olaya öyle bakarsak şu anki ses teknolojisiyle yapılan albümlerin yarısı 90larda efsane olabilirdi müzğin ve rock'ın geçirdiği evrimi de hesaba katmak lazım ama marr'ın etkisi görülüyo açıkça.smiths fanlarını da çekiyo modest mouse'a tabi iyi de ediyor ..
johnny marr elini fare deliğine sokup çıkarmış utangaç sıçanı ortaya..son ablüm 90 larda basılsa şu an efsane olarak anıyor olurduk sanırım,ama bu günlerde o kadar çok gitarlı zibidi grup warki..onlar çıksın posterlere,fare yuvaya geri döner..
we were dead before the ship even sank
coke cola
elemanlar harbi iyiler. benim kafamı yoran modest gibi bi kaç gruptaki şehir ermişliği havası. yani indiden bahsedioom tabii. bayıltan teknoya karşı daha bi iç huzuru modu var gibi geliyo bana. sözlere takılmadım ne diolar bilemicem ama havaları bahsettiğim. kings of cenvenience de aynı modda. seviom kısacası
Some day you will die somehow and something's gonna steal your carbon...
alone down theere nasil mutis bir parcadir..
sersemtavuk'un benden aldığı çekme kasetten dinlediği grup...
artık mp3 takılıyom kaset kalabilir kendisinde...
hem fret'ten hem prettyfly'dan önce dinlediğim grup. tee 6 yaşından beri. düşünün artık.
daha önce dinlemediğim için beni utancımdan yerin dibine sokan grup.
ocean breathes salty nin klibi nası güzel nası güzel :)
aaah. nasıl anlatabilirim ki onları.
the smiths'le ilgisi olan bünyelerin varoldukları heryere romantizm ve hüznü taşıdıklarını gösteren grup. bir diğeri için bakınız morrissey amca.
exit does not exist
johnny marr'la çalıştıkları yeni albüm "We Were Dead Before The Ship Even Sank"den "dashboard" eksen'de çalmaya başladı.
alone down theere (tüylerimi diken diken edip bana bi an önce ingilizce öğrenmem gerektiğini düşündüren tek şarkı..
turkiye'de konser verdiklerinde uzerime 1 galon benzin dokup kendimi sahnede yakacagim grup.falan.
dramamine...
float on ve the world at large gibi harika sarkıları olan grup...