
...ömurg" ise "kuş"...
"30 kuş", anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir.
Ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.
mitoloji deyince neden yunanlılar akla geliyor.. mesela bir iskandinav mitolojisi var tanrı odin en büyüğü bir mısırmitolojisi var horus gökler tanrısı bir türk mitolojisi var ki bizden albız ve göktengri çatışması var bunlar unutulmamala..
doğa üstü olayları ve kavramları sonsuz bir hayal gücü ile vurgulayan entrikalarla dolu olan karmaşık ama okumaktan keyif duyduğum efsaneler
Lethe'den bir yudum içip arınmak isterdim.. Bir o arındırırdı sanırım kirlenen ruhlarımızı..
Dionysus tam ortamlar adamıdır,köprüaltı şarapçılarını olmazsa olmazıdır,severiz kendilerini...
Age of Mythology ise oynanası ve müthiş keyifli bir oyundur,hydra,minatour ve ya cyclops gibi yaratıkları yönetebilmenin keyfi hiç bir şeye değişilmez.Odysseus ve Ajax gibi karakterleri bizzat görme zevkini söylemiyorum bile(ki söylemiş bulundum opps:))...
Orpheus
Tam bir kahraman olmasada mitolojide çok anlatılan bir kişidir
Hayvanlarında çok sevdiği bir ozan müziğiyle herkesi büyüler Trakyalıdır Karısı Euridikeyi kaybettiğinde baş vurduğu çareler en önemli mitoslardır
Euridike ormanda yürürken otların arasında saklanan bir yılan onu ısırıp öldürür Orpheus çok üzülür insanları ve hayvanları bu kadar etkileyen bir ozanın üzülmesine dayanamayan tanrılar ona yardım etmeye karar verir Hadesten eşini alıp çıkarmasına izin vermişler Orpheus hadese gitmiş ancak kkural gereği arkasına dönüp bakmaması gerekmektedir. Hadeste lirini çalarak ruhları etkiler. Euridike kısa bir süre sonra orpheusun yanına gelir orpheus hadesin çıkışına giderken karısını çok özlediği için dönüp bakar Euridike tekrar hadese döner. Orpheus delirir ve çılgınca ormanlarda yürür Orpheusu gören bakhalar çılgınlık anlarında onu parçalar ve böylece karısının yanına gider. orpheustan sonra orfik felsefe akımı ortaya çıkar (müziği herkesi etkilediği için doğanın sırrını çözdüğüne inanılıyor) Bu felsefe ve inanç Hristiyanlığı etkilemiş
Orpheus Frig başlığı ve pantolonla tasvir edilir vahşi hayvanları sakinleştirirken gösterilir (antik dünyada en çok sevilen konulardan biri)
Daidalos ve Ikarus
Daidalık antik sanatçılar döneminin değerli sanatçılarından biri çeşitli mekanik eşyalar yapmış Atinada çalışırken yanına çırak olarak çalışan aynı zamanda yeğeni Telos yılan dişlerinden testere yapınca onu kıskanıp akropolisin tepesinden atmış. Mahkeme Daidalosa ceza olarak girit kralı Minosun yanında çalışmasını emretmiş Giritte çalışmaya başlamış insan yien minotourosu bir yerde saklayabilmek için kral minos büyük bir labirent yapmasını istemiş Daidalos labirenti yapmış Minotaurostan böylece kurtulmuşlar. Diadalos Theseusa yardım ettiği için Kral Diadalosu ve oğlu İkarusla labirante hapseder Daidalos çeşitli yollar düşünür balmumundan kanat yapıp uçarak kaçmak ister. Kanatları yapıp kurtulur ancak güneşe çok yaklaşma diye oğlunu uyaran Daidalosu oğlu dinlemez ve düşüp ölür Daidalos ise sicilyaya kadar uçar minos hala takip etmektedir. Daidalos sicilya kralının yardımıyla minostan kurtulur ve burda kral için bir sürü güzel şey yapar
pandora
zeusun yarattığı ilk ölümli kadın tüm tanrıların kendinden bişi kattığı eşziz güzellik
en sevdiğim tanrı ise DİONYSOStur.
bu yüzden sevdiğim hoşlandığım hatunlara ariadne derim ara sıra..
ewet mitoloji diyince durmak gerekiyor bi.(durdum)
yunan mitolojisi geliyor ilk akla. çünkü en popüleri o.
çünkü biliriz ki gezegen tanrıları dene n şey tam da bu yunan mitoloji tanrılarıdır.vebazı psikolojik rahatsızlıkrın hikayeleri ,isimleri( pygmalion, oidipus kompleksi,vs vs ..)bu mitolojide yer bulur. falan filan.